• KRONOLOJİK SIRAYLA İNGİLİZ EDEBİYATI’NIN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ:
    *********************************************************************
    *THOMAS MORE (1478-1535)
    -Ütopya
    *WİLLİAM SHAKESPEARE (1564-1616)
    -Hamlet
    -Macbeth
    -Romeo ve Juliet
    -Venedik Taciri
    -Othello
    -Kral Lear
    -Yanlışlıklar Komedyası
    -Bir Yaz Gecesi Rüyası
    *FRANCİS BACON (1561 -1626)
    -Denemeler
    -Yeni Atlantis
    *DANİEL DEFOE (1660 - 1731)
    -Robinson Crusoe
    *JONATHAN SWİFT (1667 - 1745)
    -Gulliver'in Gezileri
    *Samuel Richardson (1689-1761)
    -Clarissa
    *HENRY FİELDİNG (1707-1754)
    -Tom Jones
    *JANE AUSTEN(1775-1817)
    -Akil ve Tutku
    -Aşk ve Gurur
    -İkna
    -Emma
    *MARY SHELLEY (1797-1851)
    -Frankenstein
    -Son İnsan
    *WİLLİAM MAKEPEACE THACKERAY ( 1811- 1863)
    -Gurur Dünyası
    *CHARLES DİCKENS (1812 -1870)
    -Oliver Twist
    -İki Şehrin Hikâyesi
    -Kasvetli Ev
    -Büyük Umutlar
    *CHARLOTTE BRONTË (1816-1855)
    -Jane Eyre
    *EMİLY BRONTË (1818-1848)
    -Uğultulu Tepeler
    *GEORGE ELİOT (1819- 1880)
    -Kıyıdaki Değirmen
    -Silas Marner
    -Middlemarch
    *THOMAS HARDY (1840-1928)
    -Çılgın Kalabalıktan Uzak
    - Kaybolan Masumiyet
    - Adsız Sansız Bir Jude
    *HENRY JAMES ( 1843-1916)
    -Daisy Miller
    -Bir Kadının Portresi
    -Yürek Burgusu
    *JOSEPH CONRAD (1857-1924)
    -Karanlığın Yüreği
    * HERBERT GEORGE WELLS (1866-1946)
    - Zaman Makinesi
    - Dünyaların Savaşı
    - Ay'da İlk İnsanlar
    *FORD MADOX FORD (1873-1939)
    - İyi Asker
    *EDWARD MORGAN FORSTER(1879-1970)
    -Howards End
    *VİRGİNİA WOOLF (1882-1941)
    -Mrs. Dalloway
    -Deniz Feneri
    -Kendine Ait Bir Oda
    * AGATHA CHRİSTİE (1890-1976)
    - Doğu Ekspresinde Cinayet
    * ALDOUS HUXLEY (1894-1963)
    -Krom Sarısı
    - Cesur Yeni Dünya
    * GEORGE ORWELL (1903-1950)
    - Hayvan Çiftliği
    - 1984
    *SİR WİLLİAM GOLDİNG (1911-1993)
    - Sineklerin Tanrısı
    *ANTHONY BURGESS (1917-1993)
    -Otomatik Portakal
    *JULİAN BARNES (19 Ocak 1946-)
    -Bir Son Duygusu
    *IAN MCEWAN (21 Haziran 1948-)
    -Kefaret
    …………………………
    KRONOLOJİK SIRAYLA AMERİKAN EDEBİYATI’NIN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ:
    ************************************************************************
    *EDGAR ALLAN POE (1809 - 1849)
    -Öyküler
    -Kuyu ve Sarkaç
    *Harriet Beecher Stowe (1811-1896)
    -Tom Amca'nın Kulübesi
    *Herman Melville (1819-1891)
    -Moby Dick Beyaz Balina
    *MARK TWAİN (1835-1910)
    -Tom Sawyer'in Maceraları
    -Huckleberry Finn'in Maceraları
    -Mississippi'de Hayat
    *THOMAS STEARNS ELİOT (1888 - 1965)
    -Çorak Ülke
    -Boş Adamlar: Şiir
    -Edebiyat Üzerine Düşünceler
    * F. Scott Fitzgerald (1896- 1940)
    -Muhteşem Gatsby
    *ERNEST HEMİNGWAY (1899-1961)
    -Güneş de Doğar
    -Silahlara Veda
    -Çanlar Kimin İçin Çalıyor
    -İhtiyar Adam ve Deniz
    *JOHN STEİNBECK(1902-1968)
    -Kenar Mahalle, Bitmeyen Kavga
    -Fareler ve İnsanlar
    -Gazap Üzümleri
    * SAUL BELLOW (1915- 2005)
    -Boşlukta Sallanan Adam

