"Herhalde baban parayı ödemeli!." dedi.
Yusuf ancak birkaç saniye sonra intikal ederek:
"Nasıl öder?" diye cevap verdi. "Neyle öder?."
O zaman Ali, birdenbire, kendisinin bile şaştığı bir cesaretle:
"Ben vereyim..." dedi.
Yusuf ağır ağır, karşısındakinin gözlerinin içine baka baka:
"Muazzez'i sen mi istiyorsun?" dedi.
Ali, gene kıpkırmızı olarak önüne baktı. Yusuf yerinden kalkıp Ali'nin omzuna vurdu:
"Bu dünyada karşılıksız hayır işlenmediğini öğrendim de onun için sordum" dedi.