"Dünyada tutkulu olmaksızın başarılmış hiçbir büyük şey yoktur."
Hegel

Tarih aslında, insanlığın "suçlarının, çılgınlıklarının ve felaketlerinin" kaydından pek fazla bir şey değildir; ama tecrübenin bize öğrettiği odur ki, halklar ve devletler tarihten asla bir şey öğrenmemişlerdir.[4]
hegel

Cansu Aydın, Alman Felsefesi Üstüne Diyalog'u inceledi.
18 May 12:07 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İki filozof arasında hakiki bir tartışma: Alman felsefesinden, yani Kant, Hegel, Marx, Heidegger ve Adorno’dan yola çıkıp hem genel olarak felsefeyi hem de kendi pozisyonlarını tartışıyorlar. Birbirlerine şakacıktan değil gerçekten “vuruyorlar”. Jan Völker’in felsefi tartışmanın imkanı ve rolü üstüne düşünen güzel sonsözüyle beraber bu diyalog diğer Metis Diyaloglar’ın bıraktığı yerden birlikte düşünmenin yollarını araştırıyor. 
NANCY— Soruların sırasını biraz bozacak olsa bile şu soruyu yöneltmek istiyorum sana: Felsefe neden ortaya çıktı?
BADIOU— Bana mı soruyorsun?
NANCY— Evet evet, sana!
BADIOU— Bana sormakta haklısın, çünkü neden başladığını çok iyi biliyorum. Felsefe ortaya çıktı, çünkü matematik ortaya çıktı.
NANCY— Matematik neden ortaya çıktı?
BADIOU— İşte bunu bilmiyorum. …
NANCY— … tek başına Antik Yunan matematiğin, felsefenin ve siyasetin doğuşudur. Fakat bu doğumun olmasının nedeni bir dünyanın değişmiş olması.
BADIOU— Elbette öyle. Fakat bir dünyanın değişmiş olması ile bu dünyanın değişiminin doğasını ayırt edemediğin için olaysal olana dönüyoruz. O anda dünyanın neden değiştiğini ben sana sorayım. 
NANCY— Peki. Ben de söyleyeceğim.
BADIOU— Söyleyeceksin öyle mi?
NANCY— Çünkü tanrılar çekip gitti. …
#felsefe #need
Yakında belki biraz zihnimi ve kalemimi zorlarsam bir yazı çıkarabilirim

Çağrı BABACAN, bir alıntı ekledi.
18 May 11:26

"Halka cesaret vermek için halkın kendisinden dehşete düşmesine yol açmak gerekir." Marx - Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisine Katkı

Ahir Zamanlarda Yaşarken, Slavoj Zizek (Sayfa 16)Ahir Zamanlarda Yaşarken, Slavoj Zizek (Sayfa 16)
Ayşe*, bir alıntı ekledi.
15 May 21:49 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sunay Zaim
“Tarih ile tiyatronun aynı malzemeden yapıldığını ilk Hegel fark etmiştir.” dedi Sunay. “Tıpkı tiyatro gibi tarihinde birilerine ‘rol’ verdiğini hatırlatır: Tıpkı tiyatro sahnesi gibi, tarihin sahnesine de cesurların çıkacağını da...”

Kar, Orhan Pamuk (Sayfa 198 - İletişim Yayınları)Kar, Orhan Pamuk (Sayfa 198 - İletişim Yayınları)

Felsefe Tarihi , Felsefeye Giriş ve Sözlüğü , Antik çağ ve Ortaçağ felsefesi , Yeni platonculuk vb okumadan , Platon , Aristo , Decrates, Spinoza ,Hegel , Schopauner , Kieekegard ve diğerlerini okumaya başlarsan Felsefeden bıkarsın .

Chilekesh, bir alıntı ekledi.
14 May 04:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Minerva'nın baykuşu alacakaranlıkta uçar.-Hegel

Divan, Irvin D. Yalom (Sayfa 268 - Ayrıntı Yayınları)Divan, Irvin D. Yalom (Sayfa 268 - Ayrıntı Yayınları)
DeliBilge, bir alıntı ekledi.
13 May 21:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sosyalizm döneminde Lenin'in gençlere tavsiyesi, ne yapmaları gerektiği sorusuna cevabı "öğrenin, öğrenin , ve öğrenin" di. Bu her zaman zikredilir ve okul duvarlarına asılırdı. Fıkra şöyle : Marx, Engels ve Lenin'e bir eş mi yoksa metres mi tercih ettikleri sorulur. Tahmin edileceği üzere, özel meselelerde biraz muhafazakar olan Marx 'Eş!' diye cevap verir. Daha ziyade bir bon vinant olan Engels ise metresi seçer. Lenin ise herkesi şaşırtarak "İkisi birden! " der. Neden? Sert devrimci imajının ardında dekadan bir jouisseur mu vardır? Hayır - Lenin şöyle açıklar : "Böylece eşime metresime gittiğimi ve metresime de eşimle birlikte olmak zorunda olduğumu söyleyebilirim..." 'Peki sonra ne yaparsın?' "Issız bir yere gider öğrenir, öğrenir ve öğrenirim."

1914 felaketinden sonra Lenin'in yaptığı tam olarak bu değil miydi? İsviçre'de ıssız bir yere inzivaya çekilmiş ve "öğrenmiş, öğrenmiş ve öğrenmisti," Hegel mantığını okumuştu. Ve kendimizi medyatik şiddet görüntülerinin bombardımanı altında bulduğumuz günümüzde yapmamız gereken de budur. Bu şiddete neyin yol açtığını "öğrenmemiz, öğrenmemiz ve öğrenmemiz" gerekiyor.

Şiddet, Slavoj Zizek (Sayfa 19)Şiddet, Slavoj Zizek (Sayfa 19)
Ebru, bir alıntı ekledi.
 13 May 02:55 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Gramsci'ye göre devlet iki katlıdır. Bir katman sivil toplum iken öbür katman ise politik toplumdur. Gramsci için sivil toplum genişletilmiş anlamıyla devletin bir parçasıdır. Özellikle devletin ideolojik-kültürel hegemonyasının alanıdır. Gramsci devleti, polisi, askeri güçleri ve hükümeti politik toplum olarak sınıflandırırken kiliseleri, okulları, ticari kurumları, siyasi partileri, kulüpleri ve aileyi de sivil toplum kategorisine sokar. Bu anlamda Gramsci politik kontrolün iki formundan bahseder. Bunlardan birincisi baskıdır. Bu, kolluk kuvvet ve askeri güçle sağlanabilirken ikincisi olan hegemonya için ise ideolojik kontrol söz konusudur. Hegel'de olduğu gibi, Gramsci için de devletin eğitici bir görevi vardır. Devlet bu anlamıyla yalnızca diktatörlüğü değil, hegemoniyi de içermektedir. Devlet=hegemoni+diktatörlüktür. Devletin sivil toplumu oluşturan hegemonik aygıtları, bütün eğitim kurumlarından, basına, sendikalara, Kilise'ye kadar uzanmaktadır.

Eleştirel Pedagoji, Adem Yıldırım (Sayfa 80 - Anı Yayıncılık)Eleştirel Pedagoji, Adem Yıldırım (Sayfa 80 - Anı Yayıncılık)