    *********************************************
    KRONOLOJİK SIRAYLA RUS EDEBİYATIN ÖNEMLİ YAZARLARI:
    ************************************************************
    *ALEKSANDR PUŞKİN (1799-1837)
    -Yüzbaşının Kızı
    -Yevgeni Onegin
    *NİKOLAY GOGOL (1809-1852)
    -Palto
    -Ölü Canlar
    -Bir Delinin Hatıra Defteri
    *MİHAİL LERMONTOV (1814-1841)
    -Zamanımızın Bir Kahramanı
    * İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV (1818-1883)
    -Babalar ve Oğullar
    -Rudin
    *FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821 -1881)
    -İnsancıklar
    - Öteki
    -Ezilmiş ve Aşağılanmışlar
    -Ölüler Evinden Anılar
    -Yeraltından Notlar
    -Suç ve Ceza
    -Kumarbaz
    -Budala
    -Delikanlı
    -Karamazov Kardeşler
    *LEV NİKOLAYEVİC TOLSTOY (1828 -1910)
    -Sivastopol Serisi
    -Kazaklar
    -Savaş ve Barış
    -İnsan Ne ile Yaşar
    -İvan İlyiç'in Ölümü
    -Anna Karenina
    -Kreutzer Sonat
    -Diriliş
    -Hacı Murat
    *ANTON ÇEHOV (1860-1904)
    -Öyküler
    -Vanya Dayı
    *IVAN GONÇAROV
    -Oblomov
    *MAKSİM GORKİ (1868 - 1936)
    -Çocukluğum
    -İnsanlar Arasında
    -Ana
    *İVAN ALEKSİYEVİÇ BUNİN (1870-1953)
    -Teneke Kaplı İvan
    -Mitya’nın Aşkı
    *ANDREY BELY (1880-1934)
    -Petersburg
    *BORİS PASTERNAK (1890-1960)
    -Doktor Jivago
    -İnsanlar ve Haller
    *MİHAİL BULGAKOV (1891-1940)
    -Usta ile Margarita
    -Kol Manşetinde Notlar
    -Kızıl Moskova
    *SERGEY YESENİN (1895 -1925)
    -Sönüyor Al Kanatları Günbatımının
    *VLADİMİR NABOKOV (1899-1977)
    Lolita
    *MİHAİL ŞOLOHOV (1905-1984)
    -Ve Durgun Akardı Don
    *ALEKSANDR SOLJENİTSİN (1918-2008)
    -İvan Denisoviç’in Bir Günü
    …………………………………..

