• biraz bahardır cümlelerim.. biraz güz...
    mevsimlik düşlerdir sessizliği bozan..
    - ne zaman susmaya yeltensem, kelimeler ayaklanıp arıza çıkarıyor...

    *
    arada böyle notlar düşsem sana ya da
    kendimi düşürsem mesela satırların ellerine,
    ellerim hiç üşümeyecek biliyorum...
    yansa da  kelimelerin kalbi,
    'budur işte hayat' diyeceğim,
    hayat budur, ah...

    o kıpırtılar, tıkırtılar hiç bitmesin istiyorum bazen....
    bazen çok şeyler anlatmak isitiyorum da işte,
    sonra farkına varıyorum ki aslında hayatta yapabildiğim en güzel şey susmak'mış..
    bunu anlıyorum uzun bir yalnızlığa asılı kalarak...

    olsun... bir tek kitaplarım olsun bana bir şey olmaz... bir de şiirlerim..
    ki kitplarım hazinem, şiirlerim ışık yayan göğümdür..
    o olmasa belki de  göremem kitaplardaki o kalbe dokunan satırları..
    fazlaca uçuyorum farkındayım...
    düşeceğimi de biliyorum....
    lâkin ben buyum, böyleyim...
    n'apayım düşerim kalkarım fakat
    yine de değişmem, değişemem...
    uçuş denemelerinden bir gün belki de vazgeçerim bilmiyorum...

    hayat bazen çok küçük ayrıntılarda gizlidir....
    her insan ise kendi iç dünyasında..
    giz'dir her şey orada ve giz'in aynandır;
    baktıkça kendinle yüzyüze gelirsin,
    kendini yaşarsın orada...

    hayat devam ediyor, üstelik güz de kapıda..
    sararmış yaşam hikâyelerine hazırlanmalı...
    sokaklar telaşlı....
    yağmurlar yorgun..
    mevsimler düş sessziliğinde...
    zaman ise bir rüya içinde, sessizce akıp gidiyor..

    -s
  • 284 syf.
    ·7 günde·10/10
    @ Dünyayı değiştiren beş denklem, beş dahi, beş çalışkan bilim insanı, beş hayat hikayesi, beş bilim insanı etrafında bilim tarihi... Akıcı, eğlenceli, anlaşılır bir dille yazılmış, gençlere bilimi, çalışmayı ve azmi sevdirecek güzel bir eser. Mühendisler, fen bilgisi öğretmenleri, matematik severler ve bilime merakı olanlar mutlaka okumalı.

    @ Newton'un kütle çekim kanunundan Einstein'ın maddenin enerjiye dönüşümü ilkesine kadar merak ve ilgi ile okunacak bir eser..

    @ Kitabın en çok en az bilgimin olduğu Faraday ve en çok merak ettiğim elektrik kısmı yani üçüncü bölümü oldu.

    @ Faraday çok fakir bir aileden geliyormuş, para kazanmak için bir kitapçıda ciltçi olarak çalışmaya başlamış ve kendi çabasıyla okuma yazma öğrenmiş. Elinin altından yüzlerce çok kıymetli eserler geçmekteymiş ve Faraday okuyor, okudukça merakı daha çok artıyor ve merakı arttıkça daha çok okuyor ve daha çok öğreniyormuş. Doğa felsefesi en çok sevdiği konuymuş. Bir gün ustasından kendisine ufak bir bölme vermesini istemiş, çok iyi bir insan olan ustası Faraday'ı kırmamış ve Faraday küçük, mütevazı laboratuarını kurmuş ve çalışmaya başlamış...

    @ Faraday'ın çalışkanlığına ve azmine kendi milletimizden yaşayan bir örnek vermek istiyorum; Aziz Sancar, Mardinli orta gelirli, çiftçi, sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya geliyor. İlk, orta ve lise eğitimini Mardin'de aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanıyor ve bölümünden birincilikle mezun oluyor. Daha sonra bu başarısından dolayı burslu olarak yurtdışında yüksek öğrenimine devam esiyor ve üstün çalışma ve gayreti sonucu moleküler biyokimya dalında yaptığı çalışmalarla Nobel Kimya ödülünü kazanıyor... Gençlerimize örnek olması dileklerimle sözlerimi Faraday'ın güzel bir sözü ile noktalıyorum.

    @ "Bilim bize hiçbir şeyi göz ardı etmememiz ve küçük ayrıntıları küçümsemememiz gerektiğini öğretir. Zira, büyük şeyler küçük şeylerden oluştuğu gibi, asIında küçük ayrıntılarda çoğu kez büyük şeyler gizlidir." Faraday