• La Tahzen Şiiri

    Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz.
    “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
    Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz!..
    Gönlünde zerre-i miskal Şems olmayan;
    Yanmaz, yanamaz!..

    Ayağın kırıldı diye üzülme!
    Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
    Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
    Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
    İstediğin bir şey; olursa bir hayır,
    Olmazsa bin Hayır Ara!..

    Geçmiş ve gelecek insana göredir.
    Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır.
    Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir.
    Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir.
    Neden çok üzülürsün ki?
    Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
    Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.

    Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
    Aç da kendini oku ey can!
    Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta!..
    Ama sen bunun farkında bile değilsin.
    Derdin ne olursa olsun korkma!
    Yeter ki umudun Allah olsun!..
    Herkes bir şeye güvenirken;
    Senin güvencen de Allah olsun.
    Hiçbir günah, Allah’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
    Sen yine de günah işlememeye bak!
    Lâ tahzen! (Üzülme!)
    Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi!..
    Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
    Dilersen hiç konuşma!..
    O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
    Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır.
    Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
    Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
    Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?
    Lâ tahzen! (Üzülme!)
    Bir şey olmuyorsa:
    Ya daha iyisi olacağı için,
    Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
    Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler!..
    Onların rızkına kefil olan Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
    Yeter ki sen istemeyi bil!..
    Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
    Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
    Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.
    Her nereden gam kervanı gelse de.
    Aşk derdinde olan kişi;
    Baş derdinde değildir.
    Yapılma, yıkılmadadır;
    Topluluk, dağınıklıkta;
    Düzeltme, kırılmada;
    Murat, muratsızlıktadır;
    Varlık, yoklukta gizlidir!..
    Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
    Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
    Bir asır kadar uzak olması.
    Ve bilir misin?
    Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
    “Ben” deyip susması!..
    “Sen” deyip ağlamaklı olması!..
    Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
    Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
    Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
    İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.

    Sevginin diğer bir adı da sabırdır:

    Açlığa sabredersin adı “oruç” olur.
    Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
    İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
    Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
    Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
    Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
    Sevgiye sabredersin adı “Aşk” olur!..
    Ne istersem ben Mevlâ’dan isterim.
    Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır!..
    Allah’tan bir şey istersen:
    Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil!..
    Ne Zaman dersen bilemem ama,
    Açılmaz diye umutsuz olma,
    Yeterki O Kapıda Durmayı Bil!..

    Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî (k.s)
    La Tahzen Şiiri
  • Var mı beni içinizde tanıyan
    Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
    Kalmasa da şöhretimi duymayan
    Kimliğimi tarif etmek zor benim
    Bülbül benim lisanımla ötüştü
    Bir gül için can evinden tutuştu
    Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü
    Yangınımı söndürmedi kar benim
    Niceler sultandı, kraldı, şahtı
    Benimle değişti talihi, bahtı
    Yerle bir eyledim taç ile tahtı
    Akıl almaz hünerlerim var benim
    Kamil iken cahil ettim alimi
    Vahşi iken yahşi ettim zalimi
    Yavuz iken zebun ettim Selimi
    Her oyunu bozan gizli zor benimYeryüzünde ben ürettim veremi
    Lokman Hekim bulamadı çaremi
    Aslı için kül eyledim Keremi
    İbrahim’in atıldığı kor benim
    Sebep bazı Leyla bazı Şirindi
    Hatırım için yüce dağlar delindi
    Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
    Kuvvet benim, kudret benim, fer benim İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
    Yunusumla öfkeleri dindirdim
    Günahımla çok ocaklar söndürdüm
    Mevladanım hayır benim, şer benimBenim için yaratıldı Muhammed
    Benim için yağdırıldı o rahmet
    Evliyanın sözündeki muhabbet
    Enbiyanın yüzündeki nur benim
    Kimsesizim hısmım da yok hasmımda
    Görünmezim cismimde yok resmimde
    Dil üzmezim tek hece var ismimde
    Barınağım gönül denen yer benim
    Benim adım aşk!

