Geri Bildirim
  • Tarihe ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye ediyorum, özellikle antik çağ tarihi hakkında daha önce detaylı kitap okumamış kişilerin başlangıç niteliğinde merakla okuyacağı bir eser. Eser diyorum çünkü Antik Ege dünyasından Girit'e, Anadolu'ya kadar kurulmuş olan uygarlıkların gelişmesine ve günümüz Avrupa medeniyeti denen yapının temelinin oluşmasına şahit olacaksınız. Kitap içinde aynı zamanda Pers-Yunan çekişmesi, İskender ile yükselen Makedonlar, Helen çağı ve kurulan Helenistik uygarlıklar, İtalya'da kurulan Roma Cumhuriyeti'nin İmparatorluk oluşu, bölünmesi, Hristiyanlık ve Yahudilik ile iyice zayıflayan Roma'nın Germenler'ce yıkılması hakkında anlaşılır, detaylı ve doyurucu bilgiler mevcut. Kitabın bir iyi yanı da herkes tarafından anlaşılabilir olması, diğer iyi yanı da ayrıca belirtilmiş kaynaklar (Tarih okuyanların fazlasıyla işlerine yarıyacak nitelikte).
    Kitabın adı ne kadar "Antik Yunan ve Roma Tarihine Giriş" olsa da o dönemde yaşamış uygarlıklar hakkında kültürel, Yunan toplumu içerisinde yetişmiş filozoflar ve bölgenin coğrafyası hakkında bilgi içermesi konuyu kavrama açısından yardımcı.
    Kitap içerisinde bulunan görseller de iyi seçilmiş, kitap ile bağdaştığı için ayrı bir artı katıyor. Okuyanın pişman olmayacağı ve okurun ufkunun genişleyeceği bir kitap. Saygılarımla.
  • BBC Kültür, farklı ülkelerden yazarlara başvurarak kuşaktan kuşağa aktarılan, kıtaları aşan ve toplumu değiştiren hikâyeleri seçmelerini istedi.

    Nisan ayında yapılan ankette yazarlar, insanların düşüncelerini şekillendirdiği ve tarihi etkilediğini düşündükleri beş hikâye seçti. 35 ülkeden 108 yazar, akademisyen, gazeteci, eleştirmen ve çevirmenin sunduğu listenin ilk 100'e giren eserleri belirlendi. Bu liste, kimileri artık konuşulmayan 33 farklı dilden roman, şiir, masal ve oyun içeriyordu. İşte listedekiler:

    1. Odysseia (Homeros, MÖ 8. yy)

    2. Tom Amca'nın Kulübesi (Harriet Beecher Stowe, 1852)

    3. Frankenstein (Mary Shelley, 1818)

    4. 1984 (George Orwell, 1949)

    5. Parçalanma (Chinua Achebe, 1958)

    6. Binbir Gece Masalları (çeşitli yazarlar, 8-18. yy)

    7. Don Kişot (Miguel de Cervantes, 1605-1615)

    8. Hamlet (William Shakespeare, 1603)

    9. Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel García Márquez, 1967)

    10. İlyada (Homeros, MÖ 8. yüzyıl)

    11. Sevilen (Toni Morrison, 1987)

    12. İlahi Komedya (Dante Alighieri, 1308-1320)

    13. Romeo ve Juliet (William Shakespeare, 1597)

    14. Gılgamış Destanı (yazarı bilinmiyor, MÖ 22-10. yy)

    15. Harry Potter (JK Rowling, 1997-2007)

    16. Damızlık Kızın Öyküsü (Margaret Atwood, 1985)

    17. Ulysses (James Joyce, 1922)

    18. Hayvan Çiftliği (George Orwell, 1945)

    19. Jane Eyre (Charlotte Brontë, 1847)

    20. Madam Bovary (Gustave Flaubert, 1856)

    21. Üç Krallığın Hikayesi (Luo Guanzhong, 1321-1323)

    22. Batı'ya Yolculuk (Wu Cheng'en, 1592)

    23. Suç ve Ceza (Fyodor Dostoyevksy, 1866)

    24. Gurur ve Önyargı (Jane Austen, 1813)

    25. Su Kenarı (Shi Nai'an, 1589)

    26. Savaş ve Barış (Leo Tolstoy, 1865-1867)

    27. Bülbülü Öldürmek (Harper Lee, 1960)

    28. Geniş, Geniş Bir Deniz (Jean Rhys, 1966)

    29. Ezop Masalları (Ezop, MÖ 620-560)

    30. Candide (Voltaire, 1759)

    31. Medea (Euripides, MÖ 431)

    32. Mahabharata (Vyasa, MÖ 4. yy)

    33. Kral Lear (William Shakespeare, 1608)

    34. Genji'nin Hikayesi (Murasaki Shikibu, 1021 öncesi)

    35. Genç Werther'in Acıları (Johann Wolfgang von Goethe, 1774)

    36. Dava (Franz Kafka, 1925)

    37. Kayıp Zamanın İzinde (Marcel Proust, 1913-1927)

    38. Uğultulu Tepeler (Emily Brontë, 1847)

    39. Görülmeyen Adam (Ralph Ellison, 1952)

    40. Moby-Dick (Herman Melville, 1851)

    Kaynak: http://www.bbc.com/turkce/vert-cul-44211996
    Devamı...
    41. Their Eyes Were Watching God (Zora Neale Hurston, 1937)
    42. To the Lighthouse (Virginia Woolf, 1927)
    43. The True Story of Ah Q (Lu Xun, 1921-1922)
    44. Alice's Adventures in Wonderland (Lewis Carroll, 1865)
    45. Anna Karenina (Leo Tolstoy, 1873-1877)
    46. Heart of Darkness (Joseph Conrad, 1899)
    47. Monkey Grip (Helen Garner, 1977)
    48. Mrs Dalloway (Virginia Woolf, 1925)
    49. Oedipus the King (Sophocles, 429 BC)
    50. The Metamorphosis (Franz Kafka, 1915)
    51. The Oresteia (Aeschylus, 5th Century BC)
    52. Cinderella (unknown author and date)
    53. Howl (Allen Ginsberg, 1956)
    54. Les Misérables (Victor Hugo, 1862)
    55. Middlemarch (George Eliot, 1871-1872)
    56. Pedro Páramo (Juan Rulfo, 1955)
    57. The Butterfly Lovers (folk story, various versions)
    58. The Canterbury Tales (Geoffrey Chaucer, 1387)
    59. The Panchatantra (attributed to Vishnu Sharma, circa 300 BC)
    60. The Posthumous Memoirs of Bras Cubas (Joaquim Maria Machado de Assis, 1881)
    61. The Prime of Miss Jean Brodie (Muriel Spark, 1961)
    62. The Ragged-Trousered Philanthropists (Robert Tressell, 1914)
    63. Song of Lawino (Okot p'Bitek, 1966)
    64. The Golden Notebook (Doris Lessing, 1962)
    65. Midnight's Children (Salman Rushdie, 1981)
    66. Nervous Conditions (Tsitsi Dangarembga, 1988)
    67. The Little Prince (Antoine de Saint-Exupéry, 1943)
    68. The Master and Margarita (Mikhail Bulgakov, 1967)
    69. The Ramayana (attributed to Valmiki, 11th Century BC)
    70. Antigone (Sophocles, c 441 BC)
    71. Dracula (Bram Stoker, 1897)
    72. The Left Hand of Darkness (Ursula K Le Guin, 1969)
    73. A Christmas Carol (Charles Dickens, 1843)
    74. América (Raúl Otero Reiche, 1980)
    75. Before the Law (Franz Kafka, 1915)
    76. Children of Gebelawi (Naguib Mahfouz, 1967)
    77. Il Canzoniere (Petrarch, 1374)
    78. Kebra Nagast (various authors, 1322)
    79. Little Women (Louisa May Alcott, 1868-1869)
    80. Metamorphoses (Ovid, 8 AD)
    81. Omeros (Derek Walcott, 1990)
    82. One Day in the Life of Ivan Denisovich (Aleksandr Solzhenitsyn, 1962)
    83. Orlando (Virginia Woolf, 1928)
    84. Rainbow Serpent (Aboriginal Australian story cycle, date unknown)
    85. Revolutionary Road (Richard Yates, 1961)
    86. Robinson Crusoe (Daniel Defoe, 1719)
    87. Song of Myself (Walt Whitman, 1855)
    88. The Adventures of Huckleberry Finn (Mark Twain, 1884)
    89. The Adventures of Tom Sawyer (Mark Twain, 1876)
    90. The Aleph (Jorge Luis Borges, 1945)
    91. The Eloquent Peasant (ancient Egyptian folk story, circa 2000 BC)
    92. The Emperor's New Clothes (Hans Christian Andersen, 1837)
    93. The Jungle (Upton Sinclair, 1906)
    94. The Khamriyyat (Abu Nuwas, late 8th-early 9th Century)
    95. The Radetzky March (Joseph Roth, 1932)
    96. The Raven (Edgar Allan Poe, 1845)
    97. The Satanic Verses (Salman Rushdie, 1988)
    98. The Secret History (Donna Tartt, 1992)
    99. The Snowy Day (Ezra Jack Keats, 1962)
    100. Toba Tek Singh (Saadat Hasan Manto, 1955)
    Orjinal dilindeki kaynak: http://www.bbc.com/...hat-shaped-the-world
  • Ön safta çarpışan subayların yüzde sekseni, erlerin yüzde altımışı ya şehit olmuş ya da yaralanmıştır.

