• 314 syf.
    ·Beğendi·9/10 puan
    Selam millet. Sizlere çok keyifli, başladığınız gibi bitirebileceğiniz, naif bir hikaye kitabıyla geldim. Bu kitap bana aile sıcaklığı verdi desem abartmış olmam galiba. Bence içinde aile olmaya yönelik çok güzel dip notlar vardı. Satır aralarını okumayı hiçbir zaman es geçmeyin keyifli okumalar dilerim.
  • Bir deniz kızını arıyorum. Hem hayatımı kurtardı hem de onu benden çaldı. Tam boğulmak üzereyken beni sudan çekip çıkardı, sonra kaybolup gitti. Giderken de kalbimi yanında götürdü. Onu bulmak, kalbimi geri almak istiyorum.
  • Herkes bir şeylere bir şekilde düşmüştü; kimisi geçim derdine düşmüştü, kimisi ünlü olma derdine... Beriki sosyal medya fenomeni olma derdine düşmüştü, öteki kariyer derdine... Bazısı köşeyi kolay yoldan dönme derdine düşmüştü, gerisi evlenip çoluk çocuğa karışma derdine...
  • 384 syf.
    ·4 günde·Beğendi·8/10 puan
    Okurların Dikkatine (Okuyacak olan var mı orası muamma;))
    SPOİLER İÇERİR!

    Aşk,tutku,nefret,acı,sevgi,gerilim,korku,trajedi.Her şey var ve tüm bunlar olduğu için o bir klasikti.Vazgeçilmez bir klasik!

    Word Romance Classics'lerinden en güzeli bu bence.Aşk ve Gurur'dan ,Jane Eyre'dan,Kamelyalı Kadın'dan ,Yüzbaşının Kızından ve diğerlerinden çok daha güzel.Çok farklı ,klişelerden çok daha farklı,büyüleyici,hayal gücünün sınırlarını zorlayacak bir başyapıt.Birçok kere müzikale uyarlanan,beyaz perdeye aktarılan müthiş bir kitap.İkinci kez okumayı düşündüğüm kitaplar arasında ki filmini de en kısa sürede izleyeceğim.
    Açıkçası pek bir beklentim yoktu.Kitap iki yıldır kitaplığımda bekliyordu ve onu okuyacağım gün,bugünlere nasipmiş.Hayaletmiş bilmem neymiş böyle şeylere inanmam ama,benim kafamdaki hayaletin buradakiyle alakası yokmuş ve aklıma gelmişken söyleyeyim:Kitabı okurken ,kitabın (az da olsa)' V for Vendetta' ile benzerliği dikkatimi çekti.Loca 5 ,maske ,tanınmayacak derecede tuhaf yüz,pelerin,müzik,ses.Hatta bu yüzden kitaba sımsıkı sarıldım.Hayalet diye de bilinçaltım V'yi kodladı;) Benim için kitap olmaktan öte ...

    Kitabın ilk başları sıkıcıydı çünkü bir şey anlamamıştım doğal olarak.Tekrar başladım ve elliden sonra öyle güzel sarıyor ki bırakamadım .İliklerime kadar hissettim.Yeri geldi kızdım,.,düşündüm,ağladım,üzüldüm,sevindim,acıdım.Bunca duyguyu bir arada yaşadığım nadir kitaplardan ve kitabın gerçeklikle olan bağı beni çok etkiledi.Önce ,okurken 'bu ne ya bunlar gerçek değil ,ne saçma ' diyordum sonra tutarlı açıklamalar ve araştırmalarım sayesinde iyice emin oldum.Evet yazarımızın önsözdeki açıklaması gerçekti

    "Operadaki hayalet gerçekti!"

    Ne diyeceğimi ,ne yazacağımı bilmeden öylesine yazıyorum işte .Çünkü kitabı anlatsam anlatamam ,yazsam yazamam .Kısacası ,anlatılmaz yaşanır! Okumak zorundasınız diyeyim;) En azından farklı bir kitap okumuş olursunuz .

    İlk başta Hayaletten yani Erik'ten nefret ettim sonra aşık oldum diyebilirim.Onun bir hayaletten ,bir sesten ibaret olmadığını her ne kadar 'Hayalet ' 'Kızıl Ölüm' diye ondan nefret edinilse de onun da duyguları olduğunu,onun da yaşama hakkının olduğunu,bir kadını sevme hakkı olduğunu,ağlayabildiğini ,acı çekebildiğini,mutlu olabileceğini gördüm.
    Peki kim bu Erik? diğer adıyla Hayalet ,Ses ,ya da benim kullandığım şekliyle Müzik Meleği.
    Tabii buraya kadar okuyan olursa ki okuyana teşekkürler .Okumayan olsa bile sorun değil çünkü bunu yazma amacım önce kendime bir şeyler katmak sonrasında isteyenlere de bir şeyler katabilmek;) Yani boşuna yazmış olmaktan ziyade kendimi geliştiriyorum.

