Vaktiyle boş pudra kutularımı biriktiren ve attığım parfüm şişelerini saklayan bir hizmetçim vardı. Nasıl ki zenginler tütün kutuları, Gotik oymalar ya da Fransız izlenimcilerinin resimlerini topluyorlarsa, o da bu eski püsküyü topluyordu. Onun dünyasında bütün bu nesneler, bizim için güzel ve sanatsal olanla aynı anlama geliyor, ona tekabül ediyordu. Çünkü insan sadece gerçek için ve belli hedeflere yönelik yaşayamaz... Biraz lüzumsuz, biraz dikkat çekici ve pırıltılı bir şeylere de ihtiyacı vardır; bunlar hırdavat olsa bile. Çoğu insan güzel, albenili şeylere sahip olmadan yaşayamaz. Bunlara, mesela alev alev günbatımını ya da ormandaki sabah kızıllığını gösteren altı fillérlik bir kartpostala ihtiyacı vardır. Biz böyleyiz. Yoksullar da böyledir.