    Kırık Kemikle Savaş Yönetmek
    12 Ağustos 1921, Kurban Bayramı’nın ilk günündeMustafa Kemal, Hacı Bayram Camisinin çevresine taşan“beş bin kişiyle birlikte Bayram namazını kıldı” ve o günlerde Ankara’da bulunan ünlü Amerikalı gazeteci Laurence Show Moore’un saptamasıyla, “halkın görülmemiş sevgi gösterileri arasında” cepheye hareket etti.7 Aynı gün, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa’yla (Çakmak) birlikte Polatlı’da kurduğu cephe karargahına geldi. O gece, “düşmanın izlemesi olası hücum yönünü görmek için”, çevreye hakim bir tepe olan Karadağ’a çıktı. Atının, sigarasını yakmak için çaktığı kibritten ürkmesi üzerine, yere düştü. Kaburga kemiklerinden biri kırılmıştı. Sağaltım (tedavi) için gittiği Ankara’da, hekimler kesin olarak yatması gerektiğini söylediler. “Çalışmayı sürdürürseniz yaşamınız tehlikeye girer” diyorlardı. “Savaş bitsin o zaman iyileşirim”8 diyerek onlarla şakalaşıyor, önerileri umursamıyordu. Yirmi dört saat sonra cepheye geri döndü. Savaşı, bir trenden sökülen yolcu koltuğunu kullanarak yönetti. Kırık göğüs kemiği,“yeniden depreşen eski böbrek hastalığı”9 ona acı veriyor, güçlükle yürüyebiliyor, çoğu kez, “bir masaya dayanarak dinlenmek zorunda kalıyordu.”10
    “İskender’in Doğu Seferi”
    Yunan Ordusu, 23 Ağustos 1921 günü sabaha karşı saldırıya geçti. Constantine, savaş parolasını “Ankaraya”diye belirlemiş ve “İngiliz istihbarat subaylarını daha şimdiden, Mustafa Kemal’in şehrinde, Ankara’da, zafer yemeğine çağırmıştı.”11 Atina basınında, “Büyük İskender’in Doğu seferinden” söz eden yazılar çıkıyordu. Constantine, Helen ordusuyla birlikte, onun 2300 yıl önce yaptığını 20.yüzyılda yapacak, “bir kez daha Gordion düğümünü keserek Asya’da yeni bir imparatorluk” kuracaktı.12 Gelişkin silahlarına, mükemmel donanımına ve arkasındaki “büyük güce”, İngiltere’ye güveniyordu.
    İnanç ve Yoksulluk
    Mustafa Kemal ise; sayısı az, donanımı eksik ve esas gücünü inanç ve kararlılığın oluşturduğu ‘yoksul’ ordusuyla, düşmanını bekliyordu. Karargah olarak kullandığı bina,Alagöz Köyü’nde Ali Çavuş adlı köylüye ait, yarım kalmış kerpiç bir evdi.13 “Kara giysili Karadenizli koruyucularını” bile cepheye sürmüştü. Rütbelerini Erzurum’da çıkardığı ve Meclis de kendisine “resmi bir rütbe vermediği için” sırtında bir er üniforması vardı.14 Akciğeri için, sakıncalı olmasına karşın, göğsünü sargılatmış, cepheden ayrılmıyordu. Savaşı, “geceli gündüzlü hiç ara vermeden bizzat yönetti ve 22 gün boyunca hiçbir gece düzenli uyumadı.”15
    Sakarya Savaş’ında ordunun içinde bulunduğu koşullar, bugün birçok insana inanılmaz gibi gelebilir. Silah, yiyecek, giyecek gereksinimi en alt düzeyde bile karşılanamamıştı. Askere yemek olarak, çoğu kez yalnızcakuru ekmek verilebiliyordu. Açlığa karşı doğadan ot toplayan erler, kimi zaman zehirli otları yiyor bu da hastalanmalara, hatta ölümlere yol açıyordu. “Askeri otlamaya çıkardım” tümcesi, komutanların günlük dillerine yerleşmiş ve beslenmeyle ilgili bir eylemi ifade ediyordu.
    Askerin yüzde yirmi beşinin ayağı tümüyle çıplaktı, bir o kadarının ise, bir ayağında eski bir ayakkabı öbür ayağında çarık bulunuyordu. Sakarya Savaşı’nda, askerin yalnızca yüzde beşi üniformalıydı. Mustafa Kemal,Meclis’te, askerin iyi donatılmadığı yönündeki eleştiriler üzerine söz almış ve şunları söylemişti: “Askerlerimizin biraz çıplak ve yırtık elbise içinde bulunması bizim için ayıp sayılmaması gerekir... Fransızlar bana, elbisesiz askerlerin çete olduğunu söylediklerinde onlara, hayır çete değildir, bizim askerlerimizdir’ dedim. Üzerinde üniforma yok dediler. ‘Üzerindeki elbise onların üniformasıdır’ dedim. Bu Fransızlar için yeterli yanıt olmuştu. Elbiseli olsun, köylü elbiseli olsun(ne fark eder y.n.) yeter ki onları yerinde kullanalım, kutsal amacımıza ulaşalım”16
    Sakarya Savaşı, 100 kilometrelik bir cephe üzerinde gelişen, sözcüğün gerçek anlamıyla tam bir meydan savaşıydı. Başladığı 23 Ağustos’tan 13 Eylül’e dek, 22 gün sıradışı bir yeğinlikle (şiddetle) sürdürüldü. Yunanlılar, Türklere karşı duydukları kinle ve varsıl bir ülkeyi ele geçirmek için; Türklerse, yüzyıllarca uyruk yapıp içlerinde yaşattıkları Rum ihanetine duydukları öfkeyle, vatanlarını savunmak için savaşıyordu. Yunan Ordusu’nun önemli bir bölümünü oluşturan Osmanlı uyruğu ‘yerli’ Rumlar, savaşı yitirdiklerinde “vatan haini” sayılacaklarını ve “Helen İmparatorluğu” kurmak yerine, varsıllıklarını borçlu oldukları Anadolu’yu tümden yitireceklerini biliyordu. Bu nedenle, büyük bir dirençle savaşıyorlardı.17
    Mustafa Kemal, Sakarya Savaşı’nı Nutuk’ta, “dünya tarihinde örneği pek az olan, Büyük ve Kanlı Sakarya Savaşı (Sakarya Melhamei Kübrası)” diye tanımlar. Savaşın Anadolu’daki Türk varlığı için yaşamsal önemini bildiğinden, orduyu olduğu kadar halkı da savaşa hazırlamıştı. Çatışmaların başlamasından birkaç gün önce,“Orduya ve Millete” başlığıyla yayınladığı bildiride;“Ordumuzun fedakar subaylarına ve kahraman erlerine, atalarından miras kalan özellikleriyle kendini gösteren bütün millete sesleniyorum” diyerek18; Türk milletinin bütün bireylerini, “köyde, kentte, evinde, tarlasında” bulunan herkesi, “kendini silahla vuruşan savaşçı gibi görevli bilerek ve bütün varlığıyla” savaşmaya çağırdı.19 “Türkiye ölüm tehlikesindedir, ama batmayacaktır”20; “Düşman ordusunu, Anayurdumuz’un harimi ismetinde (kutsal bağrında y.n.)boğarak istiklalimize kavuşacağız” diyordu.21
    “Hatt-ı Müdafaa” Değil “Satt-ı Müdafaa”
    Anadolu’yu kurtaramazsa, “herkesle beraber ölecekti.”22 Ölümü en başından göze almıştı ve onu umursamıyordu. Önemli olanın ölmek değil, ülkeyi kurtarmak olduğunu biliyordu. Bireysel ölüm, ancak düşmanı yenme olasılığı ortadan kalktığında sözkonusu olabilirdi. Sakarya Savaşı önemliydi, ancak yitirilse bile son değildi. Savaşım (mücadele), her koşul altında, yeni yöntem ve araçlarla sürdürülecek, düşman tümüyle yok edilinceye dek savaşılacaktı. “Her parça toprak, üzerine basılan her yer savunulacaktır” diyordu. Ordularına verdiği ve savaş tarihinde örneği olmayan kesin buyruk şuydu: “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı yurttaş kanıyla ıslanmadıkça terkedilemez. Onun için, küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir, fakat büyük küçük her birlik durabildiği ilk noktada, düşmana karşı yeniden cephe kurup savaşmaya devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler ona uymaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar direnmekle yükümlüdür.”23
    Yirmi İki Gün Yirmi İki Gece
    Yirmi iki gün, yirmi iki gece süren Sakarya Savaşı, “bir gün farkla” dünyanın gördüğü “en uzun” meydan savaşıydı.24 Yalnız uzun değil, “vahşi ve öldürücü bir savaştı bu.”25 İki yüz bin insan, yakıcı bir güneş altında, “susuz, günlük yiyeceği bir avuç mısıra”26 ya da bir parça ekmeğe indirgenmiş olarak, durmadan birbirlerine saldırdılar. Ankara’ya açılan Haymana Ovası’na hakim büyük-küçük tüm tepeler, sıkça el değiştiriyor, her el değiştirmede yüzlerce insan ölüyordu. Mustafa Kemal’in elindeki asker, silah ve cephane kısıtlıydı. Sınırlı sayıda dağıtılan mermiler çabuk bitiyor ve askerler “birbirinden mermi alıyordu” Topçu tümenlerinde mermi eksikliği çok fazlaydı. Subay ağırlıklı olmak üzere çok yitik veriliyordu. Ancak, her olanaksızlık, ona “yeni askeri taktikler” geliştirtiyordu.27
    Subay Savaşı
    Mustafa Kemal Sakarya Savaşı’nı “subay savaşı”olarak tanımlar. Yengiden altı gün sonra, 19 Eylül 1921’de, Meclis’te yaptığı uzun konuşmanın sonunda,“subaylarımızın kahramanlığı hakkında söyleyecek söz bulamam. Ancak, doğru ifade edebilmek için diyebilirim ki, bu savaş bir subay savaşı olmuştur”der.28 Sakarya Savaşı’na“ön safta katılan subayların yüzde 80’i, erlerin yüzde 60’ı ya şehit olmuş ya da yaralanmıştı.”29 42.Alayın “bütün rütbeli subayları şehit olduğu için”, Alay’ın komutasını bir yedek subay üstlenmişti. 4.Tümen’in hücum taburunda “bir tek subay kalmıştı.”30 Yalnızca Çal Dağı çarpışmalarında; “3 alay komutanı, 5 tabur komutanı, 82 subay ve 900 er şehit olmuştu.”31 Çevresine hakim Karadağ tepesini almak için,“yarım tümen” şehit verilmişti.32 8 tümen komutanı, süngü savaşında şehit olmuştu.33
    Subaylar, ona, başkomutanlık sınırlarını aşan bir sevgi ve güvenle bağlıydılar. Güçlü kişiliği herşeye egemendi. Varlığı askerlere güven veriyor, “onlara dişlerini sıkarak, her kayaya, her karış toprağa yapışarak direnme cesareti” ve “en güç anda, Kemal Paşa yeni bir taktik ve cesur bir atılımla müdahale eder, durumu düzeltir” duygusu veriyordu.34Subayları, buyruklarının doğruluğuna o denli inanıyorlardı ki, bunları yerine getirmeyi, vatan savunmasının gerekli kıldığı kutsal bir görev sayıyorlardı.
    Sakarya Meydan Savaşı 13 Eylül’de sona erdiğinde, birkaç gün içinde Ankara’ya gireceği söylenen Yunan Ordusu çökertilmişti. Bitkin durumda “Anadolu yaylasının başlangıcındaki harekat noktalarına doğru tersyüzü” geri çekiliyor, çekilirken “geçtikleri her yeri yakıp yıkıyordu.”35Sayısının azlığına ve olanaksızlıklara karşın, “muazzam bir çabayla” olağanüstü bir direnç gösteren Türk Ordusu, dayanma sınırının sonuna geldiği için; “Sakarya Nehri’ni zorlayarak”, Yunan Ordusu’nu izlemedi, onu tümüyle yok edemedi. Bunu yapmak için, daha bir yıla gereksinimi vardı.36