    KRONOLOJİK SIRAYLA FRANSIZ EDEBİYATI’NIN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ:
    **********************************************************************
    *MONTAİGNE (1533 -1592)
    -Denemeler
    *CORNEİLLE (1606 - 1684)
    Pierre Corneille,
    -Le Cid
    *LA FONTAİNE (1621 -1695)
    Jean de La Fontaine
    -Fablla
    *MOLİERE (1622-1673)
    Jean-Baptiste Poquelin
    -Cimri
    -Kibarlık Budalası
    -Hastalık Hastası
    *JEAN RACİNE (1639 -1699)
    -İskender
    *JEAN JACQUES ROUSSEAU (1712 -1778)
    -İtiraflar
    -Toplum Sözleşmesi
    -Emile
    *DENİS DİDEROT (1713-1784)
    -memoirs of a nun
    *CHATEAUBRIAND (1768 - 1848)
    François-René de Chateaubriand
    -Devrimler Üzerine Deneme
    -Atala ve Rene
    *LAMARTİNE (1790-1869)
    -Şairane Duyuşlar
    -Graziella
    *STENDHAL (1783 - 1842)
    Marie-Henri Beyle
    -Kızıl ve Kara
    -Parma Manastırı
    *HONORE DE BALZAC (1799 -1850)
    -Goriot Baba
    -Vadideki Zambak
    -Eugenie Grandet
    *ALEKSANPRE DUMAS PERE (1802-1870)
    -Üç Silahşörler
    -Monte Kristo Kontu
    -Demir Maske
    *VİCTOR HUGO (1802 -1885)
    -Bir İdam Mahkumunun Son Günü
    -Nötre Dame'ın Kamburu
    -Sefiller
    *ÂLFRED DE MUSSET (1810-1857)
    -Bir Zamane Çocuğunun itiraflar
    *GUSTAVE FLAUBERT (1821 -1880)
    - Madam Bovary
    -Bilirbilmezler
    *CHARLES BAUDELAİRE (1821 - 1867)
    -Kötülük (Elem) Çiçekleri
    -Yapay Cennetler
    *GONCOURT KARDEŞLER (EDMOND [1822 - 1896], JULES [1830 - 1870])
    -Germinie Lacar-teux
    -Charles Demailly
    *JULES VERNE (1828 -1905)
    -Balonla Beş Hafta
    -Dünyanın Merkezine Yolculuk
    -Ay'a Yolculuk
    -Denizler Altında Yirmi Bin Fersah
    -Seksen Günde Devr-i Âlem
    -Kaptan Grant'ın Çocukları
    *EMİLE ZOLA (1840 -1902)
    -Meyhane
    -Germinal
    -Nana
    *ALPHONSE DAUDET (1840 - 1897)
    -Değirmenimden Mektuplar,
    -Pazartesi Hikâyeleri
    * STEPHANE MALLARME (1842 -1898)
    -Hirodias
    *PAUL VERLAİNE (1844 -1896)
    -Zühal Şiirleri
    *GUY DE MAUPASSANT (1850 - 1893)
    -Ay Işığı
    -Tombalak
    -Bir Hayat
    -Ölüm Kadar Acı
    *ARTHUR RIMBAUD (1854 - 1891)
    -Cehennemde Bir Mevsim
    -Tanrısal Esinler
    *ANDRE GİDE (1869 -1951)
    -Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler
    -Ayrı Yol
    -Patoral Senfoni
    -Kalpazanlar
    *MARCEL PROUST (1871 -1922)
    -Kayıp Zamanın İzinde
    1-Swann'ların Tarafı
    2-Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
    3-Guermantes Tarafı
    4-Sodom ve Gomorra
    5-Mahpus
    6-Albertine Kayıp
    7-Yakalanan Zaman
    *LOUİS ÂRÂGON (1872-1982)
    -ParisKöylüsü
    -Elsa’nınGözleri
    *JEAN-PAUL SARTRE (1905-1980)
    -Bulantı
    -Duvar
    -Varlık ve Hiçlik
    -Akıl Çağı
    -Varoluşçuluk
    *ALBERT CAMUS (1913-1960)
    -Yabancı
    -Veba
    -Sisifos Söyleni
    -Düşüş

    FRANSIZ FİLOZOF
    *René Descartes ( 1596- 1650)
    -Yöntem Üzerine Konuşma
    -Felsefenin İlkeleri
    -Ruhun Tutkuları
    ************************

    KRONOLOJİK SIRAYLA ALMAN EDEBİYATI TEMSİLCİLERİ VE ALMAN EDEBİYATINA KATKISI OLAN YAZARLAR:
    *************************************************************************

