Giriş Yap
Hasan Hüseyin AKKAŞ
@hasanhuseyinakkas
574 okur puanı
08 Oca 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
bir kitap okudu · 7ay
268 syf.
·
8 günde
1 yorumun tümünü gör
Um:ag da Mehmet Eroğlu Hoca ile inceleyeceğiz.Çok korkuttu bizi,önden araştırma yaparak okuyoruz vallahi... çok teşekkür ederim...
Reklam
150 syf.
·
12 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ne Yani Siz Hâlâ Yüzücü'yü Okumadınız mı?
John Cheever'in Yüzücü adlı öykü kitabını incelemeden önce kitap hakkında genel bir kanı bildirmem gerekirse, adı geçen öykü kitabı şimdiye kadar okuduğum en özgün ve nitelikli kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Belki Çehov tarzı öyküyü sevmemden kaynaklanan bir durumdur belki ama her öyküyü ayrı ayrı beğendiğimi ve üstümde unutulmaz bir etki bıraktığını ifade etmeden geçemeyeceğim. Çevirmenin Tomris Uyar olması ve öykülerin özenle seçilmiş olması da kuşkusuz bu kanıda göz ardı edilemez bir etkendir. Yüzücü'de Çehov tarzı öyküde olduğu gibi sıradan durumlara ve sıradan kişilere yer verilir. Buna mukabil bu sıradanlık, öykülerin sıra dışı bir anlatım gücüyle okuyucuyu sıra dışı bir okuma deneyimine götürür. Öykülerin sonunun çarpıcı bir biçimde sonlanması da okurun öykülerden aldığı okuma zevkini ve deneyimini de artırır. Öykülerde yaşadığı sorunlara çözüm üretmeye çalışan karakterlerin çabaları ve yöntemleri ile ulaştıkları sonuç da çok çarpıcıdır. Aşkın Geometrisi, mühendis bir adamın karısıyla yaşadığı iletişim sorunlarını kendi alanı olan geometriyle çözmeye çalışması ve hazin sonu bahsettiğim çarpıcılığa iyi bir örnektir. Güle Güle Kardeşim de esasen iletişimsizlik ve anlaşılamama ya da sıradışı yaşamı olan bir adamı anlayamama sorunu değil de nedir? Cheever'in sıradışı yaşamlara, aykırı kişiliklere dair müthiş bir gözlem gücü olduğunu ve onları anladığını, anlamaya çalıştığını düşünüyorum. Dev Radyo'ya ne demeli. Böyle ironik bir öyküye kolay kolay rastlanamaz. Sıradan insanların yaşamları da üç aşağı beş yukarı bizim yaşamlarımız gibi değil midir? Sürekli onların yaşamlarını merak ederek kendi yaşamımızı ıskalayacağımız gerçeğinin farkında mıdır herkes? Merhem, aile içi ilişkilere, anlaşmazlık sorunlarına göz atan bir öykü. Ayrılsalar da bir türlü huzuru bulamayan kadın ve erkeğin ayrı yaşadıkları döneme daha doğrusu erkeğin yaşantısına göz atan bir öykü. Sıradan gözüken fakat kimsenin üzerinde detaylıca düşünmediği ayrıntılarla bezeli gerçekçi bir öykü. Ya şu Beş Kırk Sekiz. Böyle güzel bir öykü okumadım daha önce. Genç kadınları kullanıp atan bir adamın hiç ummadığı bir anda aldığı dersi kim merakla ve heyecanla okumamıştır ki! Heyecanın, gerilimin öykünün sonuna kadar müthiş bir ustalıkla sürdürüldüğü ve nihayetinde adamın aldığı dersin ölümden daha kötü oluşu etkileyici değil mi? Bityeniği, Brimmer ve Yüzücü. Hepsi de sıradışı, usta işi öyküler. John Cheever, okuduğum en güzel öykü kitaplarından birinin yazarı. Devamını da düşünüyorum, diğer öykü kitaplarını da okuyacağım. Şiddetle tavsiye ederim.