    Yunan Ordusu Sakarya’da yok edilemedi, ama büyük darbe vuruldu. “Azaltılmış rakamlarla ve yalnızca ölü olarak subay-er 18 bin” yitik vermişti.37 Silah ve donanım yitikleri hesaplanamıyordu.
    Ankara’yı Kurtarmak
    Ankara kurtarılmış, parlak bir zafer kazanılmıştı. Türkiye coşku, dünya şaşkınlık içinde, Sakarya’daki Türk başarısını konuşuyordu. Ezilen ulusların “özgürlüksever halkları”, Türk halkına duyduğu yakınlığı, Ankara’ya gönderdikleri kutlama telgraflarıyla gösteriyordu.38 Rusya ve Afganistan’dan, Hindistan ve Güney Amerika’dan, hatta Fransa ve İtalya’dan bile kutlama geliyordu.39
    Ankara halkı, “büyük bir sevinç içindeydi.” Eşyalarını toplamış, “top seslerini duyarak” doğuya göçmeye hazırlanmıştı. Artık güvende ve Mustafa Kemal’e “sonsuz bir şükran duygusu içindeydi.”40 O da, aynı duyguları, Türk halkı için taşıyordu. 14 Eylül’de “Millete Beyanname” adıyla, orduyu ve Türk halkını kutlayan bir teşekkür bildirisi yayınladı. Düşmanı tümüyle ülkeden atıp özgürlüğü sağlayana ve “milli sınırlar içinde her türlü yabancı müdahalesine son verene kadar, silahlarımızı bırakmayacağız” diye bitirdiği bildiride şöyle söylüyordu:“Kutsal topraklarımızı çiğneyerek Ankara’ya girmek ve istiklalimizin fedakar koruyucusu ordumuzu yok etmek isteyen Yunan birlikleri, yirmi iki gün süren kanlı savaşlardan sonra, Tanrı’nın yardımıyla yenilmiştir... Sakarya’yı geçerek, şaşkın ve dağınık kısımlarının arkasını bırakmayarak, günahsız Türk milletinin hayat ve istiklaline canavarca tecavüz edenlere layık olan cezayı vermek için, ordumuz sönmez bir azim ve kahramanlıkla vazifesini yapmayı sürdürecektir... İnönü ve Dumlupınar’da Türk azim ve imanı karşısında ezilerek mağlup edilen, ancak bu yenilgilerden ders almayan ve hiçbir hakka dayanmadığı halde, kutsal vatanımıza tecavüz etmekte ısrar eden Yunanlılar, bu defa Kral Constantine’in saltanat hırsını tatmin için ülkelerinin bütün kaynaklarını açtılar. Para, asker, malzeme konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak aylarca hazırlandılar. Ayrıca, Doğudaki siyasi çıkarlarını korumak için masum kanların dökülmesini isteyen bazı yabancı dostlarının gizli ve açık yardımlarına, kışkırtmalarına dayandılar. Bu yolla meydana getirdikleri düzenli ve donanımlı büyük bir orduyla, pervasızca Anadolu içlerine saldırdılar. Düşünmediler ki, Türkler’in vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri, lanetli ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir. Ordumuz, Avrupa’nın en mükemmel araçlarıyla donatılmış Constantine birliklerinin hakkından gelebiliyorsa, bu inanılmaz mucizeyi Anadolu halkının gösterdiği fedakarlık duygusuna borçluyuz. Ulus bireylerinin, milli amaç uğrunda özel yararlarını değersiz sayma konusunda gösterdikleri olağanüstü davranış, kuşaktan kuşağa aktarılan şerefli bir övünç kaynağı olacaktır. Bu gayretler sayesindedir ki, ordumuz, ölümü hiçe saymak için bir an bile tereddüt etmeden, yüksek bir manevi güçle düşmanın üzerine atıldı. Canımızı ve namusumuzu almak üzere, Haymana Ovası’na kadar gelen Yunan askerlerinin, esir düştüklerinde yüce gönüllü askerlerimizden ilk istek olarak bir parça ekmek istemeleri, mağrur düşmanın ne hale geldiğini gösteren ‘anlamlı’ bir görüntüdür. Yüksek bir azim ve fedakarlık duygusuyla topraklarını savunan milletimiz, ne kadar övünse haklıdır... Biz hiç kimsenin hakkına el uzatmadık. Bizim tek isteğimiz her türlü tecavüze karşı çıkarak, hayat ve istiklalimizi sağlamak ve korumaktır. Her medeni millet gibi, özgürce yaşamaktan başka amacımız yoktur. Milli sınırlar içinde her türlü yabancı müdahalesine son verinceye kadar, silahlarımızı bırakmayacağız...”41
    Siyasi Sonuçlar
    Sakarya Meydan Savaşı, içte ve dışta önemli politik gelişmelere yol açtı, Mustafa Kemal’in güç ve saygınlığını arttırdı. Büyük Millet Meclisi O’na, 19 Eylül’de “Gazi” ünvanıyla “Türk askeri rütbelerinin en yükseği” olan Mareşal rütbesini verdi. Oysa, daha bir yıl önce Vahdettin, ondan “Mustafa Kemal Efendi”diye söz ederek rütbelerini almış ve idam kararını imzalamıştı.42
    Sakarya’dan 30 gün sonra, 13 Ekim 1921’de Sovyetler Birliği’nin aracılığıyla artık birer sosyalist cumhuriyet durumuna gelen Kafkasya Devletleri; Azerbeycan, Ermenistan ve Gürcistanla, Kars Anlaşması imzalandı. Hemen bir hafta sonra 20 Ekim 1921’de Fransa’yla Ankara Anlaşması, 3 gün sonra 23 Ekim’de İngiltere’yle “Tutsak Değişim”anlaşması yapıldı. Bu anlaşmalarla Ankara, savaş galibi emperyalist ülkeler tarafından tanınmış oldu. 2 Ocak 1922’de Ukrayna Halk Cumhuriyeti ile Dostluk Anlaşması imzalandı. İtilaf Devletleri 22 Mart 1922’de Ankara’ya bırakışma (mütareke) önerisinde bulundu.43
    Sovyetler Birliği’nden para ve silah sağlandı. Alınan parayla, “Fransa’dan, İtalya’dan, Bulgaristan’dan, Amerika’dan silah satın alındı.”44
    Fransızlarla yaptığı Ankara Anlaşması’yla Güney cephesinde serbest kalan 80 bin asker kullanılabilir duruma geldi, bunların 40 binini “Fransa’dan satın aldığı silahlarla donattı.”45
    Fransızlarla kurduğu ilişkiler, paylaşım çelişkisi yaşayan Bağlaşma (İtilaf) Devletleri arasında gerilim yarattı. İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, “adeta dehşetle karışık bir şaşkınlık” içindeydi.46Büyükelçilik görevlisi Rumbold İstanbul’danCurzon’a gönderdiği yazıda, “Fransızlar şerefsizce davrandılar, bağlaşıkların ilişkisi kökünden sarsıldı”diyordu.47
    DİPNOTLAR
    1          “Atatürk” L.Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.322
    2          a.g.e. sf.322
    3          “Nutuk” M.K.Atatürk, II.C., Türk Tarih Kurumu Yay., 4.Bas., 1989, sf.817
    4          a.g.e. II.Cilt, sf.821
    5          a.g.e. sf.821
    6          a.g.e. sf.823 ve 825
    7          “Mustafa Kemal Anıları” Metin Ergin, Cumhuriyet, 16.11.2004
    8          “Atatürk” L. Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.325
    9          “Bozkurt” H.C. Armstrong, Arba Yay., İstanbul-1996, sf.126
    10        “Atatürk” L. Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.325 ve 327
    11        a.g.e. sf.326
    12        a.g.e. sf.326
    13        “Mustafa Kemal” B.Méchin, Bilgi Kit., Ankara-1997, sf.213
    14        “Atatürk” L.Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.327
    15        “Kemalist Eğitimin Tarih Dersleri-IV” Kaynak Yay, 3.Bas.,2001, sf.101
    16        “Kuvayı Milliye Ruhu” Samet Ağaoğlu, Kültür Bakanlığı Yay., 1981, sf.118
    17        “Mustafa Kemal” B.Méchin, Bilgi Kit., Ankara-1997, sf.213
    18        “Anadolu İhtilali” S.Selek, II.Cilt, Kastaş A.Ş. Yay., 8.Bas., 1987, sf.653
    19        “Nutuk” M.K.Atatürk, II.Cilt, Türk Tarih Kurumu Yay., 4.Bas., 1989, sf.827-829
    20        “Mustafa Kemal” B.Méchin, Bilgi Kit., Ankara-1997, sf.211
    21        “Anadolu İhtilali” S.Selek, II.Cilt, Kastaş A.Ş. Yay., 8.Bas., 1987, sf.654
    22        “Türkün Ateşle İmtihanı” H.E.Adıvar, ak. L.Kinross “Atatürk”, Altın Kit. Yay., 12. Bas., İstanbul-1994, sf.328
    23        “Nutuk” M.K.Atatürk, II.Cilt, Türk Tarih Kurumu Yay., 4.Bas., 1989, sf.827
    24        “Atatürk” L.Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.329
    25        a.g.e. sf.329
    26        “Mustafa Kemal” B.Méchin, Bilgi Kit., Ankara-1997, sf.213
    27        “Atatürk” L.Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.329
    28        “Anadolu İhtilali” S.Selek, II.Cilt, Kastaş A.Ş. Yay., 8.Bas.,1987, sf.670
    29        “İstiklal Savaşı Nasıl Oldu?” Şevki Yazman, sf.99; ak.Ş.S. Aydemir “Tek Adam”, II.Cilt, Remzi Kit., 8.Bas., İst.-1981, sf.503
    30        a.g.e. sf.503
    31        “Anadolu İhtilali” S.Selek, II.Cilt, Kastaş A.Ş. Yay., 8.Bas., 1987, sf.661
    32        “Atatürk” L.Kinross, Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.334
    33        “Bozkurt” H.C. Armstrong, Arba Yay., İst.-1996, sf.127
    34        a.g.e. sf.335
    35        “Mustafa Kemal” B.Méchin, Bilgi Kit., Ankara-1997, sf. 214
    36        “Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi 1918-1923” A.M. Şamsutdinov, Doğan Kitap, İst.-1999, sf.260
    37        “Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi 1918-1923” A.M. Şamsutdinov, Doğan Kitap, İst.-1999, sf.260
    38        “Hakimiyeti Milliye” 19.11.1921; ak. A.M. Şamsutdinov, Doğan Kitap, İstanbul-1999, sf.260
    39        “Bozkurt” H.C. Armstrong, Arba Yay., İst.-1996, sf.131
    40        a.g.e. sf.131
    41        “Atatürk’ün Bütün Eserleri” 11.Cilt, Kaynak Yay., İstanbul-2003, sf. 390-391 ve “Çankaya Akşamları” B.G.Gaulis, II.Cilt, Cumhuriyet Kit., Aydınlanma Dizisi 188, İst.-2001, sf.19-20
    42       "Kemalist Eğitimin Tarih Dersleri-IV" Kaynak Yay., 3.Bas., 2001, sf.101
    43       "Anadolu İhtilali" S.Selek, II.Cilt, Karataş A.ş. Yay., 8. Baskı, 1987, sf.685
    44       "Mustafa Kemal" 
    B.Méchin
    , Bilgi Kit., Ankara-1997, sf. 217
    45       a.g.e. sf. 217
    46       
    “Atatürk” L.Kinross,
     Altın Kit. Yay., 12.Bas., İst.-1994, sf.338
    47       a.g.e. sf.338

