65. BÖLÜM Tanıtımı
"Seninle ilgili imkansız diye bir şey yok benim için. Sen sadece hayal et, ben gerçekleştireyim." Serkan Gediz
1000Kitap
Sizce..
Eğer aldatmak sadece cinsel bir olgu olsaydı, emin olun kimse bu yüzden ayrılmaz ya da boşanmazdı. Et yığınlarının birbirine sürtünmesi yüzeyseldir çünkü. Halbuki aldatılan kadın ve ya erkek bilir: sevgisini sunduğu insan değil, kendisinin duyguları, kendisinin hayal ve beklentileri becerilmiştir. Kirletilmiş duygular, -manevi bir tecavüzün ardında kalan parçalanmışlıklar- beklenti, sanrı ve karşılıksız kalmış duygu yığınları yıkar insanı. Yenilgi falan değildir bu. Soykırım yahut katliam gibi… Ansızın sevginizin boğazını kesen, saygınızı kurşuna dizen bir eylem. Aldatmak, yalnızca cinsellikle sınırlanabilseydi keşke. Ama değil ve içinde ruh taşıyan her vücut bu gerçeği içten içe bilir.
Üniversite okurken hep şunu diye dua ederdim: “Allah’ım, mezun olayım, senden başka hiçbir şey istemiyorum.” Mezun oldum ; bu kez dua değişti: “Allah’ım, bana öyle bir iş nasip et ki vaktim kitap okumaya da yetsin.” O da oldu ama yine yetmedi. Çünkü anladım ki dünyalık ne olursa olsun insanı tam manasıyla doyurmuyor; daha çok kazanmak, daha rahat yaşamak, daha sakin bir iş… Hiçbiri o içteki boşluğu kalıcı olarak dolduramıyor. Elbette çalışmak , emek vermek, bir düzen kurmak kıymetli ama fânî olanla ebedî bir boşluğu doldurmaya çalışmak beyhude bir çaba. İnsanın bütün hedefleri gerçekleşse bile içinde adı konulamayan bir eksiklik kalıyor ve kalacak ; çünkü bu kalp geçici olana değil, kalıcı olana ayarlı. Ebedî bir sığınak bulalım; tutunduğumuz şey zamana yenilmesin, hevesle başlayıp hayal kırıklığıyla bitmesin. Ancak o zaman yaşadığımız hayat boşa gitmemiş olur, ancak o zaman insan “iyi ki” diyerek başını yastığa koyabilir.
Duygu ve Düşünce
Kalbimin sessiz duası 71..
Allah’ım… Bugün yine içimde kimsenin tam olarak bilmediği hislerle geldim Sana. Bazen insanın kalbi öyle yoruluyor ki, ne anlatabiliyor kendini ne de tamamen susabiliyor. Her şey normal devam
"Senin için ağlanmadan önce sen kendi nefsine ağla. Sana yöneltilmiş olan (ölüm) okunu düşün. Bir cenaze gördüğün zaman onu kendin say. Bir kabir gördüğün zaman da onu senin kabrin olarak hayal et. Hayatın geri kalanını ise bir kazanç olarak gör." ~İbnü’l-Cevzî رحمه الله