• Aşk'ı inkar ediyor-du- utanmadan!(?)

    Tuttum kolundan "gel" dedim oturttum.
    Bir çay söyledim kendime.
    "Eee bana yok mu?" dedi.
    "Sen bok iç" diyemediğimden "dinle" dedim.

    Başladım anlatmaya;
    Vaktiyle eşeğini kaybeden bir zât, kapı kapı dolaşıp herkese "eşeğimi kaybettim, gördünüz mü?" deyu soruyormuş.
    Bir dergahın kapısına varmış ki; dergah olduğundan bihaber. Bahçede oturmakta olan mürşid'in yanına ilişip; "eşeğimi kaybettim beyim, gördünüz mü ola?"

    Mürşid gülmüş haliyle. "O vakit gelesin!" demiş, tutmuş zâtı dergaha sokmuş. Tabi dergah kalaba..
    Mürşid-i kamil tok bir sesle müritlerine seslenmiş;
    "DERVİŞLER! ARANIZDA HİÇ AŞIK OLMAYAN VAR MI? "
    2 mürit el kaldırmış.

    Mürşid eşeğini arayan zâta dönüp;
    "Sen bir eşek arıyordun, ben sana iki eşek buldum. Alasın, tepe tepe kullanasın! "

    ****
    Be hey şaşkın inkarcı... Aşkı tatmayanın hali bu ise, aşkı inkar edenin hali ne ola?