    (Bi siteden alıntıdır)
  • Herkese portakallı günler!
    Çok sinirliydim. Dizimi izleyemedim. Spoiler de yiyemedim. Bu aralar kitap da okumuyorum. Aylak aylak geziniyorum. Baharın gelişi bana da vurdu sanki. Denizin coşkunluğu, martılara simit atma heyecanı falan filan.
    Nisan başında birden aklıma esti ve sitenin kültürlü okurlarından biriyle konuştum. Açıkçası, bu kadar güzel olmasını beklemiyordum. Bana göre, bayâ kapsamlı bir liste oldu. Bunun için https://1000kitap.com/rock_sema/Duvar/ 'ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sanırım onun yardımı dokunmadı; o sıraladı, ben de el atıverdim. Onun sayesinde oluştu. Etkinlik adı altında paylaşmasını önerdim, kabul etmedi. =)

    Bu bir etkinlik mi, bilemiyorum. Kadın yazarlarımızdan gerçekten haberim yokmuş. Çoğunu bilmiyormuşum. Cahilliğimi portakal suyuyla yıkayıp terlikle kovaladım yahu! :P
    Öncelikle, sadece kadın yazarları listeye almamız; erkeklere karşı bir cephe oluşturduğumuz anlamına gelmez, belirtmek isterim. Kadın - erkek olsun, okumak isteyen herkes katılsın lütfen!
    Kıyıda köşede kalmış çok fazla kadın yazarımız var. Bunu bir etkinlik gibi görmek ve kendinizi var gücüyle atmak yerine, önce listenin zenginliğine bakın. Küçük bir panikatak geçirme ihtimaliniz var. Listede olmayan ve kadın yazarlarımız varsa, lütfen yazınız. Sema abla yine döktürür. =)
    Eğer, yazarlarımızın kitaplarını okumak isteyen olursa, nihayetinde bir etkinlik olmuş olur.
    Beraber okumak isteyen arkadaşlar, bildirmeniz yeterli. Mayıs başında okumaya başlarız. Bitiş tarihini sizlere göre belirleriz.
    Olmadı, hiç bitirmeyiz. Adınızın bulunması bile yeterli. Muhtemelen, başka bir duyuruyla size tarihleri bildiririm. =)

