Giriş Yap
Doğrusu Hawking, denklemlere can veren yaratıcı bir aracıya ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir.
Reklam
'Belirsizlik ilkesi, Laplace'ın hayalindeki bilim kuramının,tamamen belirlenimci bir evren modelinin sonuna itti. " Evrenin bugünkü durumunu tam olarak ölçmekten bile uzaksak,gelecekteki olayları tahmin etmemiz kesinlikle mümkün değildir." '
1929'da Edwin Hubble, nereye bakarsak bakalım uzak galaksilerin bizden hızla uzaklaştığı şeklindeki tarihi gözlemini yaptı. Bir başka şekilde ifade edecek olursak, Hubble evrenin genişlediğini fark etti. Bu da daha önceki zamanlarda cisimlerin birbirlerine daha yakın olduğu anlamına gelmekteydi. Hatta öyle görünmekteydi ki, on ya da yirmi bin milyon yıl kadar önce tüm cisimlerin tam olarak aynı yerde bulunduğu ve dolayısıyla evrenin yoğunluğunun sonsuz olduğu bir zaman bulunmaktaydı. Bu keşif böylelikle evrenin bir başlangıcı olup olmadığı sorusunu nihayet bilimin mecrasına taşımıştı.
St. Augustinus şu soruyla işaret etmişti: "Tanrı evreni yaratmadan önce ne yapmaktaydı?" Augustinus bu soruya “Tanrı bu türden soruları soranlar için Cehennemi hazırlamaktaydı" cevabını vermemişti. Bunun yerine zamanın Tanrı'nın yarattığı evrenin bir özelliği olduğunu ve evrenin başlangıcından önce var olmadığını ifade etmişti.
Reklam
genel göreliliği kuantum mekaniğinin belirsizlik ilkesiyle birleştirdiğimizde, uzayın ve zamanın herhangi bir uç veya sınır olmaksızın sonlu olması mümkündür.
Zamanın Kısa Tarihi, Stephen W. HawkingSayfa 66 - Alfa yayınları
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42