    Cemal Safi
  • Var mı beni içinizde tanıyan
    Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
    Kalmasa da şöhretimi duymayan
    Kimliğimi tarif etmek zor benim
    Bülbül benim lisanımla ötüştü
    Bir gül için can evinden tutuştu
    Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü
    Yangınımı söndürmedi kar benim
    Niceler sultandı, kraldı, şahtı
    Benimle değişti talihi, bahtı
    Yerle bir eyledim taç ile tahtı
    Akıl almaz hünerlerim var benim
    Kamil iken cahil ettim alimi
    Vahşi iken yahşi ettim zalimi
    Yavuz iken zebun ettim Selimi
    Her oyunu bozan gizli zor benim
    Yeryüzünde ben ürettim veremi
    Lokman Hekim bulamadı çaremi
    Aslı için kül eyledim Keremi
    İbrahim’in atıldığı kor benim
    Sebep bazı Leyla bazı Şirindi
    Hatırım için yüce dağlar delindi
    Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
    Kuvvet benim, kudret benim, fer benim
    İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
    Yunusumla öfkeleri dindirdim
    Günahımla çok ocaklar söndürdüm
    Mevladanım hayır benim, şer benim
    Benim için yaratıldı Muhammed
    Benim için yağdırıldı o rahmet
    Evliyanın sözündeki muhabbet
    Enbiyanın yüzündeki nur benim
    Kimsesizim hısmım da yok hasmımda
    Görünmezim cismimde yok resmimde
    Dil üzmezim tek hece var ismimde
    Barınağım gönül denen yer benim
    Benim adım aşk!

    Cemal Safi
  • Değerli kardeşlerim ... ! şüphesiz ki islam her konuda kulların yararına olan şeyler tavsiye etmiştir… Evlilik hususunda da çiftlerin yararına olacak en güzel tavsiyesi de, birbirleri görüp konuşmalarına müsade etmesidir… Ve tabiiki bu müsaade şer'i kurallar çerçevesinde verilen bir müsaadedir…

    Bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar ise şunlar olmalıdır ;

    1 - Halvette kalmamaları...

    2 - Seviyesiz bir şekilde konuşmalar olmamalı ...

    3 - Tokalaşma veya elle temas olmamalı ...

    4 - Gizli açık herhangi bir kusur varsa bunlar konuşulmalı ...

    { … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Ben Nebi s.a.v’in yanında idim. Ona bir adam geldi ve Ensar’dan bir kadınla evlendim diye Nebi’ye haber verdi. Rasulullah s.a.v ona : o kadına baktın mı ? buyurdu. O kimse hayır bakmadım dedi. Rasulullah : o halde git ona bak, çünkü Ensar’ın gözlerinde bir şey vardır, buyurdu. }

    Müslim : 1424/74 - Humeydi : 1172 - Nesei : 3246 - İbni Hibban : 4041 - Said b. Mensur : 523 - Dare kutni : 3/253 - Beyhaki : 7/84 - Ahmed : 2/299

    { … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Nebi s.a.v’e bir adam geldi ve Ensar’ dan bir kadınla evlendim dedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ona : o kadına baktın mı ? Çünkü Ensar‘ın gözlerinde bir şey vardır, buyurdu. O kimse evet baktım dedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem : o kadınla ne kadar mehir üzere evlendin ?, buyurdu. O kimse : Dört ükiyye gümüş üzerine evlendim dedi. Nebi o kimseye : Dört ükiyye gümüş üzerine mi ?, Sanki gümüşü şu dağın yamacından yontup çıkarıyorsunuz ! Yanımızda şimdi sana verecek bir şeyimiz yoktur. Ancak seni bir seriyye içinde bir yere yollarız da oradan bir şeylere nail olursun, buyurdu.” Ravi dedi ki : Nebi s.a.v Abbas oğulları cihetine bir seriyye gönderdi ve bu kimseyi de o seriyye içinde gönderdi dedi. }

    Müslim : 1424/75 - İbni Hibban : 4094 - Hakim : 2/177 - Beyhaki : 7/235

    { … Cabir bin Abdullah r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v buyurdu ki : Her hangi biriniz bir kadına evlenmek için talip olduğu zaman, eğer kadını nikah etmeyi celb edici yerlerine bakabilirse ona baksın. Cabir dedi ki : Ben bir kıza talip oldum, onu görmek için saklandım da onun beni evlenmeye davet eden yerine baktım ve onunla evlendim. }

    Ebu Davud : 2082.n - Albani : 1791-1792- İrva 95-98-es-Sahiha

    Bu son hadisi şerifte Rasulullah s.a.v’in : “ … kadını nikah etmeyi celb edici yerlerine bakabilirse ona baksın…. “ ifadesinden kasıt – Allah en iyisini bilendir – kadın normal ev kıyafeti ile dolaşırken konuşmalarına, ellerine, yüzüne, boyuna posuna, yürüyüşüne ve fiziksel olarak bir kadında - giyinik iken - hoşuna neler gidiyor veya onda neler arıyorsa bu şekilde bir bakmaya müsaade edilmesidir… Ama tabiî ki bu, ciddi anlamda evlenmek için görüşülmesi istenilen hanımlar için geçerlidir…

