1000Kitap Logosu
119 syf.
·
2 günde
·
6/10 puan
Ben Büyüdüm Baba..
Kasım 2012'de Karınca Yayınları'ndan Saadet Kocamusaoğlu tarafından yazılan bir şiir kitabı. 61 âdet şiiri var eserinde. İlk şiir kitabı Saadet Kocamusaoğlu'nun. Sitede kayıtlı olmadığı için eklettirdim buraya. Özellikle baba özlemini samimi bir şekilde dile getirmiş kitabındaki baba hasretini vurgulamış dizelerinde. Kendisiyle ilgili zorlu hayat hikayesinden de bahsetmiş bizlere.. Erken yaşlarda yedi yaşındayken babasını kaybettikten sonra babasıyla yapamadığı, yapmak istediği ne varsa hayallerine dair düşüncelerini şiir şeklinde dile getirmiş. Şiirleri yaşamının aynası olmuş hep. Kendi tabiriyle; "Kız olmadan gelin olmuş, gelin olmadan anne olmuş." Hayatına dair acıları için kullandığı bu tabir her şeyi özetliyor aslında. Hayatında mutluluk nedir tatmadan, gençliğini doya doya yaşayamadan 17 yaşında evlendirilmiş. 18 yaşında anne olmuş. Ya da şartlar öyle gelişmek zorunda kalmış onun hayat yolculuğunda. Yılmayıp, pes etmeyerek evlendikten sonra üniversiteyi bitirmiş. Ve bu şiir kitabından sonra kendi hayatını anlatan bir roman yazmanın hülyasını kuruyor olmanın gayesini okurlarla paylaşmış. Saadet Kocamusaoğlu'nun zorlu hayatıyla savaşını anlattığı bu dizeler çok iyi anlatmış durumunu aslında; "annemin çabasında başarıyı babamın yüreğinde sevgiyi annemin yalnızlığında ayakta durmayı gördüm... ve işte ben, ben olmayı böyle öğrendim..." 'Ben Büyüdüm Baba', 'Bir Buruk İçim', 'Kırgın Yüreğim', 'Bu Gece Sürgünüm' ve 'Küçük Bir Hayâl' şiirlerini okurken duygu yoğunluğum daha fazla had safhada oldu..
Ben Büyüdüm Baba
Okuyacaklarıma Ekle
215 syf.
·
17 günde
RUHU İYİLEŞTİRME YOLLARI | GÖKHAN ERGÜR Gökhan Ergür’ü ilk olarak bir Turgut Uyar şiiri seslendirmesi ile tanıdım. Sonrasında kendi şiirlerini ve yazılarını okudum. Son okuduğum “Ruhu İyileştirme Yolları” kitabını ise satırların altını çize çize okudum. Kitap, salgın sürecinde zorunlu bir yavaşlamayla kendimizle baş başa kalınca modern dünyanın çarklarına nasıl da kendimizi kaptırdığımızın acı gerçeği ile yüzleştiriyor. Sosyal medya aracılığıyla ruhumuzun aldığı yaraları, değerlerimizi kaybedişimizi ve o büyük değersizlik duygusundan kaçmak için hangi yanlış yollara sapıldığını gözler önüne seriyor. Sevgili yazar, yorgun ve incinmiş ruhlar için: Kimseye iyileşme vaadi sunmuyorum ama acılarına saygıyla yoldaşlık edebilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum diyor. Bu yoldaşlık bana iyi geldi sizlerin de okumasını tavsiye ederim. Kitaptan Alıntılar: • İnsan dünyanın ağrıyan yeridir • Dünya hepimiz için tahammül edilmesi zor bir yer haline dönüştü. • Sevilmeyen, sevemiyor da.. • Her şey adım adım; yaşamak, tanımak, sevmek, ayrılmak. Ama ölmek birdenbire. Birdenbire. • Ahlak insanın evidir ve nezaket de o evin en güzel odalarından biri. • Maddenin ön plana çıktığı yerde mana sessizce çekilir ve geriye sadece anlamsızlık kalır. • En’ler içinde boğulurken gerçekte kim olduğumuzu ve bu dünyaya hangi amaçla, hangi anlam arayışıyla geldiğimizi unutuyoruz • İnsan ayrılık üzere dünyadadır. Kesin ve sürekli ayrılıkların yazgısıyla yaşamak sandığı sürgüne devam eder; bir insandan başka bir insana, bir hikayeden başka bir hikayeye ve nihayetinde hakikat olan güzelliğe… • Başarı denilen putun gölgesinde ömrümüzü tüketmek zorunda değiliz • “Sevgi eylem gerektirir.” • İçinde sevginin bulunmadığı her varoluş muhakkak hüsran da yok olur • “İnsan nedir?” sorusuna verilebilecek ilk beş yanıttan bir tanesi “hata” dır. • Sürekli olarak okumamız, izlememiz, dinlememiz, takip etmemiz, satın almamız isteniyor. Oysa okuduklarımızı, izlediklerimizi ve dinlediklerimizi hayatımıza tatbik edebilmemiz için yavaşlamaya, durmaya ve düşünmeye ihtiyacımız var. • İnsanın alnına yazılan mutluluk, rahatlık ya da huzur değildir, sadece yaşamaktır. • İnsan yarısını nerede bıraktıysa yaralandığında hep oraya girmek ister • Çocuk ailesinin ahlakı ile ahlaklanır, anne ve babasının insanlık elbisesini giyer ve yaşantısına bu şekilde devam eder. • Can sıkıntısı dediğimiz şey aslında içimizdeki boşluk ve anlamsızlıkla yüzleşme korkusudur • Kimsenin hatadan münezzeh olmadığını hatırda tutarak yaşamak ve kimseye kusursuz bir ahlak elbisesi giymiş edasıyla yaklaşmamak gerekir. Çünkü birbirimizden ne kadar farklı olsak da hepimizin hamuruna bir parça hata yapma fırsatı çalınmıştır • Affedemediğimiz her kişiyi, her olayı kendimizle beraber taşırız, bazen yıllarca bazen bir ömür boyu. Bu yük bizi hayat yolculuğunda yavaşlatır, kendimize ve çevremize dair inancımızı zayıflatır. • Ahlak dünyanın kurtuluşu için sığınacağı son limandır. • Ahlaklı insan kalp kırmaz, yalan söylemez, hak yemez, gıybet etmez, adildir ve emindir. • Durmak fark etmektir, ayrıntıyı görmektir, hakim olduğumuz bilgileri yeniden keşfetmektir • Anormal zamanlarda normal davranmak en büyük anormalliktir • Doğu acının ne olduğunu, insanda neye karşılık geldiğini bilir • Üretmek için sessizliğe ve derinliğe ihtiyaç vardır, belirli bir çaba, zaman ve sabır gerekir • Modern insanın temel reflekslerinden biri can sıkıntısından kaçmaktır, yaşamış olduğu amaçsızlığı, anlamsızlığı ve varoluşsal tatminsizliğini unutmaktır • Anlamın olmayışı can sıkıntısının temel belirleyicisidir. Yani hayatımızda anlam yoksa can sıkıntısı vardır ve hepimizin malumudur ki insan günümüzde derin bir anlam yoksunluğu çekmektedir • Oysa sevmek, sevdiğiniz kişiyle beraber dünyayı da sevmek ve kabul etmektir. • Benliğimiz diğer insanların insafına ve vicdanına bırakılmayacak kadar değerlidir, kıymetlidir • Yalnızlık ve tek başınalık birbirinden farklı iki kavramdır. • Özdemir Asaf, Yalnızın Durumları’nda şöyle der: “Her leke kendisiyle çıkar” Aşkı iyileştirecek güç yine aşktır. Sevginin açtığı yaraları ancak sevgi sarabilir
Ruhu İyileştirme Yolları
Okuyacaklarıma Ekle
