Bulunduğun andan mutlusundur ama geçmişte de öyle şeyler yaşamışsındır ki o anlara hapsolup çıkmak istemezsin. Ne kadar mutlu olursan ol, geçmişi düşününce bi duraksayıp bir daha öyle mutlu olamayacağın fikrine kapılırsın. Artık her şey senin için zehir olmuştur. Bunun için bulabildiğim sadece iki çıkış var. Birisi düşünmeye bile vakit ayıramayacak şekilde yoğun yaşamak, diğeri ise hiçbir şekilde mutluluğu istemeden, hazlardan uzak durarak yaşamayı benimsemek. Elbette ki keşiş olamayacağıma göre sadece birinci seçenek elde kalıyor. Bu sefer de robottan ne farkım kalıyor. Beni insan yapan özelliklerimi yok saymış oluyorum.
Konuya bir örnekle daha derin girecek olursam: Geçmişte birisinden öyle hoşlanmışsındır, onunla o kadar keyifli vakitler geçirmişsindir; zevkleriniz, fikirleriniz, hedefleriniz ve mizahınız öyle uyuşuyordur ki bundan sonra asla o kişiyle beraberken yaşadığın duyguları yaşayamayacakmış gibi hissediyorsundur ama artık bir daha olmamak üzere bitmiştir. Artık onu unuttuğunu düşündüğünde ve yeni birisinden hoşlanmaya başladığını düşündüğünde yine pat diye aklının bir köşesinde belirir. İster istemez kıyaslama yaparsın. Çıtayı zamanında öyle yükseltmiş ki her yeni gelende bir eksiklik görüyorsun. İşte bundan kurtulmak istiyorum...