    *HANS JAKOB CHRİSTOFFEL VON GRİMMELSHAUSEN (1621 -1676)
    -Simplicissimus
    *JOHANN VVOLFGANG VON GOETHE (1749-1832)
    -Genç Werther'in Acıları
    -Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları
    -Gönül Yakınlıkları
    -Faust
    -Pandora
    *SCHİLLER (1759 - 1805)
    -Haydutlar
    -Wilhelm Tell
    -Don Carlos
    -Mutluluk Şarkısı
    *HEİNRİCH VON KLEİST (1777-1811)
    - Michael Kohlhaas
    *GRİMM KARDEŞLER
    *JACOB GRİMM (1785-1863)
    *WİLHELM GRİMM (1786-1859).
    -Pamuk Prensesle Yedi Cüceler
    -Bremen Mızıkacıları
    -Büyülü Şato
    -Altın Saçlı Kız
    -Çizmeli Kedi
    -Kül Kedisi
    -Rapunzel
    -Hansel ve Gretel
    -Parmak Çocuk
    -Uyuyan Güzel
    -Fareli Köyün Kavalcısı
    -Kurbağa Prens
    -Kırmızı Başlıklı Kız
    -Balıkçı İle Karısı
    *HEİNRİCH HEİNE (1797 -1856)
    -Romantizm Okulu
    *KARL GEORG BÜCHNER ( 1813- 1837)
    -Danton'un Ölümü
    *THOMAS MANN (1875-1955)
    -Buddenbrook Ailesi
    -Venedik'te Ölüm
    -Büyülü Dağ
    *RAİNER MARİA RİLKE ( 1875-1926)
    - Orpheus'a Soneler
    *HERMANN HESSE (1877-1962)(İsviçre)
    - Siddhartha
    - Bozkırkurdu
    - Boncuk Oyunu
    *ROBERT MUSİL (1880-1942) (Avusturya)
    -Niteliksiz Adam
    *STEFAN ZWEİG (1881-1941) (Avusturya)
    - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    -Amok Koşucusu
    -Bir Kadının Hayatından 24 Saat
    -Satranç
    * FRANZ KAFKA (1883-1924)
    -Dönüşüm
    - Dava
    -Şato
    -Kayıp, (Amerika)
    *JOSEPH ROTH (1894-1939) (Avusturya)
    - Radetzky Marşı
    *BERTOLT BRECH (1898-1956)
    -Üç Kuruşluk Opera
    -Cesaret Ana ve Çocukları
    *ELİAS CANETTİ (1905 - 1994)
    -Körleşme
    -Kitle ve İktidar
    -Marakeş'te sesler
    *GÜNTER GRASS (1927- 2015)
    - Teneke Trampet
    *************************************************
    ALMAN FELSEFESİNİN EN ÖNEMLİ İSİMLERİ:
    *************************************************
    *GOTTFRİED WİLHELM LEİBNİZ (1646 - 1716)
    -Metafizik üstüne konuşmalar
    -İnsan zihni üzerine yeni denemeler
    *CHRİSTİAN WOLFF (1679 - 1754)
    -Biografia
    *IMMANUEL KANT (1724 - 1804)
    -Saf Aklın Eleştirisi
    -Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi
    -Aydınlanma Nedir?
    *JOHANN GOTTLİEB FİCHTE (1762 - 1814)
    -Bilim öğretisi
    -Ahlak öğretisi
    -İnsanın belirlenmesi
    -Bugünkü çağın ana çizgileri
    *GEORG WİLHELM FRİEDRİCH HEGEL (1770 - 1831)
    -Ruhun Fenomenolojisi
    -Mantık Bilimi
    *FRİEDRİCH WİLHELM JOSEPH SCHELLİNG (1775 - 1854)
    - İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine
    *Arthur Schopenhauer (1788 - 1860)
    - İstenç ve Tasarım Olarak Dünya
    - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
    * LUDWİG ANDREAS FEUERBACH (1804 - 1872)
    - Geleceğin Felsefesi -Felsefe Reformu İçin Geçici Tezler
    * KARL MARX (1818 - 1883)
    - Alman İdeolojisi
    - Türkiye Üzerine-Şark Meselesi
    * FRİEDRİCH WİLHELM NİETZSCHE (1844 - 1900)
    -İnsanca, Pek İnsanca
    - Dionysos Dithyrambosları
    -Böyle Buyurdu Zerdüşt
    *EDMUND HUSSERL (1859 - 1938)
    - Kesin Bilim Olarak Felsefe
    *MAX WEBER (1864 - 1920)
    - Ekonomi & Toplum
    * ALBERT SCHWEİTZER (1875 - 1965)
    - Medeniyet Felsefesi
    * MARTİN HEİDEGGER (1889 - 1976)
    - Varlık ve Zaman