Her şeyin hep iyi devam etmesi diye birşey yok hayatta... Ayrılıklar var içinde ölüm olan. Zaten ben bundan başkasına ayrılık demem. Canın, kanın olan insanları kaybetmek var. O zaman sorguluyor insan, neden benim ailem dağıldı? Eee, herkesin annesi var. Baba diyorlar çocuklar. Ben neden bu kadar yalnız bırakıldım? Beraber geçirdiğin güzel günlerin değerini bilmelisin. Annenin pazar sabahı hazırladığı kahvaltıyı, babanın aldığı sıcak ekmeklerin kokusunun değerini bilmelisin. Sonra kaybettiğinde özlüyor insan. Ben yalnızım, diyorsun. Aradığım sevgili değil huzur, diyorsun. Baba, şu kızı seviyorum, istemeye gidelim diyememek nedir biliyor musun? Bunu söyleyecek bir baban olmaması. Kızın babasına baba diyememen... Diyemezsin ki oğlum. Senin gözlerin ağlamaya programlı. Anne sence bu kız nasıl, sevdin mi? Soramıyorsun işte, öyle yalnızsın. Öyle uzaksın her şeye... Bırak değerini bil hayatın, sev yanındakileri. Özlüyorsun sonra... Anlatamıyorsun, anlamazlar... Her Allah'ın günü babanın mezarındaki elma ağacını sulamaya gidiyorsun. Baban elmayı çok seviyor. Gözyaşı toprağa iyi gelmiyor. Git elindekilere sarıl ve ne olur değerini bil öpemediğin ellerin. Sarılamadığın zamanlar olacak. Elbette yine güleceksin ama hayat işte, kalbin var. Aklın var, çıkmıyor aklından. Senin olmuşlar ya bir kere... Oğlum diye sevmişler ya seni. Şimdi dünya nüfusu sevse yeter mi? Yetmez. Kimse baban gibi oğlum diyemez, kimse annen gibi sarıp sarmalayamaz. Hayatındakileri sev, sonra çok özlüyorsun ve öyle dolmayan boşluklar oluyor ki içinde... Klavyedeki boşluk tuşunu görsen ağlıyorsun. Bugün kendine bir iyilik yap ve sadece sev. Üzerinden zaman geçtiğinde alışıyorsunuz ve kabulleniyorsunuz... Belki de sadece bu yüzden zaman her şeyin ilacıdır.
Bu Mübarek Günler Ve Geceler Bulunmaz Bir Niğmettir ....
🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹 Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun . Allah Tealâ tüm şeyleri Berâat gecesinde takdir eder. Kadir gecesi gelince de bu şeyleri sahiplerine teslim eder.” buyurmuştur. Berâat gecesinde eceller ve rızıklar; Kadir gecesinde ise hayır, bereket ve selametle alâkalı işler takdir edilir. Kadir gecesinde sayesinde dinin güç–kuvvet bulduğu şeylerin takdir edildiği; Berâat gecesinde ise, o yıl ölecek olanların isimlerinin kaydedilip ölüm meleğinin teslim edildiği de söylenmiştir.53 İslâm kaynaklarında Berâat gecesinde beş hasletin varlığından bahsedilmektedir: 1. Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır. 2. Bu gece yapılan ibadetin (kılınan namazların, okunan Kur'ân'ların, yapılan dua ve zikirlerin, tövbe ve istiğfarların), gündüzünde tutulan oruçların fazileti çok büyüktür. 3. İlâhî ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir. 4. Mağfiret (bağışlanma) gecesidir. 5. Rasul–i Ekrem’e şefaat hakkının tamamı (şefaat–ı tamme) bu gece verilmiştir.54 Bu gece her tarafı kaplayan rahmet, merhamet ve lütuftan tövbe etmedikleri takdirde, şu kimseler istifade edemezler: 1. Allah’a ortak koşanlar. 2. Kalpleri düşmanlık hisleriyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler. 3. Müslümanların arasına fitne sokanlar. 4. Akraba bağını koparanlar. 5. Gurur ve kibir sebebiyle elbiselerini yerde sürüyenler. 6. Anne ve babalarına isyanda devam edenler. 7. Devamlı içki içenler.55 Hz. Peygamber (sas)’in Şaban ayına ve özellikle bu ayın içindeki Berâat gecesine ayrı bir önem vererek, onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri göz önüne alan çoğu âlimler bu geceyi namaz kılarak, Kur'ân okuyarak ve dua ederek geçirmenin çok büyük sevaba vesile olacağını söylemişlerdir. Berâat gecesi kılınacak namaza Salâtü’l–Hayr/Hayır Namazı denilmiştir. Bu namaz bir çok rivayete göre yüz rek’attir. Her rek’atinde Fatiha suresinden sonra on (veya on bir) kere İhlas suresi okunur.56 Bir rivayet göre ise on rek’attir; ve her rek’atinde fatiha’dan sonra yüz İhlas suresi okunur.57 Bediüzzaman Hazretleri talebelerine yazdığı bir Berâat Kandili tebriğinde bu gecenin değeri ve değerlendirilmesi ile alâkalı şöyle demektedir: Elli senelik bir manevî ibadet ömrünü ehl–i imânâ kazandıran Leyle–i Berâatınızı ruh u canımızla tebrik ederiz.”58 “Bu gelen gece olan Leyle–i Berâat (Berâat Gecesi), bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat–ı beşeriyenin (insanlığın kaderinin) programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle–i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin (salih amelin) Leyle–i Kadir’de otuz bin olduğu gibi; bu Leyle–i Berâat’ta herbir amel–i sâlihin ve her bir harf–i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, Şuhur–u Selâsede (Üç aylar) yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâlî–i meşhûrede (meşhur geceler), on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'ân’la ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."59 RAMAZAN BAYRAMI VE KURBAN BAYRAMI NIN ÖNEMİ Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.) [İbni Mace, Taberani] (Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tevbe reddolmaz. Ramazan ve Kurban Bayramı'nın birinci geceleri, Berat Gecesi ve Arefe Gecesi.) [İsfehanî] (Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.) [İbni Asakir] Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Bayram gecelerini ihya eden, büyük saadete kavuşur. Kurban Bayramı geceleri, bayramın 1., 2. ve 3. gününden sonraki gecelerdir. İki hadis-i şerif: (Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.) [Taberanî] Ramazan bayramında bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek, hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek, sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever.) [Buhari] Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, Resulullahın evinde böyle şey yapılmasının uygun olmayacağını bildirerek, onların susmalarını söyledi. Düğünlerde ve bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber efendimiz, Hazret-i Ebu Bekir’e, (Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhari) Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, [mümin], herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusuru için kimseye darılmamak gerekir. Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemeli. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalı. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir Müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helâl değildir.) [Buhari] (Müslümana üç günden fazla dargın duran Cehenneme gider.) [Nesai] (Birbirine dargın iki kişiden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, melekler alır. Selam almayana da şeytan, sevinçle iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe] (Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud] (Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki] (Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Allahü teâlâya arz olunur. Allahü teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten, birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Allahü teâlâ, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.) [İ. Malik] (İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban] Ramazan gittiği için değil, günahlarımızın affolduğu için, büyük sevab ve nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca Allahü teâlâ meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak, kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur.) [Beyheki] Peygamber efendimiz, (Ramazan ayının son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir gecesi mi?) diye sual etti. Onlara, (Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir) buyurdu. (Beyheki) Bunları bilen Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez? Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin def çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, (Resulullah’ın evinde böyle şey yapılmaz, susun) dedi. Düğünlerde ve bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber efendimiz hazret-i Ebu Bekir’e, (Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhari) Hazret-i Ali, (Bugün, orucu kabul edilenlerin ve günahları affedilenlerin bayramıdır) buyurdu. Hadis-i şerifte de, (Ramazan ayında, içkiye devam eden, ana babasına âsi olan ve sıla-i rahmi terk eden hariç, herkesin günahları affolur) buyuruldu. (Gunye) Eğer bunlar tevbe ederse, Allahü teâlâ günahlarını affeder. Ramazandaki sevablar bilinseydi, (Her gün ramazan olsa) denirdi. Hadis-i şerifte, (Ramazan ayındaki özel sevablar bilinmiş olsaydı, bütün yılın ramazan olması istenirdi) buyuruldu. (Ebu Nasr) Ne mutlu günahlardan sakınarak oruç tutanlara… Bunlar, asıl bayramı ahirette yapacaklardır! 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul ve Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun ! 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, Kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz Mutlu, Bayramınız Kutlu Olsun . 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Kalplerde Sevgi Olsun Gözlerimiz ışık Dolsun Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Bin damla serilsin yüreğine, bin mutluluk dolsun gönlüne, bütün hayallerin gerçek olsun, duaların kabul olsun bu bayramda... Ramazan Bayramın Mübarek Olsun ! 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Allah'ım! Senden nefsim, kulağım, gözüm, ruhum, yaratılışım ve ahlâkım, ailem, hayatım ve ölümüm ve işlerim hakkında benden razı ol, hayır ve hasenatımı kabul eyle ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah'ım!) Duamı kabul eyle. Hayırlı Bayramlar. 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Bu Mübarek Ramazan Bayramı’nda, kâinatın yaratıcısı ve âlemlerin Rabbi bağışlayıcı ve acıyıcı yüce Allah tüm dualarınızı kabul etsin. 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Hayat nefes aldığımız kadardır, gerçek olan güzellikler yaşandıkça anlaşılır, bu güzel günde birlikte yaşamanın ümidi ile Ramazan Bayramınız Mübarek olsun. 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Kalpler vardır sevgiyi yaşatmak için, insanlar vardır dostluğu paylaşmak için ve bayramlar vardır sevgi ile kucaklaşmak için. Bayramınız Mübarek olsun. 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak merhabadır bayramlar. Ramazan Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Bayram diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz. 🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲
Evlilik ve Eşin Çalışması
Ayrıca Avrupalılar, insan doğasına uygun sosyal ve ekonomik düzenin yerine kendi çarpık düzenini yerleştiren cahiliye kaynaklı düşünce akımlarının etkisinde kalarak zorunlu olmadığı halde bu çocuk yuvaları sistemine yöneliyorlar. Bu lanet olası uygulama çocukları ana şefkatinden ve aile yuvasının sıcakkanlı gözetiminden yoksun bırakarak çocuk fıtratı ve psikolojik yapısı ile çatışan soğuk yüzlü çocuk yuvalarının kucağına atmakta ve bu zavallı yavruların ruh yapısında birçok komplekslerin ve çatışmaların tohumunu ekmektedir. Bundan daha tuhaf, daha şaşırtıcı bir şey daha var; sözkonusu cahiliye kaynaklı sapık akımlar, kadının ev dışında çalışmasını ilerleme ve gericilikten kurtulma olarak sayacak kadar ileri gitmişlerdir. İşte "lanet olası düzen"derken kasdettiğimiz düşünce ve uygulama budur. Yeryüzünün en değerli hazinesi olan çocukların, psikolojik sağlığını kurban eden bir lânetli düzendir bu. Peki bunun bedeli nedir, uğruna neslin feda edildiği bu bedel; ailenin gelirinin biraz daha artması veya ekonomik özgürlüğüne kavuşan (!) ananın kendi geçimini sağlaması! Doğu ve Batı bloklarıyla çağdaş cahiliye uygarlığı doğal gerçeklere ters düşmekte ve sosyal ve ekonomik düzeni bozuk temellere dayandırmaya kalkışmada o kadar ileri gitmiştir ki, bu uygarlık emeğini evin dışındaki işler yerine yeryüzünün en değerli varlığının bakımı için harcayan kadına geçim imkanı sağlamamış ve bu yüzden de bebeğini kreşe teslim eden anne geçimini sağlamak için "iş"e gitmek zorunda bırakılmıştır. (Çocuk yuvaları deneyinin kanıtladığı ilk gerçek şudur: Çocuk ilk iki yaş içinde psikolojik ve fıtri olarak sadece kendisinin olan bir ana-babanın varlığına, özellikle başka bir çocukla paylaşmadığı bir annenin varlığına, karşı konulmaz biçimde ihtiyaç duyar. Daha ileri yaşlarında da yine doğuştan kaynaklanan bir dürtü ile kendisinin olan bir ana-babaya ait olduğunun bilincine muhtaçtır. Bu ihtiyaçlardan ilkinin çocuk yuvalarında karşılanması imkânsızdır, ikinci ihtiyaç da aile yuvası dışında hiçbir kurumda karşılanamaz. Bu duygularından biri ya da öbürü tatmin edilmemiş olan çocuk, büyüyünce şu ya da bu biçimde sapıklık, anormallik ve psikolojik dengesizlik belirtileri gösterir. Eğer bir terslik olur da çocuk bu iki ihtiyacın herhangi birisinin tatmininden yoksun kalırsa, bu durum o çocuğun hayatında hiç kuşkusuz bir felaket olur. Peki şu sapık cahiliyede ne oluyor da felâketleri bütün çocukların hayatlarına yaygınlaştırmak istiyor? Bunun yanısıra yüce Allah'ın kendileri için dilediği islam nimetinden kendilerini mahrum eden bazı nasipsizlere ne oluyor da bu anormal uygulamayı ilericilik, kurtuluş ve uygarlaşma sanıyorlar? Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler Muhammed Kutup tarafından yazılmış "El-insanu Beynel Maddiyeti vel-İslâm" adlı kitabın "EI-Müşkilet-ül Cinsiyyetü" başlıklı bölümü ile yine aynı yazara ait "Subuhatün Havlel islâm" adlı eserin "El-islâm vel-Mera" başlıklı bölümüne başvurabilirler.)
