Nisanur, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Güzel bir sözün ya da birine verilen desteğin cömert bir hediye olduğunu düşünür.
"Hiçbir zaman hayırsever biri olarak bilinmesem de olur, fakat kesinlikle merhametli biri olarak tanınmak istiyorum."

Maya Angelou

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)
Hatciş, bir alıntı ekledi.
19 May 00:33 · Beğendi · 10/10 puan

Üççç!..
NE YAZIKTIR O MİLLETE, ZORBAYI KAHRAMAN, FATİHİ GÖSTERİŞLİ BİR HAYIRSEVER ZANNEDER...

Ermişin Bahçesi, Halil Cibran (Sayfa 14)Ermişin Bahçesi, Halil Cibran (Sayfa 14)
Cem Eren, bir alıntı ekledi.
18 May 20:25 · Kitabı okudu

"Dilencindim ben senin, sen güzel hayırsever. Kaçamaktan öperdim kolunun genç tenini."

Sefiller, Victor Hugo (Sayfa 1355)Sefiller, Victor Hugo (Sayfa 1355)
selda kiraz, bir alıntı ekledi.
18 May 08:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Gelmiş geçmiş tüm peygamberler insanlara iyi,temiz,dürüst ve hayırsever bir yaşam sürmelerini ögütlediler ve onları vicdan sahibi ve sevgi dolu olmaya teşvik ettiler.insanlara nasıl iyilik yapılacağını,ihtitaslarindan kurtularak Tanrı'nın iyi bir kulu olmayı öğretmişlerdir.Kiliseye gelenlere canlı,eğitici,gerçek vaazlar verin ve yüzyıllardır riyakarca ve her vaazda tekrarladığınız,artık insanların ruhuna hitap etmekten uzak,sıkıcı ve ciddiye alınmayan din adamı diliyle konuşmayın.

Beyaz Zambaklar Ülkesi, Grigory Petrov (yakamoz)Beyaz Zambaklar Ülkesi, Grigory Petrov (yakamoz)
Sema Öztürk, bir alıntı ekledi.
18 May 01:17 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Hiçbir zaman hayırsever biri olarak bilinmesem de olur, fakat kesinlikle merhametli biri olarak tanınmak istiyorum."

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)
Sadun terlemezler, bir alıntı ekledi.
15 May 11:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Şuna ikna olalım ki merhamet bir saçmalıktır, merhamet gösterilen kişileri bozar, hayırsever ruhlara trapez olup merhametin kurbanı olmaktansa kendini yok etmek yeğdir

Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert CaracoKaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco

Maya Angelou
Hiçbir zaman hayırsever biri olarak bilinmesem de olur ,fakat kesinlikle merhametli biri olarak tanınmak istiyorum.

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
11 May 04:25 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Adanalı bir vatandaş bir aralık ağır borç altında bunalmış. Kime başvurduysa eli boş dönmüş. Nihayet aklına İstanbul’daki hemşehrisi, zenginler zengini Hacı Ömer Sabancı gelmiş. Atladığı gibi trene soluğu İstanbul’da almış. Hiç vakit kaybetmeden Emirgan’daki Atlı Köşk’e gitmiş. Hacı Ömer’e Adana’dan bir hemşehrisinin ziyarete geldiğini haber vermişler. Hacı Ömer, Adana’dan gelen ziyaretçilerin niçin geldiğini bildiğinden adamı kabul etmek istememiş. Ama Hacı Ömer hemşehrisini bile kabul etmedi, dedirtmemek için çaresiz adamı içeri aldırmış. Nezaket gereği hoşbeşten sonra sadede gelinmiş. Adam anlatmış:

- Efendim çok sıkıntılı bir durumdayım. Adana’da kime başvurdumsa elim boş döndüm. Böyle çaresizlik içindeyken rüyamda Peygamberimizi gördüm. Bana "Sen niçin Hacı Ömer gibi hayırsever ümmetimi hatırlamaz, halini ona arz etmezsin."dedi. Selamıyla beraber beni sana gönderdi. Hacı Ömer bir an tereddüt etmiş. Sonra, kafasında bir şimşek çaktığının ifadesi, bir zekâ ürünü olan şu sözlerle adamı afallatmış, şaşkına çevirmiş:
- Sen Arapça bilir misin, bilmezsin. Peygamber de Türkçe bilmezdi. O zaman bu anlattıklarını nasıl söyledi sana? Besbelli ki yalan söylüyorsun. Bizden yalancıya yardım yok. Doğru geldiğin yere!