    *****************
  • ALMAN EDEBİYATI TEMSİLCİLERİ VE ALMAN EDEBİYATINA KATKISI OLAN YAZARLAR
    *HANS JAKOB CHRİSTOFFEL VON GRİMMELSHAUSEN
    (1621 -1676)
    -Simplicissimus
    *JOHANN VVOLFGANG VON GOETHE (1749-1832)
    -Genç Werther'in Acıları
    -Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları
    -Gönül Yakınlıkları
    -Faust
    -Pandora
    *SCHİLLER (1759 - 1805)
    -Haydutlar
    -Wilhelm Tell
    -Don Carlos
    -Mutluluk Şarkısı
    *GRİMM KARDEŞLER
    *Jacob Grimm (1785-1863)
    *Wilhelm Grimm (1786-1859).
    -Pamuk Prensesle Yedi Cüceler
    -Bremen Mızıkacıları
    -Büyülü Şato
    -Altın Saçlı Kız
    -Çizmeli Kedi
    -Kül Kedisi
    -Rapunzel
    -Hansel ve Gretel
    -Parmak Çocuk
    -Uyuyan Güzel
    -Fareli Köyün Kavalcısı
    -Kurbağa Prens
    -Kırmızı Başlıklı Kız
    -Balıkçı İle Karısı
    *HEİNRİCH VON KLEİST (1777-1811)
    - Michael Kohlhaas
    *HEİNRİCH HEİNE (1797 -1856)
    -Romantizm Okulu
    *KARL GEORG BÜCHNER ( 1813- 1837)
    -Danton'un Ölümü
    *THOMAS MANN (1875-1955)
    -Buddenbrook Ailesi
    -Venedik'te Ölüm
    -Büyülü Dağ
    *RAİNER MARİA RİLKE ( 1875-1926)
    - Orpheus'a Soneler
    *HERMANN HESSE (1877-1962)(İsviçre)
    - Siddhartha
    - Bozkırkurdu
    - Boncuk Oyunu
    *ROBERT MUSİL (1880-1942) (Avusturya)
    -Niteliksiz Adam
    *STEFAN ZWEİG (1881-1941) (Avusturya)
    - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    -Amok Koşucusu
    -Bir Kadının Hayatından 24 Saat
    -Satranç
    * FRANZ KAFKA (1883-1924)
    -Dönüşüm
    - Dava
    -Şato
    -Kayıp, (Amerika)
    *JOSEPH ROTH (1894-1939) (Avusturya)
    - Radetzky Marşı
    *BERTOLT BRECH (1898-1956)
    -Üç Kuruşluk Opera
    -Cesaret Ana ve Çocukları
    *ELİAS CANETTİ (1905 - 1994)
    -Körleşme
    -Kitle ve İktidar
    -Marakeş'te sesler
    *GÜNTER GRASS (1927- 2015)
    - Teneke Trampet
    ALMAN FELSEFESİNİN EN ÖNEMLİ İSİMLERİ
    *Gottfried Wilhelm Leibniz (1646 - 1716)
    -Metafizik üstüne konuşmalar
    -İnsan zihni üzerine yeni denemeler
    *Christian Wolff (1679 - 1754)
    -Biografia
    *Immanuel Kant (1724 - 1804)
    -Saf Aklın Eleştirisi
    -Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi
    -Aydınlanma Nedir?
    *Johann Gottlieb Fichte (1762 - 1814)
    -Bilim öğretisi
    -Ahlak öğretisi
    -İnsanın belirlenmesi
    -Bugünkü çağın ana çizgileri
    *Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770 - 1831)
    -Ruhun Fenomenolojisi
    -Mantık Bilimi
    *Friedrich Wilhelm Joseph Schelling (1775 - 1854)
    - İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine
    *Arthur Schopenhauer (1788 - 1860)
    - İstenç ve Tasarım Olarak Dünya
    - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
    * Ludwig Andreas Feuerbach (1804 - 1872)
    - Geleceğin Felsefesi -Felsefe Reformu İçin Geçici Tezler
    * Karl Marx (1818 - 1883)
    - Alman İdeolojisi
    - Türkiye Üzerine-Şark Meselesi
    * Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844 - 1900)
    -İnsanca, Pek İnsanca
    - Dionysos Dithyrambosları
    -Böyle Buyurdu Zerdüşt
    *Edmund Husserl (1859 - 1938)
    - Kesin Bilim Olarak Felsefe
    *Max Weber (1864 - 1920)
    - Ekonomi & Toplum
    * Albert Schweitzer (1875 - 1965)
    - Medeniyet Felsefesi
    * Martin Heidegger (1889 - 1976)
    - Varlık ve Zaman
  • 432 syf.
    ·4 günde·Puan vermedi
    Senaryo kötü ve sığ, Freud yok, adı ticari, son 10 sayfada ağlıyor, 100.sayfada nietzche ortaya çıkıyor, öğretici roman olarak tanımlamış ama bence öğrettiği bir şey yok, ne psikinaliz, ne psikiyatri, Nietzsche’nin az bir felsefesi var.

    Yazar ana karakterle aynı meslekte ama kendini saklamış, Breur’ın tek derdi hayatta bunalması. Öyle gerçek bir düşüş yok, çok tek düze, extreme kapalı, örneğin k.m.madonnadaki gibi analizler hiç yok.