    Bu konuda müslümanın unutmaması gereken bir hususta şudur : “ Bu gibi görüşmeler ister olumlu anlamda sonuçlansın, ister olumsuz anlamda sonuçlansın, orda konuşulan ve orda görülen şeyler orda kalmalıdır … Bu görüşmeden sonra erkek erkekce davranmalı, bayan da hanımca davranmalıdır … Başka ortamlarda bu olayın gevezeliği yapılmamalıdır …

    Rabbim tüm Müslüman hanım ve erkek kardeşlerime hayırlı kısmetler nasibetsin …

    Âmin

    | Tacuddin El Bayburdi
  • İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!

    Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
    O halde ne diye üzülürsün ey can?
    Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
    Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..

    “Derdim var” diyorsun;
    Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
    Sanma ki dert sadece sende var.
    Şunu bil ki;
    Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
    Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
    Dert nerede ise deva oraya gider.
    Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
    Soru nerede ise cevap oraya verilir.
    Gemi nerede ise su oradadır.
    Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
    Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…

    Lâ tahzen! (Üzülme!

    Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
    “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
    Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
    Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
    Yanmaz, yanamaz…

    Ayağın kırıldı diye üzülme!

    Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
    Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
    Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
    İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
    Olmazsa Bin Hayır Ara…

    Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
    – Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
    Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
    Aç da kendini oku ey can!

    Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
    Ama sen bunun farkında bile değilsin.
    Derdin ne olursa olsun korkma!
    Yeter ki umudun ALLAH olsun…
    Herkes bir şeye güvenirken;
    Senin güvencen de ALLAH olsun.
    Hiçbir günah, ALLAH’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
    Sen yine de günah işlememeye bak!

    Lâ tahzen! (Üzülme!)

    Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi…
    Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
    Dilersen hiç konuşma…
    O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
    Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır.
    Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
    Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
    Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?

    Lâ tahzen! (Üzülme!)

    Bir şey olmuyorsa:
    Ya daha iyisi olacağı için,
    Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
    Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler…
    Onların rızkını düşünen Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
    Yeter ki sen istemeyi bil…

    Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
    Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
    Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.Her nereden gam kervanı gelse de.
    Aşk derdinde olan kişi;
    Baş derdinde değildir…

    Yapılma, yıkılmadadır;
    Topluluk, dağınıklıkta;
    Düzeltme, kırılmada;
    Murat, muratsızlıktadır;
    Varlık, yoklukta gizlidir…

    Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
    Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
    Bir asır kadar uzak olması.
    Ve bilir misin?
    Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
    “Ben”, deyip susması…
    “Sen”. deyip ağlamaklı olması…
    Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
    Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
    Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
    İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.

    Sevginin diğer bir adı da sabırdır:

    Açlığa sabredersin adı “oruç” olur.
    Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
    İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
    Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
    Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
    Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
    Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur…

    Ne istersem ben Mevlâ’dan isterim.
    Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
    Allah’tan bir şey istersen:
    Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil !…
    Ne Zaman dersen bilemem ama,
    Açılmaz diye umutsuz olma,
    Yeterki O Kapıda Durmayı Bil…!
  • Aslan adında bir genç annesi ile yaşıyor. Kardeşi askerde, ablası yeni evli, babası ise evi terk edip gidiyor ve bir sürü borç ile beraber bütün yük Aslan'ın omuzlarında kalıyor. Aslan da başlıyor çalışmaya, arkasına bakmadan koşmaya devam ediyor. Ailesi için, geleceği için yılmadan Allah' a isyan etmeden ilerliyor yolunda ve hani derler ya "hayır da şer de Allah' tan" diye, işte sonunda hayat gülüyor Aslan' ın yüzüne. Çilelerine rağmen, sefalet içinde yaşadığı üzüntülü günlere rağmen , sonunda Aslan ailesini ayakta tutmayı başarıyor ve çok büyük miktarda paralar kazanıyor. Zengin oluyor âdeta ama bakalım Aslan bu bolluğun, zenginliğin, güzelliğine kapılıp ta elindekileri har vurup harman mı savuracak yoksa yaşadığı sıkıntıları unutmayıp elindeki nimetlerin kıymetini mi bilecek.
    Evet sevgili dostlarım Ethem Emin Nemutlu'nun bu romanını okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Gerçekten sizlere yaşadığımız en ufak üzüntü de bile Allah' a isyan etmememizi çok güzel bir dil ile özetlemiş. Açıkçası bana çok şey kattı sizlere de katacağını ümit ediyorum ve yazarımıza böyle bir kitap yazdığı için teşekkür ediyorum.