Hiçbir şey umudun ulaşamayacağı kadar uzak olmamalı. Hayatın kendisi zaten umut. Ahh ah! Dünya erkekler için yaratılmış kadınlar için değil. Kamu hayatında olsun, özel hayatta olsun kadınlar her zaman ahlakın tarafındalar. İnsan hiçbir şeyde taraf tutmamalı. Taraf olmak dürüstlüğün ilk adımıdır ve hemen ardından ciddiyet gelir, sonunda da âdemoglu sıkıcı biri olup çıkar. İnsan neşeyi, güzelliği, hayatın renklerini paylaşmalı. Hayatın güçlüklerine dair ne kadar az şey söylenirse o kadar iyi. Sorun kölelik sorunu ve biz bunu köleleri eğlendirerek çözmeye çalışıyoruz. Bugünlerde insanların çirkin bir alışkanlığı da bu, biri fikrini söyledikten sonra ciddi olup olmadığını sormak. Tutku haricinde hiçbir şey ciddi değildir. Zeka da ciddi bir şey değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Zeka kişinin çaldığı bir enstrümandır, o kadar. Bakın ben asla bir kadını oyuncak olarak görmedim. Kadın kamu hayatında da özel hayatında da erkeğin fikri yoldaşıdır. Kadın olmasa esas ideallerimizi unuturduk. Bir tapınakta herkes ciddi olmalıdır, sadece tapılan hariç. Kadınlar diz çökerken pek zarifler, erkekler hiç değil. Gerçek yaşını söyleyen bir kadına asla güvenmemek lazım. Bunu birine söyleyen kadın herkese her şeyi söyleyebilir Kime kötü bir adam dersiniz? Masumiyete hayran olan adama. Ya kim kötü bir kadındır? Bir adamın asla bikmayacağı bir kadın. Biz kadınlar kaybedenlere bayılırız. Çünkü bize yaslanırlar. Ruh yaşlı doğar ama giderek gençleşir. Bu hayatın komedisidir. Beden ise genç doğar ama giderek yaşlanır. Bu hayatın trajedisidir. Günümüzde insan ölüm hariç her şeyin üstesinden gelebiliyor, her şeyden de kurtulabiliyor, iyi bir şöhret hariç. Ama erkekler öyle de kalpsiz ki. Güçlerinin farkındalar ve bunu kullanıyorlar İnsanı çileden çıkarmakta sükûnetten etkilisini tanımam. Erkekler her zaman bir kadının ilk aşkı olmak ister. Bu onların manasız gururu. Biz kadınlar bu konularda çok daha incelikli içgüdülere sahibiz. Bizim istediğimiz bir adamın son ilişkisi olmaktır. Görebildiğim kadarıyla erkeğin fatura ödemek ve iltifat etmek dışında yapacağı hiçbir şey yok Ama ideal erkek olmanın ödülü nedir, hala söylemediniz. Onun ödülü, ah sonsuz beklenti. Bu ona fazla bile İnsanların anneleri beni her zaman ölesiye sıkar. Kadınların hepsi de sonunda anneleri gibi olur. Bu onların trajedisi. Asla onları anlamaya çalışmamalısın. Kadınlar birer tablodur. Erkeklerse problem. Eğer bir kadının ne kastettiğini bilmek istersen ki belirtmem gerek bu her zaman tehlikeli bir şeydir, ona bak onu dinle. Kadınların tarihi dünya üzerinde gelmiş geçmiş en ağır zorbalığın tarihidir. Zayıfın güçlü üzerindeki zorbalığı ve bu bitmeyen tek zorbalıktır. Siz kadınlar hayatı duygularınızla ve duygularınız için yaşıyorsunuz. Bir hayat felsefenız yok Bütün sevgiler bir trajedi. Ne kadar sıra dışı bir el yazısı. Bana seneler önce tanıdığım bir kadının yazısını hatırlatıyor. Kim? Ah, hiç kimse! Özel biri değil. Önemsiz bir kadın. Anne, bu kimin eldiveni? Bir ziyaretçin varmış. Kimdi? Ah, hiç kimse. Özel biri değil. Önemsiz bir adam....
Sizi En Çok Ne Mutlu Ediyor? Bu incelemeyi sizin yorumlarınız yazacak. Nasıl mı? Kitabın yazarı Frankl'a göre her insanın anlam arayışı kendisine özgüdür. O zaman size soruyorum: Kendi anlamınızı nerede arıyorsunuz? Gelecek için bilinçli çocuklar yetiştirmekte mi? Allah'a inançta mı? Kitap okumakta mı? Hayvan sevgisinde mi? Belki de hiç aramamakta! Nerede? Sizi en çok ne mutlu ediyor? Bu incelemenin altına yorum yazan herkesin ismini inceleme içerisinde etiketleyip cevabını da yanına yazacağım. Böylece dünyanın sadece kendi anlam arayışımla değil, sayısızca farklı arayışla anlamlandığını göreceğiz. Pek çok okurun birleşerek yazdığı bir incelemeyle 1000kitap'ı daha "anlamlı" bir yer haline getirmeye çalışacağız... Kendimden örnek verecek olursam da, anlam yolumu binlerce çocuğa ve gence okuma alışkanlığı kazandırmak üzere oluşturdum. Yıllardır bu yoldayım. Hiç bitmeyecek bir yol bu. Bitmemesiyle güzel bir yol aynı zamanda. Çünkü varoluş, hiçbir zaman için bir varış değildir. ---------------------------- İşte bu incelemenin altına yazdığınız yorumlarla hayatınızdaki anlamı aramak için yaptığınız eylemler: 1000kitap.com/Kdrglrx : Film izlemek. 1000kitap.com/_turna__ : Her ne isem elimden gelenle ve dahasını gösterme gayretiyle hakkını verebilmek. Yaratılan olarak kulluğumu, evlat olarak evlatlığımı, öğrenci olarak öğrenciliğimi, başta da insan olarak insanlığımı hakkıyla yaşama gayreti içerisindeyim. Ne tam bir teslimiyet ne de tam bir kabulleniş içerisinde duygularımı, düşüncelerimi yaşatıyorum. Ne ağladığım için ne de şen kahkahalar attığım için pişman olmak istemiyorum. Yaşıyorsan bir sebebi var diyorum. Ömür bir yolculuk ve ben sadece kendi heybemi doldurmak istemiyorum. Henüz yirmili yaşlarımın başındayım kendimi ifade edişim cümlelerim değişebilir ama uğruna ömür tükettiğim gayenin yine bu yol olacağını düşünüyorum. Sanırım şu söz gayemi özetler nitelikte: "Her imtihan bir ikram, her ikram bir imtihan." 1000kitap.com/mendacium : En temel arayış kitaptan geçer bence.Kitap okuyan insanların en belirgin özelliği empati kurma yeteneğindeki gelişimidir. Kitaplar "Anlam Arayışı'ndaki" yolumuzu aydınlatır. 1000kitap.com/raskolnikov2128 : Tüm canlılara faydalı olabilmek. Fidan dikmek, hayvanları korumak ihtiyaçlarını gidermek ve insanlara iyilikte bulunmak. Hayatın anlamı budur benim için. 1000kitap.com/Mrym_alrk : Allah'a inançta ,kitap okumak ve müzik en sevdiklerim.Bunlar hayatımı oluşturuyor diyebilirim. 1000kitap.com/El99can : Şu anda kitap okuyarak. 1000kitap.com/DRFYE : Hayatta tutunmak. 1000kitap.com/Dogayener : Beni en çok dış dünyadan kopmamı sağlayacak kadar yüksek bir sesle müzik dinleyip kitap okumak mutlu ediyor. Hiçbir zaman insanlarla iletişim kurmayı seven ya da büsbütün kendi düşüncelerime dalıp hayatımı sorgulamayı seven biri olmadım çünkü. Henüz varoluş amacı konusunda kesin bir kanıya varmış değilim. Hatta belki de bu yüzden içinde bulunduğum melankoliden kurtulamıyorum. 