Tarihten Günümüze Espri ve Fıkralarıyla Ünlüler, İsmail ÖzcanTarihten Günümüze Espri ve Fıkralarıyla Ünlüler, İsmail Özcan
Ebru, bir alıntı ekledi.
09 May 01:57 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Maya Angelou
Hiçbir zaman hayırsever biri olarak bilinmesem de olur, fakat kesinlikle merhametli biri olarak tanınmak istiyorum.

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)

Ayakkabılarını çıkarmak için eğildi ağır ağır. Sırtına vuran ağrıyı hissetti. " Sanırım ihtiyarladın yaşlı kurt " dedi, kendi kendine. Gömleğinin düğmelerini tek tek açtı ve çıkardı. Sonra da eşofmanını giydi. Tahta bir ranza ve bir kaç battaniye ve yorganın üst üste yığıldığı bir yatak.. Uzandı o toz kokan yatağının üzerine ağır hareketlerle ve derin bir oh çekti. Sakallarına ve saçlarına düşen kırlar baya artmıştı. Bir kaç mum aydınlatıyordu odasını. Küçük bir tüp ve kirli birkaç çay bardağı ve çay lekeleriyle dolu bir avuç küp şeker vardı plastik masasının üzerinde. Çay içmek istiyordu ama çayı yapacak suyu da yoktu. Kaldığı yeri ona bir hayırsever bir süreliğine vermişti. Kaldığı yer küçük bir dükkandı.. Yeni kiracı gelene kadar ona burada kalabileceğini söylemişti dükkan sahibi. Ama bu dükkanın ne elektriği, ne de suyu bağlıydı. Mevsimlerden kıştı ve gökyüzü kıpkırmızıydı. Tam bir kar havası vardı. Cemil bu soğuklara dayanamazdı. Artık bünyesi bunu kaldıramayacak derecede ihtiyarlamıştı. Hayır diyememişti bu teklife..

Yaklaşık iki haftadır burada kalıyordu. İçerisi nemli ve havasızdı. Öksürük tutmuştu yine.. Gözlerini tavana dikti ve hiçbir şey düşünmeden baktı. Artık çok yoruldum dedi kendi kendine.. Sigara içmek istedi. Doğruldu ve elini sandalyenin üzerindeki, çıkardığı kahverengi pantolonun cebine attı. Paketi aldı eline ama içinde sigara da kalmamıştı. Gecenin bir yarısıydı. Sigara alacak bir yer de bulmak mümkün değil gibi görünüyordu. Ama işin kötü tarafı sigara alacak parası da yoktu. Aslında Cemil Amca'nın hiçbir şeyi ve hiç kimsesi yoktu. Karısı ondan ayrılmıştı. Bir oğlu vardı ve oğlu ile de pek görüşemiyordu. Oğlu kendi hayatını kurmuş, annesiyle beraber yaşıyordu. Cemilr Amcayı bırakmışlardı.

Tekrar uzandı yatağına. Aklına birkaç arkadaşı geldi. Keşke şimdi burada olsalardı da hem bana çay yapsalardı hem de birkaç sigara bıraksaydılar ve biraz da sohbet etseydik diye içinden geçirdi. Ama vakit çok geçti ve gelmelerinin mümkün olmadığını da biliyordu. Gözlerini tavandan ayırmıyordu. Derin düşüncelere daldı Cemil Amca.. Ve bir damla gözyaşı süzüldü sık ve kırlaşmış sakallarından dağılarak dudaklarına doğru.. Kapının eşiğinden süzen rüzgar, mumları da söndürmüştü.. Artık tavanı da göremiyordu.. Öylece kalakaldı Cemil Amca.. Zifiri karanlıkta.. Sadece nefesinin sesi ve dışarıda havlayan sokak köpeklerinin sesleri.. Ve gecenin sessiz çığlığı..