Hakan Bulduk

İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğumda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Düşünde bir kent gördü Yüce Han; Marco Polo'ya anlatıyor: "Gölgede, kuzeye açık bir liman. Doklar duvarlarına çarpan siyah suların üzerinde yükseliyor; yosun kaplı kaygan taş merdivenler iniyor suya. Katran sıvanmış halen bağlı kayıklar rıhtımda aileleriyle ağır ağır vedalaşan yolcuları bekliyor. Veda sahneleri sessizlik içinde geçiyor; gözyaşı var sadece. Hava soğuk; herkesin başında şallar var. Kürekçinin çağrısı son veriyor oyalanmalara; yolcu soğuktan büzüşmüş pruvada, geride kalanlar kalabalığına bakarak uzaklaşıyor; daha şimdiden seçilmez oldu hatları kıyıdan; sandal, demirlemiş bir gemiye yanaşıyor; küçülmüş bir figür tırmanıyor merdivene; sonra kayboluyor; loka deliğini sıyıran paslı zincirin gıcırtısı duyuluyor. Geride kalanlar, burnu dönünceye dek gemiyi izleyebilmek için rıhtımdaki kayalığın üstündeler, büyük duvarlara dayanmışlar; beyaz bir bez parçası sallıyorlar son kez." "Hemen yola çık," der Marco'ya Han, "bütün kıyıları ara ve bul bu kenti. Sonra dön ve rüyam gerçeğe uyuyor mu söyle bana. "Bağışla beni efendimiz: er geç o rıhtıma çıkacağım kuşkusuz," der Marco, "ama dönüp sana anlatamayacağım onu. Böyle bir kent var, ve de basit bir sırrı var: yalnız gidişleri bilir, dönüşleri bilmez."
Sayfa 99·Kitabı okudu
Üretim-tüketim ideolojisi, özgürlük ve yaratıcılık olanaklarını tümüyle almıştı bireyin elinden. Kültürel veya politik en köktenci yanıtlar, en tünel karşı çıkışlar düzenin bir parçası oluyor, "düşüncelerimizi yayan araçlar... düşünmemizi engellemeye çalışıyordu."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Zaman bir koşuldur, esas değil. Mutlak'ın tarafından bakıldığında, geleceğin şimdiyi ve şimdinin geçmişi izlediği kabulü tamamen nedensiz ve keyfidir. Dün, bugün, yarın; eşyanın doğasında bu sıranın yarın, bugün, dün şeklinde olmasını engelleyecek hiçbir sebep bulamazsınız.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Nedenler sonucu doğurur da sonuçlar nedeni hiç tetiklemez mi? Kalıtım kanunu bu evrenin diğer tüm kanunlarının aksine sadece tek bir yönde mi işler? Torun her şeyi atasına borçludur ama atanın toruna hiçbir borcu yok mudur? Varlığımıza kastederek biri geleceğe doğru taşıyan kaderin bizi aynı şekilde geçmişe taşıması mümkün değil midir?
Sayfa 142·Kitabı okudu