    1- Clarissa P. Estes
    2- Sylvia Plath
    3- Nilgün Marmara
    4- Virginia Woolf
    5- Emily Dickinson
    6- Charlotte Brontë
    7- Emily Bronte
    8- Adalet Ağaoğlu
    9- Didem Madak
    10- Burçak Çerezcioğlu
    11- Margaret Mitchell
    12- Valerie Solanas
    13- Furuğ Ferruhzad
    14- Harper Lee
    15- Mina Urgan
    16- Ursula K. Le Guin
    17- Tezer Özlü
    18- Aslı Erdoğan
    19- Jane Austen
    20- Birhan Keskin
    21- Sevgi Soysal
    22- Tomris Uyar
    23- Simone De Beauvoir
    24- Svetlana Aleksiyeviç
    25- Gülten Akın
    26- Lale Müldür
    27- Halide Nusret Zorlutuna
    28- Halide Edip Adıvar
    29- Agatha Christie
    30- Alice Munro
    31- Doris Lessing
    32- Fatma Aliye Hanım
    33- Herta Müller
    34- Toni Morrison
    35- Rauda Jamis
    36- Joanne Greenberg
    37- Joanne Harris (Beş Dilim Portakal)
    38- Elfriede Jelinek
    39- Kerime Nadir
    40- Füruzan
    41- Nezihe Meriç
    42- İnci Aral
    43- Anne Frank
    44- Duygu Asena
    45- Ece Temelkuran
    46- Nadine Gordimer
    47- Pearl S. Buck
    48- Nazan Bekiroğlu (Biliniyor ama)
    49- Mine Söğüt
    50- Selma Lagerlöf
    51- Sigrid Undset
    52- Melisa Gürpınar
    53- Oya Uysal
    54- Oya Baydar
    55- Lou Andreas-Salomé
    56- Inger Christensen
    57- İngeborg Gleichauf
    58- Ingeborg Bachmann
    59- George Eliot
    60- Şule Gürbüz
    61- Charlotte Perkins Gilman (Çok portakal)
    62- Nevâl es-Saadavi
    63- Marge Piercy
    64- Ayfer Tunç
    65- Buket Uzuner
    66- Judith Hermann
    67- Juli Zeh
    68- Julia Franck
    69- Kate Atkinson
    70- Margaret Atwood
    71- Selda Terek Bilecen
    72- Aylin Balboa
    73- Marguerite Duras
    74- Clarice Lispector
    75- Marguerite Yourcenar
    76- Seray Şahiner
    77- Jehan Barbur
    78- Leyla Erbil
    79- Umay Umay
    80- Esra Pekin
    81- Latife Tekin
    82- Irmak Zileli
    83- Ayla Kutlu
    84- Pelin Buzluk
    85- Perihan Mağden
    86- Şebnem İşigüzel
    87- Ayşe Kilimci
    88- Zeynep Aliye
    89- Sibel K. Türker
    90- Ayşe Sarısayın
    91- Sema Kaygusuz
    92- Nazlı Eray
    93- Sevim Burak
    94- Sevinç Çokum
    95- Pınar Kür
    96- Safiye Erol
    97- Melisa Kesmez
    98- Monika Maron
    99- Gülten Dayıoğlu
    100- Patti Smith
    101- Nihan Kaya
    102- Semra Eminel
    103- Ayn Rand
    104- Nurdan Gürbilek
    105- İoanna Kuçuradi
    106- Marie Lu (istek üzerine)
    107- Gonca Özmen
    108- Bedia Akarsu
    109- Didem Eyüboğlu
    110- Ayşegül Çelik
    111- Gülayşe Koçak
    112- Feride Çiçekoğlu
    113- Isabel Allende
    114- Gaye Boralıoğlu
    115- Feyza Hepçilingirler
    116- Müge İplikçi
    117- Şenay Eroğlu Aksoy
    118- Füsun Akatlı
    119- Kanat Güner
    120- Bige Güven Kızılay
    121- Birgül Oğuz
    122- Samiha Ayverdi
    123- Karin Karakaşlı
    124- Selçuk Baran
    125- Susan Sontag
    126- Tami Hoag
    127- Sennur Sezer
    128- Nermin Yıldırım
    129- Nalo Hopkinson
    130- Elif Ayla
    131- Mürselin Kurt
    132- Helen Czerski
    133- Elizabeth Moon
    134- Magda Szabo
    135- Jale Nur Turgut
    136- Karen Horney
    137- Flannery O'Connor
    138- Larisa N. Vasileva
    139- Louann Brizendine
    140- Nancy C. Andreasen
    141- Virginie Despentes
    142- Rosa Luxemburg