    Nietzsche gibi en zeki filozoflardan birinin bir iki öğretisini aşırı hakim kılarak, hayata karşı çok saldırgan, insanlara aşırı agresif, aşırı mutsuz, hasta, sosyal beceriksiz bir karakter olarak anlatarak küçültmesi hoşuma gitmedi.

    Kişisel gelişim mesajı da alamadım, etkili bir şeyler verebilirdi, genelde anlaşılması zor ve etkileyici üstün insan felsefesini çemkirtiyor. 1882 ye kadar değil de tüm aforizmaları yükleyebilirdi. Freud’un teorilerinden bahsedip kitabı zenginleştirmesi lazımdı.

    Birde üstün insan felsefesini pompalamaya çalışan bir üstün filozofun bir kadının çarpıp kaçmasına bu kadar üzülmesi garip değilmi? Acaba psikiyatristin Nietzsche’den daha akıllı olduğu mesajını veriyormu? Çünkü sonunda psikiyatrist iyileşiyor Nietzsche mutsuz.

    “Bir kitap bizi alıp diğer kitapların üzerine çıkarmıyorsa o kitabın neresi iyidir?”115

    “Cinsel arzu, aslında, karşıdaki insanın zihni ve bedeni üzerinde mutlak hakimiyet kurmak için duyulan arzudan ibarettir.” 249

    “Tabii acı çekeceksin, görmenin bedelidir bu. Tabii için korkuyla dolacak, yaşamak demek tehlike içinde olmak demektir. Büyümek zordur!!”280

    “Hakikat onsuz yaşayamayacağımız bir yanlıştır.” 112

    “Korkularsa yıldızlar gibi hep oradadırlar ama gün ışığı onları gizler.” 245

    “Hakikati bulmak isteyen insanın önce kendin tanıması bunu yapmak için geleneksel bakış açılarından, hatta yaşadığı çağ ve ülkeden kendisin ayırması gerektiği ve sonara da o mesafeden kendine bakması gerektiğini söylüyor!” 127

    Önemli fikirleri: Apollon ve Dionysos, “Üstinsan”, Ressentiment, “Güç istenci”, “Tanrı öldü”, Bengi dönüş, “Amor fati”, Sürü içgüdüsü, Tschandala, “Son insan”, Perspektivizm, Efendi-köle ahlakı, Değerlerin yeniden değerlendirilmesi, Nietzscheci evetleme

    Etkilendikleri :Aristoteles, Boscović, Bourget, Burckhardt, Dostoyevski, Emerson, Empedokles, Epiküros, Goethe, Guyau, Hegel, Heine, Parmenides, Herakleitos, Hölderlin, Kant, Lange, Leibniz, La Rochefoucauld, Lichtenberg, Montaigne, Pascal, Platon, Rée, Rousseau, Schopenhauer, Shakespeare, Sokrates, Spinoza, Spir, Stendhal, Stifter, Taine, Voltaire, Wagner, Winckelmann (wikipeadia.com)
  • 141 syf.
    ·Beğendi
    Lessing'i okumama vesile olan değerli insanlara teşekkür ederek birkaç şey yazmaya çalışayım. Benim için Alman Edebiyatının yakıcı önemi Heine ve Goethe ile başlar. Hatta diyebilirim ki Heine'yi tanısam aşık olacağım bir kişilik olurdu. Bugüne kadar okuduğum hiç bir dile benzemeyen o genç yakışıklı adamın vesile olmasıyla bugün değerli şahsiyet olan Lessing'i okuyabiliyorum. Kendisi bir kitabında Lessing'ten alıntı yaparken oldukça etkilenmiştim ve sanırım o dönemin etkilenimi bende yaralar oluştursa da halen kapanması imkansız yaraya dönüşmüş olacak ki Lessing'i ve onun dilini unutamıyorum. Heine'nin dilinin ironisinin büyüsünü görmemiş okurlar için aciliyet içerisinde okunması gereken bir deha olduğunu da belirteyim. Şeyleri her ne kadar romantize etmeyi sevmesem de nihayetinde bir tutkuya sahip bir canlıyım.

     Lessing, Alman dilinin gelişimini Fransız yazınına karşı milliyetçi bir refleksif stratejisiyle şekillendirir. Heine'nin yahudi ailede doğması belki bu Alman milliyetçiliğinin proto-tipi için uygun olmaması mirası devretmesine yol açmışsa da, Heine Fransa'ya gidince Fransız yazınından etkilenip eserlerini Fransızca kaleme alır ve Cristian'a yazacağı mektupta Alman diline olan nefretini de dile getirir. Heine daha sentezci bir uyumun peşinde olsa da anladigim kadarıyla Lessing Alman dilini daha önplanda tutmaya çalışmaktadır. Yurt vurgusunu öne çıkarmasını buna yormak mümkün.