Yüzücü
8.5/10 · 85 okunma
2 yorumun tümünü gör
Çok teşekkür ederim.Sizin öneriniz de benim için çok kıymetli,mutlaka edineceğim ve en kısa zamanda okuyacağım...
115 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Yerelden Evrensele Nitelikli Öyküler...
Döngel Dünya'yı okuyup bitirdikten sonra öyküler arasında ayrım yapmaya, beğendiklerimi ve beğenmediklerimi belirlemek için kitabı baştan sona tekrar karıştırmaya başladım. Baştaki beş altı öyküyü öne çıkarmaya diğerlerini ise geri plana atmaya karar vermiştim önce. Kitabı karıştırırken gördüm ki her bir öykünün kendince bir derinliği ve meramı var. Baştaki iki üç öykü daha çok duygu yoğunluğu barındırıyor ama diğerleri de hikâye ettiği konularla akılda kalan türden, etkileyici ve sonu çarpıcı öyküler. Neticede şu öyküleri beğendim fakat şunları zayıf buldum diyemeyeceğim öyküler bunlar. Hepsi de birbirinden değerli. Ethem Baran'ın ustalık öyküleri diyeceğim ama değil. Baran diğer öykü kitaplarıyla öykü ustası olduğunu kanıtlamış bir yazar zaten. Belki şöyle diyebilirim kendimce, şimdi bu unvan kullanılmıyor ama Ethem Baran'a öykünün ordinaryüsü veren, onu hak eden bir yazar diyebilirim. Sait Faik Hikâye Armağanı kazanmasını, bu armağana layık görünmesini dile getiriyorum bile - şimdi dile getirmemiş mi oldum! Döngel Dünya, Ethem Baran'ın son ve muhteşem bir öykü kitabı. İnsanı hayatın içinde tüm yönleriyle ele alan, sevincini, üzüntüsünü, korkularını, zaafiyetlerini ve bilumum insan olma hâllerini işleyen bir yazar Baran. Ve tabiidir ki bunda da çok başarılı. Önceki öykü kitapları bunu tebarüz ettirmişti zaten. Benim ayrıca övdüğüm ve başarılı bulduğum yönü ise çocukluğunu ve ergenliğini geçirdiği memleketi Yozgat'ı diliyle, kültürüyle ve yaşam biçimiyle olduğu gibi yansıtmış ve bunda da çok başarılı olmuş olması. Bilhassa kullandığı yerel dili çok önemsiyor ve seçiyorum zira komşu kentli olmam nedeniyle mi bilemiyorum dilimiz birebir aynı. Bu aynılık, yerel sözcüklerin yerli yerinde kullanılması benim için ayrıca bir övünç ve zevk kaynağı. Belirtmesem olmaz belki. Ethem Baran birkaç öyküsünde dünyaya bakışını da belli ediyor ki bu yönünü de sevdiğimi söylemeliyim. Duyarlılığının yüksek olmasını buna bağlayabiliriz diye düşünüyorum. Hasan Ali Toptaş'a gönderme yaptığı öyküyü de ayrıca beğendiğimi vurgalamasam olmaz. Son öyküsünü, memleketine imza günü için davet edilip de kitabını kaymakamın imzalayıp Ethem Baran'a takdim etmesi de memleketimizde edebiyata bakışın hâlen naif bir noktada olduğunu düşündürtüyor. Yorumu okuyanlar diyebilirler ki kitaptaki öyküler ve içerikleri hakkında değerlendirme ve yorum yok. Olmayabilir. Bu da benim takdirim. Bi zahmet öyküseverler bu kitabı daha doğrusu öyküleri sindire sindire okumalı ve edebiyat şöleninin zevkini bizzat çıkarmalıdırlar. Anlatmakla olmaz.
2 yorumun tümünü gör
Tabii tabii durmaz mı! Zevkle okuduğum, tadına vardığım bir öykü kitabı. İleride tekrar okuyacaklarım arasında. Öykü merakınız varsa Ethem Baran'ın tüm öykülerini tavsiye ederim...

