Livaneli'nin okuduğum 3. kıtabı ve benı hıcbırınde yanıltmadı. Bu sebepten kalemini cok seviyorum. Haksızlığa ve zalimliğe direnişi beni hep cok etkilemiştir. Bu kitabı da at gözlüklülerin kafasına vura vura okutmak istiyorum açıkcası.
Son olarak;
"Siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok"
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
birkaç saat içinde okuduğum; ama belli ki beni çok uzun bir süre rahatsız edecek bir kitap. çok garip hissediyorum kendimi. sanki merdivenim var; ama ufukta görülecek bir şey yokmuş gibi.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,5bin okunma
çocuk denecek yaşta iken hastalanmış bir yakınınız varsa, onun o endişeli ve kırgın ruh hâlini gözlemlemişseniz yıllar boyu; onunlayken hissettiklerini anlamaya çalışarak, onu kaybettikten sonra ise herbir satırını yüreğiniz acıyarak ve gözleriniz sık sık dolarak okuyacağınız bir romandır.
"ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm."
yaşıtları gibi olmak isterken amansız hastalıklarla boğuşan gencecik bir hastanın ruh hâlini özetleyen bu cümle insanın yüreğine bir bıçak gibi saplanıyor.
bab-ı esrar, polisiye roman beklentisiyle okunmamalı, çok fazla atraksiyon bekleyen okuyucuları hayal kırıklığına uğratması doğal. kitabın başında "dünya, rüya içinde rüyadır" derken ne demek istendiğini kitap ilerledikçe anlıyor insan. öyle ki bu rüyalar hiç bitmesin istiyorsun, biraz daha şems biraz daha mevlâna diyorsun. şems tebrizi'ye, mevlâna'ya hakim olanlar için içindeki bilgiler basit kaçabilir ama hiç bilmeyen bir okuyucu için başlangıç seviyesinde güzel bir giriş olmuş bence. zaten kitabın arkasındaki kaynakçaya bakınca da ahmet ümit'in bu kitap için gerçekten uğaştığını anlıyorsun.
kitabı okudukça bazen şems tebrizi'nin eşsiz cümleleri, bazen de mevlâna'nın müthiş dizeleri karşısında mest olmamak mümkün değil.
Ne bir kitaptan size umut vermesini, hayatı daha çok sevdirmesini bekliyorsanız kör baykuş'a hiç başlamayın.
kendisi alabildiğine kasvetli bir havada olup büyük oranda ölüme ve umutsuzluğa dairdir. bununla birlikte kafanızın içine öyle güzel süzülür ki fark ettirmeden hayran bırakır kendisine. bir süre sonra kitap okuyormuş gibi değil de zihninizin çok berrak olduğu bir zamanda oldukça derin düşüncelere dalmış gibi hissedersiniz.