1000kitap.com/ZehraKardas : Her insanın kendine has yolculuğunda , kendine has olan o yolu bulması. Yaşarken yaşadığını hissetmesi, kendini uyuşturmak zorunda olmaması. Bir amaç için çabalamanın verdiği o muhteşem işe yararlık duygusu. Sanırım bu benim için en basitinden en ağırına kadar insanların problemlerinde onlara yardımcı olmak, rehberlik etmek, yanlarında durmak, konuşurlarken gözlerinin içine bakmak. Seni anlıyorum ve seni tüm bu özelliklerin ve dertlerinle kabul ediyorum demek. Gel beraber sana iyi hissettirecek şeyleri arayalım demek. 1000kitap.com/sltnatci : 33 yaşındayım ama hala ne için varım bilmiyorum. Ama insanlığa faydalı şeyler yapabilmeyi bende isterdim ama ne yapmalıyım bilmiyorum. Sıradan lise mezunu bir ev kızıyım. Sonum hayrolur inşallah. 1000kitap.com/Mavikafka : Yaşamın verdiklerine bir karınca kadar yetinebilmek, bir karıncanın yaşama kattığı anlam kadar anlam katabilmek yaşama... İnsanın anlam arayışı kendine özgüdür lakin soluduğu iklimden bağımsız gelişmez. 1000kitap.com/zehirlibal : Kısıtlandığımı hissettiğim yerlerde sürekli bir başkaldırı hâlinde olduğumu anladığımdan beri hayatın tek anlamı 'özgürlük' benim için. 1000kitap.com/blackgreen54 : Tanımak; kendimi, O'nu, evreni, insanları. Anlamak; kendimi, O'nu, insanları... Öğrenmek, üretmek. Hayatımın anlamı bu. Aynı zamanda korumak ve iyileştirmek. 1000kitap.com/HALLO_WEEN_ : Uzun bir süre bunu düşünmüştüm aslında. Cevabın tam olarak ne olduğunu bilemiyorum ancak zamanı geldiğinde günlüğüme şu satırları yazmıştım: "hayat hep bir dalımı kırıyor. Tutunduğum dallara tek tek göz dikmiş durumda. Yaşam ağacına maymun gibi değil de merdivenle tırmanmak hayali uyanık insan rüyası :) Hiçbir şey hayatta o kadar kolay elde edilmez. Bir savaş vermemiz gerekir gerçek anlamda tutunacağımız şeyler için. Evet; hayat bütün dallarımı tek tek kırıyor ancak an geliyor. Mesela o an "şu an".. hayatımın en bunaltıcı dönemini yaşadıktan sonra ben yine yaşadığımı hissediyorum. Hayat bana kırdığı dallar yerine yeni, farklı, apayrı dallar veriyor tutunacak. Ve ben bu dallara her kırılan dalın üstüne yaşanmışlıklarla daha bilinçli bir şekilde tutunuyorum. Ben galiba her şeye rağmen yine de yaşamak istiyorum. Gerçek anlamda korkusuzca yaşamak istiyorum. Biliyorum artık.. hayat "şu an" bana verdiklerini de benden alacak ve benim yine tutunacak bir dalım kalmayacak. Ancak yine de o dalı bulacağım." Düşündüm de sanırım o anlamı biliyorum. O anlam galiba "ne olursa olsun tutunabilecek bir dal bulmak" :D 1000kitap.com/sevvall___ : Konuyu ilk başta genel olarak ele alırsak hepimizin en büyük arayışı Allaha inançta olmalı ne demiş yüce yaradan ayeti kerimesinde ► “Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (23/Mü'minûn 115)... Yani demek istediğim benim en büyük gayem Rabbime geri döndürüldüğümde mahçubiyet hissetmemek, alnımın teriyle kulluğumu yerine getirdim ve şu an içim rahat bir şekilde karşındayım diye bilmek...Ama kulluğumuzu yerine getiriken dünyevi arayışlarımızda olacaktık muhakk.Benimse bu dünyevi arayışımın temelinde sevgi var özelliklede çocuklara karşı çünkü en çok onların sevilmeye ihtiyacı var temiz, saf, içten bir sevgiye... 1000kitap.com/pozdnisev : Durmadan ileri gidip, bilinmezlikleri çözmektir amacım. Bunu kolaylaştırması için erdemli olmayı mantıklı buluyorum. İnsanlarla gerçek sevgi bağı kurmak da dünya için çok güzel bir şey. 1000kitap.com/sehinsahahah : Aslında mutlu olur muyum bilmem ama bir gün çocukların evine ekmek götürmek yerine parklarda oyun oynadığı, anne babaların hem çalışıp hem de ailelerine zaman ayırdığı, gençlerin gelecek için umutla çalıştığı, siyasetçilerin olmadığı( olurlarsa da dürüst olduğu), insanların anlayışla birbirleriyle geçindiği, şirket ve holding sahipleri için yırtınan insanların olmadığı ve benim de artık böyle toplumsal bir sorun yüzünden geceleri uykumun kaçmadığı, yaptığım şey yüzünden faydalı olduğumu bildiğim bir davayla yaşayıp gitmek. Sanırım benim de mutluluğum bu. 1000kitap.com/seheris : Hiç konuşmayan bir çocuğun ilk sözcüğünde, içi gülen gözlerinde, gülümseyişlerinde, kahkahalarında, oyun oynamak için beni tutup çekiştiren minicik ellerinde, bazen cevaplamakta zorlandığım sorularında, Seher diyen seslerinde, onlara ses olabilmekte buluyorum mutluluğu. İyi ki dil ve konuşma terapistiyim, iyi ki hayatımda çocuklara yer var ve iyi ki hayatımın anlamını bulabilmem için bana yardım ediyorlar. 1000kitap.com/PinarrG : Bir çocuğun bana baktığın için, iyileştirmeye çalıştığın için teşekkür ederim hemşire abla dediği anda hayat öyle bir anlam buluyor ki... ️ 1000kitap.com/melekinann : Kitap okumak ve okutmak. Önceliğim bu. Çünkü kitap okumayan bir toplum, toplum değildir. 1000kitap.com/FatmaErarslan : Belki dünyada var olan hiçbir şeyin bir anlamı yoktur, olması gerektiği için olmuştur hepsi bu. Belki de yaşamı tüm anlamsızlığıyla kabullenmekte saklıdır anlamların en derini.Beni neyin mutlu edeceğini düşünerek geçireceğim vakti ziyandan sayarım yani bunun üzerine pek kafa yormam. Bazen bir çamın gölgesinin uzayışını seyretmekte olabilir mutluluk, bazen bir kedinin senden korkmayışında, bir çocuğun yoğurda bulanmış suratını görmektedir belki. Uzun bir yola çıkmakta, eskimiş bir kitabı koklamakta ya da sırtının kaşınan noktasına yetişebilmektedir ne bileyim. 1000kitap.com/Svvld : Açıkçası hâlâ kendimi tanıma aşamasında olduğum için henüz net bir cevabım yok. Beni gerçek anlamda neyin mutlu ettiğini, hayatın anlamını ve kendim hakkında daha birçok soruda arayış içerisindeyim. 1000kitap.com/_Bibliyomann_ : Hayatta bazen en basit ve küçük gibi görünen şeylerde bile mutlu olmayı başarabiliyoruz aslında. Bu yüzden kendi fikrim olmakla birlikte şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki mutluluk; hayata, olaylara ve olgulara nasıl yaklaştığımızla ilgili bir şey. Hayata pozitif bakabildiğimiz sürece mutluluk da kaçınılmaz olacaktır diye düşünüyorum. Beni en çok neyin mutlu edeceğine gelecek olursam da buna cevabım sanırım hiç kuşkusuz zamanla kendimin birçok alanda gelişip olgunlaştığını yani azmimle istediğim birçok şeyi başardığımı görebilmem olur. Ve tabii yavaş yavaş topluma ve her şeyden önce yakın çevreme gerçek anlamda fayda sağlayabildiğimi hissedebilmem beni tarifi kolay kolay yapılamayan bir mutluluğa kavuşturur. 