Okur takip önerileri

Banu Kapkıner
@banu_kapkinerHasan Hüseyin AKKAŞ ile benzer
KAaaaaaAN
@ykkqHasan Hüseyin AKKAŞ ile benzer
Tengrigens
@TukueHasan Hüseyin AKKAŞ ile benzer
Daha fazla göster
Henüz genç ve sağlıklı bir bedene sahipken, zafer borularının öttüğü anda ölmek güzel olabilir; ama bir hastane koğuşunda uzun uzun acı çektikten sonra ölmek daha kötüdür herhalde, evde, sevgi dolu inlemeler, hafif ışıklar ve ilaç şişeleri arasında ölmek daha melankoliktir. ama bilinmeyen, yabancı bir diyarda, sıradan bir han odasında, yaşlı ve çirkinleşmiş bir biçimde, dünyada, arkada hiç kimsenin kalmadığını bilerek ölmek kadar zor hiç bir şey olamazdı.
Tatar Çölü, Dino Buzzatiİletişim Yayınları
3 yorumun tümünü gör
200 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
İnsanın Asıl Memleketi Çocukluğudur...
İki öykü kitabının birleşmesinden oluşmuş ve başka öykülerin de yer aldığı Unuttuğum Bütün Akşamlar, Baran'ın çocukluk, öğrencilik ve çalışma hayatı dönemlerindeki yaşantısından esinle yazılmış öykülerden oluşuyor. Bu öyküler çoğunlukla taşra yaşamını, çocukluk yaşamını ve hayata atılma döneminde yaşanan yalnızlığı işliyor. Baran'ın öykü diline aşina olanlar ilk dönem öykülerindeki nüveyi rahatlıkla görebilirler. Hepimizin yaşamından detayların yer aldığı, ben de aşağı yukarı böyle yaşadım diye özdeşlik kurduğumuz bu öyküler, Baran'ın yalın ve etkili anlatımıyla oldukça zevkli. Unuttuğum Bütün Akşamlar, Doğan Kitap etiketiyle Eylül 2005'te yayımlanmış. Kitabın içindekiler kısmına baktığımızda dört ayrı başlık altında otuz öyküden oluştuğunu görüyoruz. Bununla birlikte Kurutulmuş Gül Mevsimi ve Sonrası Ayrılık başlıklarının bağımsız birer öykü kitabı olduğunu biliyoruz ve en nihayetinde Unuttuğum Bütün Akşamlar, iki ayrı öykü kitabının birleşimiyle oluştuğu gibi ilaveten sekiz öykü daha içeriyor. Ethem Baran, Kurutulmuş Gül Mevsimi ile 1994 Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülü'nü kazanmış. İlk öykü kitabı Sonrası Ayrılık ise 1991 yılında yayımlanmış. Kurutulmuş Gül Mevsimi, on dört ayrı öyküden oluşuyor gözükse de esasen Derya ile İlhan'ın aşkını anlatan uzun bir öykü gibi de düşünülebilir. Şiir tadında yazılmış ve Baran'ın şimdiki öykü tarzının uzağında kalan öyküler olarak düşünmek mümkündür. Bu çerçevede adı geçen öyküden zevk aldığım söylenemez. Bunun haricinde kalan öykülerin çoğunu zevkle okuduğumu, Baran'ın öykü anlayışını yansıtan öyküler olduğunu söyleyebilirim. Bahçe, Unutulmuş Bir Su, Berhudar Olasın, Irmaklar Aktıkça Yorulur, Solgun Bir İz güzel öykülerdi. Sonrası Ayrılık bölümünde yer alan öykülerin de Baran'ın tarzını tamamen yansıtan öykülerdi.
1 yorumun tümünü gör
Yorum görüntülenemiyor
Reklam
23 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
Kullanım ŞartlarıGizlilik PolitikasıTopluluk KurallarıHakkımızdaReklam VerinİletişimDizinler
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42