İlk kez lisedeyken (neredeyse çeyrek asır önce) okumuştum Ölü Ozanlar Derneğini. Genel olarak beğenmiştim sanırım, belki de popüler kültürün etkisinde kaldım emin değilim. Tekrar okuyunca beklediğimi bulamadım kitapta. Anı yaşamak= haz odaklı yaşamak, şiir okumak =kız tavlamak fikrinden öteye geçemedi maalesef. Hep hatırladığım
"-Kitap okuyor musunuz Bay Anderson?
-Okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum.
- Ama biz hissediyoruz."
cümleleri de okuduğum baskıda yoktu. Gerçekten böyle bir bölümü okudum mu, filminden bir kesit mi, yoksa sürekli paylaşılmasıyla hayal ürünü birkaç cümle mi ekledim hafızamdakilere emin değilim. Bildiğim bu cümlelerle kardeşimi çokça gömdüğüm. :))
Popüler kültür için bile olsa bir kez şans verilmeli, artılarını, eksilerini kendi gözümüzle görmeli ama ikinci kez okumasam olurmuş.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Sosyal ağ Dünya'da bilinçsiz bir bilgisayarın başına oturup bir kahveye ihtiyacınız olmasıyla ilgili şeyler yazmak, başkalarının bir kahveye ihtiyacı olmasıyla ilgili şeyler okumak, bu sırada kalkıp kahve yapmayı unutmak demekti çoğunlukla.
Şermin Yaşar hanımefendinin o mükemmel kitabını bitirdim. Daha önce hiç okumadım bu yazara ait bir kitap ama şuan çok pişman oldum okumadığıma...
O kadar nahif, o kadar kibar ve bir o kadar da gerçekçi bir yazar...
Her sayfada hayran kaldım yazara ve yazdıklarına.
Kitabın kapağında " Denenmiş mutluluk tarifleri" yazıyor ve bitirince gerçekten o yazının hakkını verdiğini anladım.
Kişisel gelişim kitabı okumayı düşünen ve hâlâ daha kitaplığında sevgili
Şermin Yaşar kitabı olmayan arkadaşlarıma kesinlikle tavsiye ediyorum. Emin olun bu kitaptan sonra hayatınızda değişecek çok şey olacak ve artık bir şeylere başka bir pencereden bakacaksınız. Zira benim hayatımdaki değişiklikler başladı, baktığım pencerede çiçekler açtı bile... :)