1000kitap.com/Raifefendi27 : Her gelenin bakıp geçtiği bu dünyada, sıradan bir bakıp geçen olmak istemiyorum. Geriye dönüp baktığımda yapmak istediklerimi yapmış olmak,yapmadığım şeyler için pişman olmamak istiyorum. Genel anlamda hayatın anlamı,tek gayem budur. 1000kitap.com/melioristz : Kötü deneyimlere maruz kalmış çocukları, ileride kişiliklerinde derin yaralar açmadan kurtarmak istiyorum. Hiç bir insan çocukluğunda yaşadığı negatif duyguların sonucu olarak yetişmemeli... Gayem geleceğimize ufak da olsa iyi bir etki bırakabilmek. Bu dünyadan ayrıldığımda O'nun karşısına rızasını kazanmış biri olarak çıkabilmek. 1000kitap.com/aynisah : Hakikat arayışında olmak... Bu arayış içinde kimi zaman kitaplara sığınmak, kimi zaman acılara... Ama Frankl gibi sonunda kavuşacağıma inandığım bir umudun peşinde hayatta kalmaya çalışarak yaşamak... 1000kitap.com/gayeyslyrttr : Anlamımı anlamımı aramaya devam etmekte buluyorum. Bunu aramayı durdurunca anlamımı yitireceğimi biliyorum. Anlamımsa; şimdiye kadar bulduğum kadarıyla, iyi gelebilmekle şekilleniyor. İnsanlara, hayvanlara, doğaya, çok sonradan fark etsem de ‘kendime’ iyi gelmekle. Anlam dediğimiz şey her geçen gün büyüyüp, büyüdükçe farklılaşıyor. Ama bildiğim tek şey var, hayatta birilerine ve bir şeylere iyi gelebilmek beni anlam arayışımda mutlu bir gezgine çeviriyor. Manevi mutluluklar besliyor beni diyebilirim. Her ne kadar hayat çok acımasız ve zor olsa da bu tür maneviyatlar sığınak oluyor kendime ve kendim de bana. Bu zor soruya böyle cevap verebilirim kısaca. 1000kitap.com/Lufit : Maddi ( tıp öğrencisi olarak kadavra incelemek, ülkeyi ve dünyayı gezmeye çalışmak, yeni bir dil öğrenmek...) ve manevi ( kitap okumak, film izlemek, aşık olmak...) deneyimler edinerek ve tabii ki bu deneyimler üzerine düşünerek :) 1000kitap.com/rodian : Kendimi tanımak, öğrenmek.. keşfetmek; gözün görebildiği, aklın kavrayabildiği ne varsa deneyimlemek.. gelişmek ve geliştirmek.. var olmak.. en son neticede huzurla; "yaşadım" diyebilme umudu.. 1000kitap.com/ufukkk35 : Belki de yaşamın anlamı bir anlamı olmamasındadır. Çok ulvi, çok yüce bir anlam arıyoruz.Yaşam için bulduğumuz cevaplar bizi tatmin etmiyor, daha büyük bir şey olmalı bu kadar basit olmamalı diyoruz. Sınavda kolay bir soru gördüğümüz zaman altında bir bit yeniği arayıp yanlış şıkka yönelmemiz gibi belki de kendi içimizde buluyoruz ama daha sonra bu cevap bizi tatmin etmiyor, ve farklı yanılsamalara yöneliyoruz, yaşamın anlamı nedir? diyerek insanlık için ortak bir doğrumuz yok maalesef ama herkes için ortak bir şey var onu biliyorum, yaşamak "hissetmektir." 1000kitap.com/garipokuyucuu : İnsan hayatta sabit ve belirli bir anlam bulması mümkün değildir. Hayat içerisinde anlam sürekli değişime uğramaktadır. Bulduğumuz anlamın uğruna yaşarken, karşılaştığımız birtakım sorunlar anlamın değişmesine sebep olabilir. O yüzden hayatımın anlamını henüz bulmuş değilim. 1000kitap.com/esraorhan955 : Hayatın anlamı bana göre kendini gerçek anlamda gerçekleştirmek, kendi kendine yetebilmek, beklentisiz ,başkalarının düşüncelerini umursamadan kendi ışığınla yaşayabilmek ve bu ışıkla önce kendine daha sonra da başkalarına yardımcı olmak. Çok kolay gibi geliyor ama benim daha çok yolum var gibi geliyor bazen. 1000kitap.com/Hqunes_ : Cehaletle mücadele etmekte.. Çünkü tüm kötülükler cehaletten beslenir. Şayet kötülüğün bu kaynağı azaltılabilirse çoğu sorun kendiliğinden ortadan kalkacak, Yeryüzü daha yaşanası bir ortam haline gelecektir. 1000kitap.com/sgncr : Çok geç fark ettim kitap okumanın insana huzur verdiğini her gün kitap okumaya çalışıyorum.Kitap okumadan önce kendimi tanımıyordum ne yapmak istiyorum neyi seviyorum hiç bilmiyordum bir şeylerin farkına vardım ve artık kendim olmak istiyorum. Ayrıca eskiden bir tek ben kendime yeterim sanıyordum etrafımdaki insanlara çok fazla anlam yüklemeye güvenmeye gerek yok sanıyordum ama anladım ki birey olmak için önce biz olabilmek çok önemli! Herkese tavsiye ediyorum okuyun okutun! 1000kitap.com/ZEYNE_P_ENYEZ : Ailem ve dinim benim vazgeçilmez mutluluğumdur. Ibadetlerimi yerine getirdiğimde çok mutlu oluyorum içime huzur geliyor. Hayatta bir çok engelle karşılaşıyoruz bazen mutlu bazen üzgün ama ibadet ettiğimizde hep mutlu oluyoruz değişmeyen tek mutluluk. Merhametli insanlar yardıma muhtaç olan insanlara yardım ettiği zaman, arkadaşlarımla takılmak yerine kitaplarla takıldığında, hayvanlar insanlardan zarar görmeden yaşayınca, ablamla sohbet edince, Barış Manço Cem Karaca Erkin Koray dinleyince, İstiklâl Marşı okuyunca beni mutlu ediyor. Mutluluk tek bir yerde değil her yerdedir ve mutlu olmak için hayata iyi yönden bakmalıyız. 1000kitap.com/hodinur : Çok naif bir paylaşım, yorumları okudukça anlamlandim. Ben de her şeyde bir mana arayanlardanim. Yaşadığımı yaşayıp geçmek istemiyorum ; gördüğümü, hissettigimi , kokladığımı hepsinin üzerine düşünmek manasını çözmek istiyorum. Bu anda burda bu şekilde oluşumun bir anlamı var biliyorum diyorum içimden ve kendimi en çok bu içimden geçenlerden sorumlu hissediyorum herkesten saklanabilecek belki kendinden bile ama Var edeninden asla. Şükranlarımla :) 1000kitap.com/esradogan1 : Benim yaşam amacım sürekli olarak öğrenmek . Bu öğrenme her konuda olabilir örneğin yeni bir şarkı, yeni bir film , yeni bir kitap , yeni bir yer , yeni bir insan , yeni bir saç şekli... Yeter ki dünkü Esra ile bugünkü Esra'nın bildikleri birbirinin aynı olmasın. Yeni bir şey öğrenmediğim bir gün benim için boşa geçmiştir. 1000kitap.com/beyaz_kargaa : Daha bulamadım, hâlâ arıyorum. 1000kitap.com/taha20 : Beni ne mutlu eder bilmiyorum. Kronik mutsuzluğum var. Hayattaki amacımı, ne için yaşadığımı, ne için mücadele ettiğimi bilmiyorum. 