    Gelgelelim Müzik Meleğimize.
    Bundan sonraki kısmın çoğu alıntı çünkü ben böyle bir şeyi açıklamaktan ,yazmaktan aciz biri olarak alıntı yapacağım.

    Bir duvarcıbaşınn oğlu olarak dünyaya gelen Erik.(yani hayalet falan değil insan ) çirkinliği ile anne-babasına dehşet ve korku saçan baba ocağından küçük yaşta kaçar."Bir müddet ,bir gösteri adamının kendisi 'yaşayan ölü' olarak sunduğu fuarlara dadanmış.O fuar senin ,bu fuar benim derken Avrupa'nın her yerini dolaşmış ve bu sırada ,sanat ve büyünün çıkış noktasında ,Çingenelerin arasında ,bir sanatçı ve sihirbaz olmak üzere garip eğitimini tamamlamış.Hayatının bir bölümü belirsizliklerle dolu olan Erik ,daha o zamanlar kimsenin söyleyemeceği bir şekilde şarkı söylüyormuş.Vantrilokluk üzerine çalışmış ve öyle sıra dışı sihirbazlık gösterileri sergilemiş ki ,Asya'ya dönen kervanlarda ,seyehatler boyunca ondan bahsedilmiş.Böylece Şahların Şahının gözdesi küçük sultanın ölümüne sıkıldığı Mazenderan Sarayının duvarlarına kadar ulaşmış şöhreti.Nijni-Novgorod'dan Semerkanta dönen ,kürkler içindeki bir tüccar ,Eriğin çadırında sergilenen gösterilerde şahit olduğu olağanüstü şeylerden bahsedip duruyormuş.Tüccar saraya çağrılmış ve Mazendarenın darogası tarafından sorgulanması istenmiş.Sonrasında darogaya gidip Eriği bulması emredilmiş .Eriği,isteklerinin aylar boyunca kanun sayıldığı Pers topraklarına götürmüş daroga.Erik,iyi ile kötü arasındaki farktan habersiz olduğu için ,hiç de az sayılamayacak bir dolu dehşetin sorumlusu olmuş.Birçok politik suikastte ,hiçbir heyecan belirtisi göstermeden görev almış ve bu acımasız yaratıcı güçlerini ,o sıralar Pers İmparatorluğuyla savaş halinde olan Afganistan Emiri'ne yönlendirmiş.Böylece Şah'ın Eriğe kanı kaynamış.
    Bu ,daroganın hikayesinde kısa bir bakış attığımız ,Mazenderanın kanlı şeriat çağıymış.Eriğin mimari konusunda son derece özgün fikirleri varmış ve sihir gösterileri için kutu tasarlayan bir sihirbaz gibi , o da bir saray tasarlamış.Şah ona bu tür gösterişli bir yapı inşa etmesini söylemiş .Erik'de öyle yapmış.Anlaşılan ,yapılan yapı öyle usta işiymiş ki ,Majesteleri binanın içinde kimselere görünmeden dolaşabiliyor ve kimsecikler nasıl olduğunu anlamadan ortadan kaybolabiliyormuş.Şahların Şahı ,kendini bu cevherin sahibi olarak görmeye başlayınca ,Eriğin ,sarı gözlerinin çıkartılmasını emreder ama Eriğin kör dahi olsa ,başka bir hükümdar için de böyle fevkalade bir ev yapabileceğini ve Erik hayatta olduğu sürece ,bu muhteşem sarayın sırlarını bilen bir başkası daha olabileceğini düşünmüş.Eriğin emrinde çalışan tüm işçilerle birlikte ,öldürülmesine karar verilmiş...Sonra Darago tarafından kurtarılıyor..Erik yaşadığı hayattan çok sıkılır .
    O tıpkı diğer herkes gibi ,'birisi' olmak istemişti yalnızca .Sıradan bir yüzü olsa ,insanoğlunun en seçkin üyelerinden birisi olabilecekken ,o ,dehasını saklamak zorunda kaldı."

    Sonra Paris Opera Binasının yapımında çalışır ve fırsat varken insanlardan uzaklaşarak yeraltında kendi dünyasını kurar ve orada çeşitli illüzyonlarla traplar ,işkence odaları vs. kurar Bu yüzden bazıları tarafından Trap sever diye anılır.Bir gün masum,genç,temiz ve kemancı bir baba ve hayalperest bir annenin kızı olan ve bu yüzden; hayatı boyunca ,masallarla ,efsanelerle büyüyen Christine ,soyunma odasında nereden geldiğini bilmediği bir ses duyar .Gitgide bu sesleri duyar ve o sesten müzik dersleri alır ve herkesin hayretler içerisinde kalacağı sesiyle herkesi büyüler.Bu ses ona aşık olur ve böylece trajedi ,aşk,korku,acı kısacası her şeyi barındıran maceramız başlar .Ama Christine'in sevdiği vardır ve Ses çok kıskançtır .Aşkı için cinayet işlemekten sakınmayan bir hayalet ....
    İnceleme ağırlıklı olarak Müzik Meleğini yazmakla geçti.Çünkü ciddi boyutta onun yaşadıklarını okuyan bir okurun böylesine etkilenmesini oldukça olağan buluyorum.