    Fransız Devriminin alevlendirdigi Aydınlanma Devrinin zengin içerikler olusturmasinin dışında,  devrimin Thermidor darbesiyle karşı devrime dönüşmesi Napolyon imparatorluğunu karşı devrimle başa geçirmiştir. Nitekim Napolyon yine de geçmişteki geleneksel imparatorluğu bütün olarak sahiplenmez. Prusya'yı işgali sırasında ulusçu ve aydınlanmacı fikirleri oraya taşır. Prusya'yı işgal etmesi Almanlarda milliyetçi bir damarın gediğini oluşturmuştur. Yine de bu işgalin Geist açısından Alman tininin oluşumunda ilerici bir etkide bulunduğunu düşünen düşünürler de yok değildir. Almanyanın o güne kadar yetiştirmiş olduğu en büyük dehaya sahip olan G.F. Hegel, Napolyon'un Prusya'yı işgal etmesini alkışlayarak karşılar. Bazıları buna vatan hainliği gözüyle bakacak olsa da Hegel'in alkışlaması sıradan bir yurttaşın alkışlarının çok çok ötesindedir. O alman tininin tarih Geist'ina dönüşmesinde evrensel bir yan bulduğundan dolayı Napolyon'a alkış tutar: " ATIN UZERINDE TINI GÖRDÜM " demesi de dediklerimi destekler.


    Bilindiği gibi Hegel için tarihin ilerlemesi geistin mutlak bilgiye ulaşması zorunluluğuyla mümkün hale gelir. Geist, bu dünyaya atılmış, yabancılaşmış bir tindir ve bu tinin gelisimi büyük devrimlerin büyük atılımların gelişimiyle paralellik arzeder. O dönemin sanayileşmesinin gerisinde kalmış bir Prusya'nın Ingiltere ve Fransa karşısında geride kalması ve sanayileşme çabasının Prusya'nın bölünmüş feodal yapısının kapalılık taşıması, dışardan bir müdahaleyi zorunlu kılan bir erken gözüyle bakılmıştır. Hegel bu neden dolayısıyla Napolyon'u alkışlar. Müzisyen Beethoven de Napolyon için beste yaptıktan sonra besteyi yırtıp atar. Çünkü artık Napolyon'un devrimci fikirlerinden şüphe duymuştur. Yukarıda anlattıklarım elbette Lessing'ten sonraki dönemlerde cereyan edecektir. Lessing'in etkide bulunacağı bu ruh, diğer Alman düşünürlerini ve edebiyatçılarıni da etkileyecektir. Heine'nin Almanya'da Din ve Felsefenin Gelişimi eserinde bu dilin nasıl geliştiğini mitlerde bile aramaya kalkışır. Lessing için ayrılan kısımlarda da Lessing'in katkılarından dem vurulur.

    Lessing'in döneminde etkili olan asıl olay Aydınlanma Çağıdır. Fransız aristotelesçi dram anlayışına karşı Alman dram anlayışını yerleştirmeye çalışır ve bu eserini de buna göre şekillendirir. Alman'yanin ileriye adım atabilmesi için bu çaba  elzem görülür.

    Tarihsel bazı bilgiler verdikten sonra esere geçersek, bu eserin değerinin konumlandığı yeri görmemiz biraz da olsa mümkün olabilir. Eserde işlenen konu, drama da giren burjuvazinin aile ilişkileridir. Babasını karşısına alan Çağdaş saf bir kadın(Sara)  ve karisi(MARWOOD)ile çocuklarını Sara'ya değişmeyen MELLEFONT. Bu ilişkilerin döngüsel çatışmalarına tanık olurken göze çarpan ilk şey tarihsel bir mirasın yansımasıdır. Örneğin Shakespeare'nin o süslü diliyle de karşılaşabilirsiniz. Lessing'in yaptığı da geçmişten yararlanıp bugün için bir zenginlik yaratmak. Bu yüzden bu türden geleneksel bir geçmişi reddetmez zira onu sahiplenir.