    Yazamadıklarım darılmasın. Denk geldikçe ekleriz. Yorumlarda yardımcı olan, yazar ekleyen Aysss , Neytiri , Nasrettin , Meltek , Muhayyelll , nneslihann , Marguerite , Yaren , https://1000kitap.com/0161umay/Duvar/ , Acemi Okur , Aziz Erdoğan , Maya 'ya ayrıca teşekkür ederim. Yapıtaşlarımızı sunan bhmflzf ( Mehmet ) 'e minnettarım.

    Okurlar:
    1- https://1000kitap.com/rock_sema/Duvar/
    2- Kendimi yazmama gerek var mı?
    3- Lafügüzaf
    4- Sıçrayan Midilli
    5- Mehmet A.
    6- Neytiri
    7- inci
    8- Sezen B.
    9- özlem
    10- Murat Ç
    11- https://1000kitap.com/Hayvansever/Duvar/
    12- https://1000kitap.com/likeapanda/Duvar/
    13- Eylem Okur
    14- Yaren
    15- İnci Küpeli Kız
    16- Büşra A.
    58- Sarius
    17- https://1000kitap.com/Cheersdarliin/Duvar/
    18- https://1000kitap.com/Nuanss/Duvar/
    19- Merve Dursun
    20- Aysss
    21- Arzunalbant
    22- https://1000kitap.com/Hasret11/Duvar/
    23- Tuco Herrera
    24- Yağmur.
    25- Erhan
    26- Esengül E.
    27- Esra D.
    28- https://1000kitap.com/0161umay/Duvar/
    29- Kitaplara Fısıldayan Kız
    30- nneslihann
    31- Lâlcivert
    32- Marguerite
    33- Necip Gerboğa
    34- Nesrin Ay
    35- https://1000kitap.com/deligoz/Duvar/
    36- bhmflzf ( Mehmet )
    37- Mithril / Rorschach
    38- Lale Lotte
    39- Acemi Okur
    40- Aziz Erdoğan
    41- https://1000kitap.com/Bolahenk/Duvar/
    42- NigRa
    43- ™ Parende
    44- Bal
    45- Aristokrat
    46- https://1000kitap.com/...rsonbahargunu/Duvar/
    47- Meltek
    48- Ahzen
    49- Hatice doğan
    50- Sherlock Holmes
    51. Necmettin Zafer
    52- Muhayyelll
    53- Filiz Taşcı
    54- M.Kenan Ademoğlu
    55- Cizmesizkedi
    56- Merve D.
    57- Elif K.
  • Evrimağacı sitesinin evrime dair okunmasını tavsiye ettiği kitap listesidir. İhtiyacı olanlar için paylaşayım dedim. İyi okumalar
     

    Evrimin Temelleri ve Genel Evrim ile İlgili Kitaplar

    Evrim Kuramı ve Mekanizmaları, Çağrı Mert Bakırcı, Kor Kitap (Evrime sağlam bir giriş yapmak ve/veya aklınızdaki hatalı bilgilerden arınmak için bu kitapla başlayın.)

    Evrenin Karanlığında Evrimin Işığı, Çağrı Mert Bakırcı (ed.), Kor Kitap (Evrim konusunda kapsamlı ve çok yönlü bir algıya erişebilmek için bu kitabı okuyun.)

    Evrim, Douglas J. Futuyma, Palme Yay. (Diğer hiçbir kitabı almayıp bunu alabilirsiniz. Ders kitabıdır; ancak evrimi tüm detaylarıyla, harika bir şekilde öğrenmenizi sağlar.)

    Evrimsel Analiz, Scott Freeman, Jon C. Herron, Palme Yay. (Diğer hiçbir kitabı almayıp bunu alabilirsiniz. Ders kitabıdır; ancak evrimi tüm detaylarıyla, harika bir şekilde öğrenmenizi sağlar.)

    Türlerin Kökeni, Charles Darwin, Alter Yay. / Gün Yay / Evrensel Yay. (Kor Kitap'ın veya Alfa Kitap'ın çevirisi tavsiyemizdir. Bu şaheseri okumadan önce, şu makalemize bir göz atmanızı tavsiye ederiz.)