1000kitap.com/Hqunes_ : Cehaletle mücadele etmekte.. Çünkü tüm kötülükler cehaletten beslenir. Şayet kötülüğün bu kaynağı azaltılabilirse çoğu sorun kendiliğinden ortadan kalkacak, Yeryüzü daha yaşanası bir ortam haline gelecektir. 1000kitap.com/gunselicin : Hayatımın anlamı öğrenmek, gelişmek, değişmek. Bilgi öyle derin bir okyanus ki ucu bucağı yok ve öyle bir su ki içtikçe susuzluğum artıyor. Bir şeyler öğrenmek, öğrendiklerimi paylaşmak, iyiliğin bir parçası olmak, işe yaramak, bir canlıyı bir anlığına da olsa mutlu kılmak. Kısacası insan olmanın bilinciyle, vicdanımın sesiyle yaşamaya çalışıyorum. Her yeni öğrendiğim şey beni mutlu kılıyor. Ben hazzı tranqulitasta buldum. Betituta gibi bir hedefim yok ;) 1000kitap.com/zeyozdmr : Gerçek bi şeyler yapabilmek. Henüz tanımını yapabilmiş değilim ama bir gün arkama dönüp 'ben bunu yaptım' dediğimde her şeyin anlam kazanacağını biliyorum. 1000kitap.com/Wanderlust__ : Ben hayatın anlamını huzurda arıyorum. Ne kadar huzurluysam o kadar mutluyum. O huzuru da en çok ailemle olduğumda, doğada ve gezdiğimde hissediyorum. Çünkü gezmek yeni şeyler öğrenmek demek benim için. Huzur doğada diye düşünürüm zaten hep, az insan çok huzur. Bazen bir hayvana sarılmak da huzur depolayabiliyor. Enerjisi kötü insanları da kendimden uzak tutuyorum. Kendi içimi ne kadar doldurursam (gezerek, okuyarak, araştırarak) o kadar iyi hissediyorum, ve öğrendiklerimi çevreme, öğrencilerime aktarmayı seviyorum. Gençleri aydınlatmak, geleceğe ışık tutmaktır. 1000kitap.com/furkaneker : Hayatımın gayesini bana hayatı veren Hayy-ı Kayyum belirlemiş. Beni hadsiz kabiliyetlerle donatıp, bu dünya misafirhanesine imtihan için göndermiş. Tıpkı bir çiftçinin tohumu toprağa ekmesi gibi, Rabbim de beni bu dünya tarlasında ek­miş ki, ebedî âlemde daimi mahsulât vereyim. Bana düşen, kabiliyetlerimi dünyevi gayeler ve nefsanî arzular yolunda harcayıp ebediyen yok etmek yerine, onları İslamiyet suyu, imanın nuru ve ibadet toprağı altında inkişaf ettirmektir. Rabbimin rızasına uygun hayat yaşadığımda hem bu dünyada hem de ebedî âlemde hakiki, safî ve daimi saadeti bulacağıma inanıyorum. Allah’a ve ahirete iman sayesinde her şeyde bir mana ve güzellik bulduğum için her halükarda üstüme düşeni yapıp, kalben huzuru yakalayabiliyorum. 1000kitap.com/Sevcan_Yoruk : Allah'a olan inancım ve kesinlikle kitap okumak(Bazen her şeyi bırakıp O'yu aramaya Hakkâri'ye gitmek istiyorum ya da Kars'a gidip Ka'nın geçtiği sokakları dolaşmak istiyorum. Hakan Günday'ın yakasına yapışıp Kayra'ya ne yaptığını sormak istiyorum... 1000kitap.com/btl_brbr : Gönlüm Allah'ı ararken huzur buluyor. Amacımve hayatımın anlam bulduğu güzellikler şunlar : güzel bir ömür geçirmek . İslamiyet'i yaymak. İnsanlara faydalı olabilmek. Zaten başka nasıl geçer ki bu ömür ? 1000kitap.com/_kitap_kurdu__ : Dünyalık zevklerim arasında en çok mutlu etmek mutlu ediyor beni sanırım. Bir başkasının yüzündeki tebessümün müsebbibi olmak. Özellikle de bir çocuğun... Bunun için için mi yaşıyorum? Tartışılır. Ama galiba hayatta olduğum sürece yapmaktan sıkılmayacağım bir şey bu. İnsanların hayatlarına dokunmak, mutluluklarına vesile olmak... 1000kitap.com/cemil_dedeoglu : Gün içinde ne sıkıntılar yaşasak da sonunda kalemi güçlü bir yazar ile baş başa kalıp hepsini unutuyoruz ya, bence bu hayattaki en güzel duygulardan biri. 1000kitap.com/karlmarxin_ciragi : Ne kadar anlam yüklersem yükleyeyim bilirim kader beni başka yöne çöker. Bu yüzden beyhude dolanıp,divane gezmek tercihimdir. 1000kitap.com/E_e_Bilgin : Öğrencilerimle, çocuklarımla, çevremdeki insanlarla bağ kurup, onlara değerli olduklarını hissettiriyorum. Böylece potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı oluyorum. 1000kitap.com/Bayg : Yaşamın anlamı bulamayacağını bildiğin halde arayışı bırakmamaktır. Aksi takdirde bir anlamsızlık hakim olur yaşama. 1000kitap.com/banuseyrek : Sevdiğim bir yerde, iyi hissettiğim insanlarla kaliteli bir seyler yaptığım zaman bu hayat cok tatmin ediyor beni. Tek amacım ait olduğum yeri tam anlamıyla bulabilmek. 1000kitap.com/furyildiz : Üretmek kendimi iyi hissettiriyor. Bu yazma çabası da olabilir, bir tasarım, bir çizim yapmak da; hatta bir video oyununda ilerlemekle. Sonrasında ürettiğim bu şeyleri savunmak. Çünkü ürettiğim şeyler öznel ve her birinin manasını her insan kavrayamaz. Bunların hepsini yaşamımı ilerletmek için yapıyor olsam da yaşadığımı hissettiren şey zaten kitabın isminin ta kendisi. Arayış içinde olmak. 1000kitap.com/atikenur : Bu konuyu dini karıştırmadan objektif bir bakış açısı ile değerlendirmek istiyorum. Zira İnanç herkesin Allah ile arasındaki bir muhabbettir ve bugün bir çok kişi İslam'ı ve diğer dinleri anlamadan yaşadıkları için de yanlış algı oluşturuyorlar. Beni en çok, olumlu, faydalı hedefleri olan, çalıskan, azimli, güçlü, cesur, üreten ve öncü olabilmek duygusu mutlu ediyor.. 1000kitap.com/znisaa : Her çocuğun değer görebildiği bir toplum oluşturmak ve bu amaç için hayatını vakfetmek. Bireyin kendini keşfedebilmesi için okuma ve eğitimin önemini anlamalarını sağlamak. Kitabı okuduğum zaman da bu düşünceleri yoğun olarak hissetmiştim. Geriye kalan ömrüm boyunca da bu amaç için çalışıp o şekilde ömrümü sonlandırmak da en büyük amacım diyebilirim. 1000kitap.com/jiyanbakis : Ben bu hayatta tam olarak ne yaptığıma karar vermedim ama şu anki amacım diğer insanların ne düşüneceğini kafama takmadan gerçekten istediğim olanı bulmak istiyorum. Şu anlık kitap okumanın benim birinci amacım olduğunu söyleyebilirim. 1000kitap.com/turtlekassiopeia : Benim anlam arayışım dünyadaki varlığımla ilgili. Bazen bu konuda çok dibe batabiliyorum. Kendimi bu dünyada hiçbir rolüm yokmuş gibi hissediyorum. Ama yeterince çalışırsam benim de bir rolüm olabilir. Bunun için uğraşmaya başladım. Umutsuzluğa yer yok. 1000kitap.com/aysese : Akışta arıyorum, her an ve her yerde. 