    Lessing'in burjuva dramı olan tiyatro oyunu yeni tipten karakterler sunsa da aristokrat üslubu elden bırakmaz. Doğal olarak bu durum Marx'ın 18 Brumaire eserinin önsözünü akıllara getirir. O ünlü önsözde yeni bir dil öğrenmek için anadili unutmak gerektiği vurgulanır. Nitekim bir Alman için bu bir ölçüde böyleyse bile, Alman tininin berbat koşulları için başkaca bir gerçekliği dile getirir.  Zira bu eserde Ingiliz kültürünün etkisi yadsınamaz. Isim seçimlerinde bile bu net biçimde görülür.

    Tekrar kitaba donersek; Melefont'un aşık olduğu Sara, Aydınlanma döneminin yarattığı rasyonel bir karakterdir. Tutku doludur, tutkulu gözü kara bir âşıktır, sırf bu yüzden babasını terkedip sevdiği adama kaçar ancak bu tutku klasik dram türünün tutkusunu aşmaya yonelik rasyonalize edilmiş bir kişiliktir. Sara, tutkusunun açtığı hataları kavradığı vakit, ölümü bile hoş karşılar. Klasik tragedyadakinden farklı bir tür ile karşı karşıya kalırız. Çünkü karakterimiz bugüne kadar süregelen karakterlerden farklıdır. Acısını dramatize ederek ölmez, ölümü hatalarının sonucu olarak görür. Bu Lessing'in dram türünde yapmış olduğu büyük bir atılımdır. Ki zannımca eserin asıl değeri de buradan anlaşılır. Aydınlanma çağının rasyonel bireyi kendi hatasıyla düşmüş olduğu durumu ergin olmakla ve aklını kullanmakla telafi eder. Bilindiği gibi Kant, Aydınlanma''yi, insanın kendi hatası yüzünden düşmüş olduğu erginlenmeyi kendi aklıyla sağlaması olarak tanımlar. Miss Sara Sampson da bu karakterin tezahürüdür. Eserin ehemmiyeti trajedinin klasik dramının aşılması ve bu aşılmanin bireyi kendi hatasını sahiplenip sonucuna katlanmasından gelir. Yine de dramatize olan ile rasyonel olanın sentezi asıl yeniyi göstermek için erken olduğunu telâkki eder.
  • Bir elli boyunda, alçak gönüllü, çekingen, ama kafası içinde çağdaş felsefedeki en uzak etkili devrimi yapacak malzeme bulunan, basit minicik bir adamın, ağır ağır gelişimini görüyoruz. Kant’ın hayat hikâyesini yazan biri, onun hayatı konusunda, “kurallı fiillerin en kurallısı gibi geçmiştir” demiştir. “Sabah uyanmak, kahve içmek, yazmak, ders vermek, öğle yemeği yemek ve gezinmek; hepsinin de belli bir zamanı vardı,” der Heine. Immanuel Kant, kurşunî paltosuyle, elinde baston evinin önünde göründü mü ve şimdi bile “Filozofun Yolu” denen ıhlamur ağaçlı, uzun, dar yola doğru yürümeye başladı mı, komşular saatın tam üç buçuk olduğunu bilirdi.
    Will Durant
    İz Yayınları, Çeviri: Ender Gürol
  • Heinrich Heine şâir. Hani Türkcede "bekâra karı boşamak kolay denir ya. Filosof karşısında şair için ne kadar geçerakca bir deyiş. Sıgara yakarcasına şâir, oturup kalktığı, dönüp dolandığı her yerde mısralarını döktürebilir. Onun gayrimenkul misâli, belli bir yere çakılıp kalmasına ne hâcet? Duygulanmalarının kaynakları ile kanıtlarını bildirmesini ondan isteyen mi var? Bu yüzden işte şâirin filozofu anlamasını beklemek beyhûdedir.
  • Büyük Alman şairi Heinrich Heine, "Immanuel Kant'ın hayat hikâyesini tasvîr etmek zordur." deyip sözlerini şöyle sürdürmüştür: "O, yaşamadı ki, hayâtının hikayesi olsun. Almanya'nın kuzey doğusunda serhat boylarında eski bir şehir olan Königsberg'in sessiz, ücrâ köşesinde, ufacık bir sokakta tohuma kaçmış bekâr olarak neredeyse soyut, mekanik düzene koşulnuş bir ömür sürmüştür..."
    Ş. Teoman Duralı
    Sayfa 9 - Heine, Geschihte der Religion und Philosophie in Deutschland", 3. Cilt.