ÇİMEN DEMİR, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

İnsan yalnız başkalarına karşı değil, kendine karşı da akıl ermez olabilmeli. Kendimi inceliyorum; bundan yorulunca, zaman öldürmek için bir sigara yakıyorum ve düşünüyorum; Tanrı bilir, yaradanım benimle ne demek istedi, veyahut benden ne ortaya çıkaracak, diye düşünüyorum.

Ömründe bir kere de olsa sormamış bir insan var mıdır acaba kendine; ”neden varım, Tanrı bu dünyaya beni neden yolladı, amacım ne?”

İnsanın varoluşunu sorgulaması hayattaki gerçek acılardan biridir ve bunun cevabını bulmaya adayan kişiler acı çekmekten, kaygı duymaktan ve yalnızlıktan kurtulamazlar. SØren Kierkeegaard da bu insanlardan sadece biridir.
Hayat nasıl da boş ve anlamsız. Birini defnediyorsunuz; toprağa yolcu ediyorsunuz, üzerine üç kürek toprak atıyorsunuz; faytonla gidip, faytonla eve dönüyorsunuz; önünüzde uzun bir hayat var diye kendi kendinizi avutuyorsunuz. 7×10 yıl ne kadar uzun ki? Neden her şeyi bir kerede halletmiyorsunuz, niçin orada kalıp, birlikte mezara girmiyor, felaketin kime çarpacağına dair kura çekmiyorsunuz, bir evvel ölenin üzerine üç kürek toprak atacak son yaşayan kişi olmak için?
Ve elbette hepimizi bekleyen amansız son, ölüm! Belki de yeni bir başlangıçtır bizim beklediğimiz. Nasıl da mağrur yürüyoruz toprağın üzerinde öyle değil mi? Bir ölümlüyü gömen diğer ölümlüler olarak sizce de fazla boş ve fütursuz yaşamıyor muyuz yerküre üzerinde? Bu sorgulamayı yapan Kierkegaard için de boş ve anlamsız kalıyor hayat ve ömrümüzün ne kadar kısa olduğunu bir kez daha hatırlatıyor bizlere.

Aforizmalar, Soren KierkegaardAforizmalar, Soren Kierkegaard

Damla damla oluşuyor hayat Ölüm kımıl kımıl Duymak kolay Anlatmak değil..

Resul, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Ehl-i îman için ölüm, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir; hem dünya meydanındaki imtihanda, tâlim ve tâlimat olan ubûdiyetten bir paydostur; hem öteki âleme gitmiş yüzde doksandokuz ahbâb ve akrabâsına kavuşmak için bir vesiledir; hem hakikî vatanına ve ebedî makâm-ı saâdetine girmeye bir vâsıtâdır; hem zindân-ı dünyâdan bostân-ı cinâna bir dâvettir; hem Hâlık-ı Rahîm'inin fazlından, kendi hizmetine mukâbil ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ahmet Leman, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Dersimiz hayat, kardeşimiz ölüm

Ölüm Bir Skandal, Haydar Ergülen (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Ölüm Bir Skandal, Haydar Ergülen (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)
heysem, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Hayat, ölüm, aşk, merhamet ve özlem.. müzikle duyulabilir. Çünkü müzik sayesinde, bilinç sahibi olduğumuzdan beri ve tarihimiz boyunca elde etmek için mücadele verdiğimiz hürriyetin en yüksek derecesine ulaşma imkânı verilmiştir bize. Hürriyetin bu yüksek derecesine başka hiçbir şeyle ulaşamayız. Her yüzyıla özgü dogmaların ötesinde sürekli olarak geleceğe uzanan ve ulaşan tek şey müziktir... Kelimelerle ifade edemediğinizi onun duyurabilmesi de bundandır.

Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 87 - Epub)Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 87 - Epub)
sierva maria, İvan İlyiç'in Ölümü'ü inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Bu kitap hakkında yazacağım satırlarca cümlem yok. Keşke olsaydı. Konunun başlı başına ölüm ve hayat arasındaki o ince çizgide olması, insanı okurken kendini sorgulamaya, yaşamın ve ölümün zaten herkesin bildiği fakat kimsenin üstünde dakikalarca bile düşünmek istemediği “yakınlığı” ve “gerçekliği” olmasıdır. Buna maruz kalındığın da insanı ne şekilde düşündürtüp, hissettirdirebileceğini Tolstoy’un güzel uslübundan okuyabilirsiniz.