    Ataların Hikayesi, Richard Dawkins: Hil Yay. (Dawkins tarafından yazılmış bizce en güçlü ve işe yarar evrim kitabı için, bunu almanızı tavsiye ederiz; diğer tüm kitaplarından daha faydalı evrimi öğrenmek için)

    Evrim Kuramı, John Maynard Smith, Evrim Yay. (Evrimin tarihsel gelişimini ve büyük "babalarından" birini doğrudan okumak için bunu tavsiye ederiz)

    Evrim Neden Gerçektir, Jerry Coyne, Palme Yayıncılık

    Evrim: Bir Fikrin Zaferi, Carl Zimmer, Alfa Yayınları

    İçimizdeki Balık, Neil Shubin, NTV Yayınları (Birden fazla veri hattının ve bilim dalının bir araya gelerek evrimi nasıl ispatladığını ve evrimsel argümanlara nasıl güç kattığını öğrenmek için bu kitabı okuyun.)

    Evrim Atlası, Çağlar Sunay, Peter Barrett, Douglas Palmer, Muzaffer Özgüleş, İş Bankası Yay. (Daha ziyade "kolay bilgiler" ve çocukların ilgisini çekmek için bulundurmanızı tavsiye ederiz.)

    Neredeyse Bir Balina, Steve Jones, Evrensel Yay. (Evrimle ilgili enfes perspektifler sunan, mutlaka okunması gereken bir kitap)

    Pandanın Başparmağı, Stephen Jay Gould, Versus (Evrime son derece özgün bir bakış kazanmanızı sağlayacak, çok kıymetli bir kitap)

    Evrimin Dört Boyutu, Eva Jablonka & Marion Lamb, Boğaziçi Üniversitesi Yay. (Kimi okur ağır olabilecek olsa da, mutlaka okunması gereken, çok önemli konulara harika derinlikte giren bir kitap).

    Evrim, TÜBİTAK (Arada birazcık nostalji iyidir.)

    Evrim, Francisco Ayala, Aylak Kitap

    Evrim, Ali Demirsoy, Asi Kitap

    Herkes İçin Evrim: Darwin’in Teorisi Hayata Bakış Açımızı Nasıl Değiştirir?, David Sloan Wilson, Metiş Yay.

    Ben Maymun Muyum? Evrim Hakkında Altı Büyük Soru, Francisco Ayala, Boğaziçi Üniversitesi Yay.

    Evrim Nedir, Ernst Mayr, Say Yay. (Mayr, gelmiş geçmiş en büyük evrimsel biyologlardan birisi. Kitapları mutlaka okunmalı ve bu, harika bir başlangıç.)

    Biyoloji Budur, Ernst Mayr, TÜBİTAK (Biyolojinin kalbinde yer alan evrimin, biyolojinin bütününe etkisi ve biyolojinin tam anlamıyla ne olduğunu öğrenmek için mutlaka okunmalı)

    Darwin Ne Yaptı?, Öner Ünalan, Papirüs Yay.

    Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi, Kolektif, Evrensel Yay.

    Türlerin Kökeni (Resimli Uyarlama), Michael Keller, Versus Kit.

    Türlerin Kökeni (Manga), Hüseyin Can Erkin (çev.), Yordam Kit.

    Darwin'in Tehlikeli Fikri, Daniel Dennett, Alfa Yayınları (Ağır kitaptır; ancak ufkunuzu genişletir. Zorlu bir kitabı alt etmeye varsanız, belli bir temel edindikten sonra okumanızı tavsiye ederiz.)

    Maymundan mı Geldik?, Kolektif, Bilim ve Ütopya Kitaplığı 

    Evrim Sürüyor, Iraz Akış & Zelal Durmuş, Yazılama Yay.

    Evrimin Işığında, Kolektif, Yazılama Yay.

    50 Soruda Yaşamın Tarihi, Deniz Şahin, Bilim ve Gelecek Kit.

    Dersimiz Evrim, İlhan Akalın, Yurt Kitap Yay.

    Seksüel Seçme, Charles Darwin, Onur Yay.

    Sevişen Beyin, Geoffrey Miller, NTV 

    Kızıl Kraliçe, Matt Ridley, Yapı Kredi Yay.

    Evrim Serüveni, Sedat Ölçer, Metiş Yay.

    Neandertal, Dimitri Papagianni & Michael A. Morse, Trend Yayınevi

    Yaşamın Tüm Çeşitliliği, Stephen Jay Gould, Versus

    Darwin ve Sonrası Doğa Tarihi Üzerine Düşünceler, Stephen Jay Gould, TÜBİTAK

    Darwin ve Darwincilik, Patrick Tort, Dost Yay.

    Darwin ve Evrimin Bilimi, Yapı Kredi Yayınları 

    Darwin ve Evrim Teorisi, Marc Giraud, Alfa Yay.

    Kalıtım ve Evrim, Ali Demirsoy, Meteksan 

    Evrimin Öyküsü, Vural Yiğit, Evrim Yay.

    Evrimsel Biyoloji Yazıları, Ergi Deniz Özsoy, Bilgesu Yay.

    Yaşam, Evrim ve Biz, Tamer Kaya, Alfa Yay.

    Gen Bencildir, Richard Dawkins, Kuzey Yay. (Evrimsel biyoloji tarihini ve gidişatını değiştiren, önemli bir çalışma. Dili biraz ağır olsa da, daha basit kitaplarla temeli attıktan sonra okunmalıdır.)

    Gen Çeviktir, Matt Ridley, Boğaziçi Üniveritesi Yay.

    Genom, Matt Ridley, Boğaziçi Üniversitesi Yay.

    Kör Saatçi, Richard Dawkins, TÜBİTAK (Evrime yönelik en temel kitaplardan birisi. Yeni başlayanlar için ağır olabilir; ama bir noktada okumak şart.)

    Olağandışı Yaşamlar, James L. Gould, Carol Grant Gould, TÜBİTAK

    Mem Makinesi, Susan Blackmore, Alfa Yay.

    Paleontoloji & Evrim: Felsefi Bir Yaklaşım, Derek Turner, Boğaziçi Üniversitesi Yay.

    Yaşamın Yükselişi: Evrimin 10 Büyük İcadı, Nick Lane, Aylak Kitap

    Atalarımızın Gölgesinde, Carl Sagan & Ann Druyan, Say Yay.

     


    Bilim-Din Çatışmasında Evrim

    Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği, Bilim ve Gelecek Kit. (Büyük sorulara yüzeysel ve kısa cevapları bulabileceğiniz, muhtemelen cevapları yeterince tatmin edici ve derin bulmayacağınız, ama yine de bulundurmaya ve okumaya değer bir kitap)

    Evrim Kuramının Dayanılmaz Bilimselliği, Yaman Örs, Bilim ve Gelecek Kit.

    Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi: Neyin Gerçek ve Neden Önemli Olduğunu Bilmek, Ardea Skybrek, Yordam Kit.

    Yaratılış mı, Evrim Mi?, Andrew Petto & Laurie R. Godfrey, Ayrıntı Yay. 

    Evrim ve Yaratılışçılık, Michael Shermer, Varlık

    Evrim Kuramı ve Bağnazlık, Cemal Yıldırım, Bilim ve Gelecek Kit.

    Bilim ve Yaratılışçılık: Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi Görüşü, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 

    Charles Darwin ve Evrim Tartışmaları, Bill Price, Kalkedon Yay. 

    Darwin, Tanrı ve Yaşamın Anlamı, Steve Stewart Williams, Say Yay.

    Yüzyılın Davası, Edward J. Larson, İzdüşüm 

    Yeryüzündeki En Büyük Gösteri, Richard Dawkins, Kuzey Yay. (Hristiyanlıkla ilgili tartışmalara gereğinden fazla girildiği için ülkemiz kültürü için anlamı daha zayıf olan; ama yine de okunmasının faydalı olacağını düşündüğümüz bir eser)

     


    İnsan Evrimi ve Antropoloji ile İlgili Kitaplar

    İnsanın Türeyişi, Charles Darwin, Gün Yay. / Onur Yay.