1000kitap.com/KeskeFreudunAdamiOl... : Aranızdan birçoğu hemen hemen aynı cevapları vermiş.Aslında sık sık hatırıma gelen bir soru bu, insanı bazen içtiği birkaç yudum su,bazen de sevdiği bir yemeği yemek bile mutlu edebiliyor ama genel anlamda kendi açımdan beni en çok sevdiğim insanlardan aldığım bir övgü, okuduğum bir kitapta kitabın yazarından aldığım bir tavsiyeyi gerçek hayata uyarlayarak bu tavsiyeden faydalanmak, sevdiğim insanlarla keyifli vakit geçirmek, hayvanlarla ve bitkilerle vakit geçirmek, kısa veya uzun vadeli bir hedefimi gerçekleştirmek ve benzeri diyebilirim. 1000kitap.com/Eswed : İnsan yaratıcısını, Rabbini arayarak anlamı bulabilir. Burada bize en büyük örnek hz İbrahim'dir. Onun anlam arayışı en temel sorular olan; ben kimim? Nasıl varoldum? Yaratıcım kim? Ve ne için yaratıldım? soruları ve arayışıdır. Bu sorular bizim yoktan varolmadığımızı, bir amaç için hayatta olduğumuzu gösterir. Hiç kimse başı boş yaratılmamıştır. İnsan ancak yaşamın anlamını bu sorularla ve bu sorulara cevap arayarak bulabilir, bulmaya çalışmalıdır... Benim 'anlam arayışım' ve yaşamı anlamlandırmam bu şekilde. 1000kitap.com/sanha : pek bi arayışım yok sanırım ya da ben daha bulamadım. sadece sessizce yaşamak istiyorum. 1000kitap.com/polycephaly : Ben gittikten sonra benden daha büyük bir külliyat bırakmak isterdim. Yazdıklarım benden daha canlı, benden daha zeki, benden daha değerli olsun. Ve mümkünse benle benzer sorunlar yaşayan uzak bir zamandaki, hiç görmeyeceğim insanlara yollarını çizmekte yardımcı olsun bunlar. Hayatla başa çıkamadıklarını düşündüklerinde beni aynı yolun sonunu getirebilmiş görüp, umutlu kalmayı başarabilsinler. Bir nevi yaralı ruhların şifacısı, bir hekim olmak uğruna yaşamak istediğim şey. 1000kitap.com/zeynepbasan : Beni mutlu eden şey emeğimin karşılığını almak. Ter döküp çabaladıktan sonra hedefime ulaştığımdaki mutluluk. 1000kitap.com/Otlsaysn : Kadinlara çirkin yakıştırmalar yapan tüm zirvalikları, zihniyetleri temizlemek olurdu ve işte o zaman ben, ben olurdum. 1000kitap.com/M_M_A : Budur dediğim her arayış sonunda bulduğum ya da yarattığım her anlam için sürekli bir şüphe duyarak ve yaşamın sırrına bir gün ereceğimi umarak, günaha bata çıka arayışa devam etmekte. 1000kitap.com/DX3906 : Varoluşumuzun bir kutsallığı yok çünkü hayatın bir anlamı yok. İnsan zihninin kavrayamadığı bir zamansal sonsuzluk içindeki rastgelelerin bir türüyüz. Sahip olduğumuz anlamlı şeyler şimdiki zaman ve benlik. Bunları kıymetsiz hale sokan insanlardan uzak bir yaşam sürmek beni huzurlu yapıyor. Bunu bisikletimle becermek ise acayip mutlu yapıyor. 1000kitap.com/_SNA : Ben matematik problemi çözerek ve kitap okuyarak mutlu oluyorum. Sıkı bir arkadaşım hiç olmadı. Sanırım bunda da benim hatam var. İnsanlarla düzgün iletişim kuramamam benim hatam. Aslında söyleyeceğim çok kelime var ama kimseyle konuşmuyorum. Dışarıdan sinirli ve beyinsiz biri olarak gözüktüğümü düşünüyorum. Ama matematik problemleri çözdüğümde mükemmel bir şey başardığımı düşünüyorum ve mutlu oluyorum. Kitap okuyorum çünkü oradaki karakterlerle mutlu oluyorum. Biraz saçmaydı ama olsun benim için hayatımın anlamı bu. Söyleyeceğim bu kadardı. Abartılacak bir yaşamım yok. 1000kitap.com/flower_0000 : Hayatın anlamını kitap okumakta ve hayata bakış açımda arıyorum. Kitap okurken olduğumuz dünyadan farklı dünyalara gitmek, farklı hayallere dalmak ve yaşadığımız dünyadan birazcık da olsa uzaklaşmak beni en çok mutlu eden şey. Ve tabi ki de, bana verilen bu ömrü doyasıya yaşamak, daha çok insanın kitap okumasına vesile olmak. 1000kitap.com/Dukkkha : Kendim için hiçbir zaman mutluluğu aradığımı hatırlamıyorum. Çünkü biliyorum ki mutluluğa doğru bir adım beni 2 adım mutsuzluğa çekecektir. Bu paradoks bana ilerlemeye ve kazanımlara önayak oldu. Kısacası en iyi mutluluk, onu aramadan ona sahip olma düşüncesine sahip olmaktır. 1000kitap.com/ireminci : Beni en çok mutlu eden eylemler dilsiz yavrulara, hayvanlara yardım etmek sanırım. Onların mutlu olduğunu görünce içim içime sığmıyor. Şu insanların kötüleştirdiği dünyada onların en iyisini hak ettiğini düşünüyorum ve bunun için çabalıyorum. İkinci mutlu eden şey de kendimi tanıyıp geliştirmeye çalışmak olabilir. (kitap okumak, film izlemek, müzik dinlemek...) 1000kitap.com/zeynepbasan : Beni mutlu eden şey emeğimin karşılığını almak. Ter döküp çabaladıktan sonra hedefime ulaştığımdaki mutluluk. 1000kitap.com/ebru7891 : Aşk. 1000kitap.com/gamzemunevver : Var kelimesi sadece bir oluşum degil, var olabilmek ve bu varlığını koruyabilmek için amaçları hayalleri ve hedefleri olan onca yorum okudum. Herkesin bir hikayesi ve varoluş sebebi olduğuna inanıyorum... minicik bir eylem bile kocaman bir dağ oluverir. Sen toprağı sularsın o toprak gün olur meyve veren bir ağaç sunar sana. Doğanın ve insanlığın düzenli bir parçası olmak seni anlamlandırır. Yakmayan, yıkmayan, katletmeyen , kendini bilgi ve iyilikle büyütüp yoluna çıkanlarla çoğalmak ve katlanarak çoğalmak iyileşmek ve iyileştirmek amacı hayali ve umuduyla bu anlamlı paylaşıma bir yorumda benden olsun... 1000kitap.com/elftmrr : Aslında mutluluk çok yakınımızda, mutlu olmak için bir sebep olmamalı bence. Ama ne mutlu eder sorusuna cevabım;kitap okumak, ekonomik özgürlüğümü elime almak, ailemle beraber olmak vs. Bunun gibi çok şey sayabilirim. O yüzden mutlu olmak, zor değil. 1000kitap.com/rihtimavarmayancese... : Hayat; ıssız bir su vadisinde Bilinmez bahislerle örülü şu kümeste Askıya alınan arayış bulgusudur Pervasızca dönen dünya ruletinde. Bu arayışın da sonu yok gibidir Aşınır adem bir kaya rutubetinde Artık o bir umut katliamıdır Tekrar edilen geçmiş döngüsünde. Çünkü ebedi bir hayat uğruna çıkılan yoldur Kukla bulgular; bir oyun gibidir, Adı yaşamaktır, Ölümse oyunun sonu. 1000kitap.com/Siarnaq : Sevilmek, verdiğim değerin ve sevginin karşılığını almak, gülümseyebildiğim canlı kadar karşılığında gülümseme kazanmak... 1000kitap.com/nazlihuseyzade : Mutluluk inanın bana gülümseyişde saklıdır. Bu bir bebeyin de ola bilir, bir annenin de, sevdiyiniz adamın ve ya kadının da. Benim mutluluğum gördüyüm kalpden gelen tebessümdedir.
1
...
770 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.