• Platon'a iki soru sormuşlar.

    Birincisi ; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir ? " 

    Platon tek tek sıralamış :
    - Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler... 
    - Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler...
    - Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar... 
    - Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler...

    Sıra gelmiş ikinci soruya ; "Peki sen ne öneriyorsun?" 
    Bilge yine sıralamış ;

    - Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır...

    - Önemli olan; hayatta "en çok şeye sahip olmak" değil, "en az şeye ihtiyaç duymaktır.
  • "Hayatta en önemli şey nedir? Açlık çeken bir ülkede birine bu soruyu sorarsak cevap “yemek” olacak. Donmakta olan birine aynı soruyu sorarsak cevap “sıcak” olacaktır. Kendini yalnız ve çaresiz hisseden birine soracak olursak cevap mutlaka “diğer insanlarla beraber olmak” olacaktır. Ama bütün bu  ihtiyaçlar giderildikten sonra, bütün insanların ihtiyacı olan bir şey var mıdır hala ? Filozoflar buna evet diye cevap verirler. Onlara göre insanlar sadece ekmekle yaşayamazlar. Tabi ki bütün insanlar yemek yemelidir. Ayrıca sevilmeye ve ilgi görmeye ihtiyaçları vardır. Ama bütün insanların ihtiyacı olan bir şey daha vardır: Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek."

    Kendini bilme, hayatını daha iyi idare etmenin, başarı ve mutluluğa giden yolun anahtarıdır.
  • Bu hayatta kendi irademle yaptım diyebileceğim tek şey var. Bunun dışında ne yaparsam yapayım, sadece seçeneklerden biri olduğu için, sunulmuş olduğu için seçtiğimi düşünürüm. Hayatımda aldığım en ciddi kararlar bunların başında gelir. Mesleğim, işim, eşim, çocuğum, anam, babam, memleketim, inancım, inançsızlığım, zevklerim, fobilerim… Hepsi bana sunulmuşlardır. Benim bu hayatta, böyle olmasını istediğim için böyle oldu diyebileceğim tek şey var.

    Onun ne olduğunu sözle değil eylemle yaparsam ancak anlam kazanır. Anlam kazanırmış, anlam kazanmak nedir ki, yazdıklarını birileri okuyacak zannediyorsun, ya da okursa mantıksız gelmesin diye kıvranıyorsun. Senin ne düşündüğün, nasıl düşündüğün, düşündüklerinin ne kadar anlamlı olduğu kimin için önemli ki! Sen neden bunun önemli olmasını arzuluyorsun? Her şeye bir anlam kazandırmak zorunda hissediyorsun kendini. Yaptığın her işin bir anlamı mı olmalı? Kime göre? Sana göre mi, anlamlı gelmesini isteğin kişilere göre mi? Sen değil misin insanların yaptığı her şeyde bir anlamsızlık bulan.

    İnsanlar, yaptıkları kendilerine anlamsız gelseydi yapar mıydı? Demek ki senin anlamlarınla diğerlerinin anlamları arasında bir fark var. Demek ki sen anlam kazandırmaya çalıştığın eylemler ve söylemlerle kendince anlam arıyorsun. Yoksa sana anlamlı gelen şeyler başkaları için zaten anlamsız senin gözünde. Sen ve diğerleri, diğerleri ve diğerleri, diğerleri ve senin gibiler. Sizin gibiler ve onlar gibiler. Ne kadar çok sınıfa ayırıyorsun, sanki o kadar bol çeşit varmış gibi. Hepiniz aynısınız. İnsanlar işte, sadece insanlar. Kadın, erkek bile değil, büyük, küçük bile, güzel, çirkin, iyi, kötü, çalışkan, tembel de değil, sadece insanlar. Hepiniz aynı bokun farklı renklerisiniz. Kiminiz kendini ya da kendine yakın olanları iyi, diğerlerini kötü olarak tanımlıyor. Kimileri cinsiyetlere göre sınıflıyor. Hepiniz biraz kadın, biraz da erkeksiniz. Alayız bolca kötü, korktukça iyisiniz. Hepiniz çirkin, hepiniz tembelsiniz. Kendinizi ne zannedersiniz? Yaptığın hiçbir davranışın sebebini bilmiyorsunuz? Nefes almak bunların en başında geliyor. Neden nefes aldığınız bilmeden yıllarca hiç vazgeçmeden, ara vermeden, durmaksızın, farkında bile olmadan nefes alıp veriyorsunuz. Hiç düşündün mü, neden bu işi hiç durdurmadığını, neden hiç ara vermediğini, niye bu eyleme bir son vermediğini düşündün mü? Ölmek diyorsun sanki duyuyorum seni. Ölmek ne? Yaşamanın ne olduğunu biliyor musun ki, ölümden korkarsın. Ölümün ne olduğunu biliyor musun? Bilemediğin şeyden mi korkuyorsun, onun geleceğini kabul ediyorsun ama sen ona gidemiyorsun. Demek bu yüzden nefes alıp veriyorsun. Ne olduğunu bilmediğin şeyden korktuğun için.
  • Platon'a iki soru sormuşlar.

    Birincisi ; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir ? " 

    Platon tek tek sıralamış :
    - Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler... 
    - Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler...
    - Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar... 
    - Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler...

    Sıra gelmiş ikinci soruya ; "Peki sen ne öneriyorsun?" 
    Bilge yine sıralamış ;

    - Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır...

    - Önemli olan; hayatta "en çok şeye sahip olmak" değil, "en az şeye ihtiyaç duymaktır.
  • “Hayatta en önemli şey nedir? Açlık çeken bir ülke birine bu soruyu sorarsak cevap “yemek” olacak. Donmakta olan birine aynı soruyu sorarsak cevap “sıcak” olacaktır. Kendini yalnız ve çaresiz hisseden birine soracak olursak cevap mutlaka “diğer insanlarla beraber olmak” olacaktır. Ama bütün bu ihtiyaçlar giderildikten sonra, bütün insanların ihtiyacı olan bir şey var mıdır hala ? Filozoflar buna evet diye cevap verirler. Onlara göre insan sadece ekmekle yaşayamazlar. Tabi ki bütün insanlar yemek yemelidir. Ayrıca sevilmeye ve ilgi görmeye ihtiyaçları vardır. Ama bütün insanların ihtiyacı olan bir şey daha vardır: Kim olduğumuzu ve neden yaşadığımızı bilmek.”