    Sonuç olarak aşkın nelere mal olabileceği ,aşkın,sevginin,masumiyetin gücünü gözler önüne seriyor.
    Acaba bir gün bizler de doğru dürüst sevmeyi öğrenebilecek miyiz?

    Not; Kitapta geçen ,benim bu incelemeyi yazarken de dinlediğim(Ablamın kilisede miyiz diye bas bas bağırması üzerine benim inatla dinlediğim) fevkalade müzik
    .https://www.youtube.com/...lr90NLDp-0&t=73s

    Biliyorum belki de bu incelemeyi sadece bir kaç kişi beğenecek ve hiç kimse okumayacak;) Ama gerçekten okuyan olursa da kendine bir şeyler katar .Neyse ilk defa bu kadar uzatıyorum .Kitapla ,sevgiyle ,aşkla,mutlulukla kalın dostlar;)))))))))))))))
  • 158 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10 puan
    "Adıyla ilgimi çeken bir öykü seçki betiğiyle karşınızdayım. Seçkideki öykülerin hepsi Doğu Yücel'e aitti. İlk öyküden son öyküye sıkılmadan okudum. Doğu'nun çok güçlü ve sıradışı bir kalemi vardır. 20 yıl önce basılan ve çoğu öyküleri 90'lı yıllarda yazmış. Bu öykü seçkinin kapağı olarak Çitlembik'inkini çok beğeniyorum. Yazı tipi olarak da Can'ınkı (elimdeki betiğin kapağı) çok güzeldir. Keşke Çitlembik kapağı ile Can'ın yazı tipi bir kapakta buluşsaydı. Takdir yine yazarımıza kaldı.

    Yazarımızdan ateist kokan öykülerinde (İlahi Düello, Büyük Aşklar Küçük Harfle Başlar ve Binbir Gündüz Masalı) Tanrı'nın kudretini tiye alması takdir etmiyorum. Batı'nın düşüncesini (Tanrı'nın umursamazlığı olduğunu) benimsemesi doğru bulmuyorum. Belki de gençliğinin verdiği toyluktan dolayı hassas noktaları göz ardı etmiş olabilir. Bilsin ki İslam Dünyası'nda çoğunluğu bağnazlar oluşturuyor. Benim gibi uygar ve demokrat müslüman okurun sayısı az denilecek sayıdadır.

    Bariyer (Korku-Gerilim-Komedi), Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı ve Hayalet Gemi'nin 14 Delisi (Distopik Bilimkurgu) öykülerinde ise bugünün geleceğini yazmış. Yani insanların belli durumlar karşısında araştırmak yerine körü körüne kabullenişini tiye almıştır. Bilim Kurgu öyküleri için Türkler için ders verici distopik olarak kabul ediyorum. Türkler olarak yanlışlığımızın farkına varıp bugünün geleceğini yaşamak yerine geleceği bugünlerde yeniden inşa edelim. Distopik bilimkurgu öykülerinde yazarımıza gönül koymak yerine akıllı oluşunu takdir ediyorum.

    Tiyatrodaki Hayat öyküsünde iş aşkını öğreneceksiniz. Bu öyküdeki reenkarnasyon konusunda yazarla hem fikirim. Ruhun tekrar tekrar yeniden Dünya'ya gelerek olgunlaştığına inanıyorum. Dejavular ve sana tanıdık gelen insanların makul açıklaması reenkarnasyondur.

    Bu öykü seçkide en sevdiğim öyküler; Tiyatrodaki Hayat, Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı, Hayalet Geminin 14 Delisi ile Aşk, Şeytan ve ÖYS Üçgeninde Bir Faust'tur. Eksikleri bilerek okumanızı tavsiye ediyorum.

    #BetikEli #DüşlerKâbuslarveGelecekMasalları #DoğuYücel #RüyaÇocuk #TiyatrodakiHayat #Bariyer #ÖlümsüzlüğünGıcıkSırrı #Hayalperest #İlahiDüello #BüyükAşklarKüçükHarfleYazılır #ÖlüSevgiliyeMektup #BinbirGündüzMasalı #HayaletGeminin14Delisi #AşkŞeytanveÖYSÜçgenindeBirFaust #CanYayınları