    50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi, Metin Özbek, Bilim ve Gelecek Kit.

    Tüfek, Mikrop, Çelik, Jared Diamond, TÜBİTAK ("İnsan"dan anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt)

    Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah Harari, Kolektif Kitap (Evrim tarihini genel olarak öğrenmek açısından son derece popüler ve kolay okunan bir kitaptır; ancak akademik altyapısı konusunda eleştiriler de yok değil)

    Modern İnsanın Kökeni, Roger Lewin, Say Yay.

    Göl İnsanları, Richard Leakey, Roger Lewin, TÜBİTAK

    Biyoloji Açısından İnsan, Jean Rosland, Varlık

    İnsan Evrimi, Bernard Wood, Dost Kitabevi

    Bilgi Ağacı: İnsan Anlayışının Biyolojik Temelleri, Humberto R. Maturana, Francisco G. Varela, Metis Yay.

    Tarih Öncesi İnsan, Robert J. Braidwood, Arkeoloji ve Sanat Yay.

    İnsanın Yükselişi: Türümüzün Biyolojik ve Kültürel Evrimine Bir Bakış, Jakob Bronowski, Say Yay.

    İnsan Nasıl İnsan Oldu, M. İlin, E. Segal, Say Yay.

    İnsan Evrimine Yolculuk, Vural Yiğit, Evrim Yay.

    İnsan Olmak, Engin Gençtan, Metis Yay.

    İnsan Olmak, John Gribben, Mary Gribben, Dost Kit.

    Dünden Bugüne İnsan, Metin Özbek, İmge Yay.

    Üçüncü Şempanze, Jared Diamond, Alfa Yay.

    İnsanın Kökeni, Richard Leakey, Varlık Yay. 

    Soyağacımızdaki Maymun, Eugene Harris, Koç Üniversitesi Yay.

    Antropoloji: İnsan Çeşitliliğine Bir Bakış, Conrad Phillip Kottak, Ütopya Yay.

    İnsanın Yanlış Ölçümü, Stephen Jay Gould, Versus Kit.

    İnsan Türünün Kökeni ve Gelişimi, V.P. Alekseyev, Sosyal Yay.

    İnsan ve Evrim Gerçeği, Adam Şenel, Özgür Üniversite Kitaplığı 

    İnsan ve Evrim, Güven Arsebük, Ege Yay.

    Doğanın İnsanlaşması, Serol Teber, Say

    İlk Şempanze: İnsanın Kökeninin Peşinde, John Gribbin & Jeremy Cherfas, Alfa Yay.

    Kuramsal Yaklaşımlar Işığında İnsanın Biyokültürel Evrimi, Hüseyin Türk, Bilim Yay.

    İnsan Vücudunun Öyküsü: Sağlık, Hastalık ve Evrim, Daniel Lieberman, Say Yay.

     


    Charles Darwin ve Beagle Yolculuğu ile İlgili Kitaplar

    Charles Darwin’in Özyaşam Öyküsü, Francis Darwin, Daktylos Yay. (Charles Darwin'in kendisi tarafından yazılan, mutlaka okunması gereken özyaşam öyküsü)

    Charles Darwin, Katrin Hahnemann, İş Bankası Kültür Yay.

    Darwin ve Beagle Serüveni, Alan Moorehead, TÜBİTAK (Son derece başarılı bir diğer biyografi)

    Charles Darwin: Bir Doğabilimcinin Evrimi, Richard Milner, Evrim Yay

    Charles Robert Darwin, İş Bankası Yay. (Mutlaka okunması gereken harika bir biyografi).

    Charles Darwin, Alan Gibbons, İş Bankası Yay.

    Charles Darwin Kimdi?, Deborah Hopkinson, Beyaz Balina Yay.

    Charles Darwin: Evrim Devrimi, Rebecca Stefoff, TÜBİTAK

    Darvin, Galip Ata, Bilim ve Ütopya Kit. 

    Meraklısına Darwin, Pascal Picq, Yapı Kredi Yay.

    Darwin Gerçeği, Benjamin Farrington, Çağdaş Yayınları

    Bilim İnsanlarımız Darwin’i Selamlarken, Alper Dizdar, Yazılama Yay.

    Darwin Sizi Seviyor, George Levine, Metis Bilim

    Darwin ve Beagle Gemisi’yle Yolculuğu, Felicia Law, Optimist Yay

    Cennetten Akan Irmak, Richard Dawkins, Varlık Yay.

    Doğanın Gizli Bahçesi, Edward O. Wilson, Say Yay.

    Süreç Kuram ve Kavram Olarak Evrim, Yaman Örs, Kaynak Yay.

    Darwin Kuramı Seçme Yazılar, Eleştiriler, Pan Yay. ve TÜBİTAK

    Evren ve Evrim, Cihan Türkoğlu, Doruk Yay.

    Evrim, Bilim ve Eğitim, Üniversite Konseyleri, Nazım Kitaplığı

    Evrim Adamı, Roy Lewis, Dost

    Evrim Kuramı Üzerine Sorular, Charles Devillers, Henri Tintant, İletişim yay.

    Ortak Yaşam Gezegeni, Evrime Yeni Bir Bakış, Lynn Margulis, Varlık Yay.

     


    Genel Biyoloji ve Genetik ile İlgili Kitaplar

    Biyoloji, Campbell, Reece, Palme Yay. (Genel Biyoloji öğrenmek ve evrimin biyolojide neden merkezi bir öneme sahip olduğunu için almanızı önemle tavsiye ederiz)

    Biyoloji Felsefesi, Elliott Sober, İmge (Biraz ağır olsa da, biyolojiyi bir bütün olarak anlamak ve temelinde yatan, az bilinen felsefeyi anlamak için mutlaka okunması gereken bir şaheser)

    İkili Sarmal, James D. Watson, Say Yay. (DNA'nın sarmal yapısının keşfi macerasıyla ilgili, mutlaka okunması gereken bir kitap)

    Üçlü Sarmal: Gen, Organizma ve Çevre, Rihard Lewontin, Say Yay.

    Biyolojide Diyalektik Yöntem, İ.T. Frolov, Toplumsal Dönüşüm Yay.

    Genin Yüzyılı, Evelyn Fox Keller, Metis Yay.

    Genlerimizle Yaşamak, Dean Hamer, Peter Copeland, Evrim Yay.

    Genlerin Bilgeliği: Evrimde Yeni Patikalar, Cristopher Wills, İzdüşüm Yay.

    Neo-Liberal Genetik: Evrim Psikolojisinin Mitleri ve Meselleri, Susan McKinnon, Boğaziçi Üniversitesi Yay.

    İdeoloji Olarak Biyoloji: DNA Doktrini, Richard Lewontin, Kolektif Kitap

    Son Sözü Genom Söyler, Greg Gibson, İş Bankası Yay.

     


    Hayvan ve İnsan Davranışları ile İlgili Kitaplar

    Hayvan Zihni, James. L. Gould, Carol Grant Gould, TÜBİTAK (Doğrudan evrim üzerine olmasa da, hayvanların sandığımızdan ne kadar zeki olduğunu öğrenmek için mutlaka ama mutlaka okunmalı)

    İçimizdeki Maymun: Biz Neden Biziz?, Frans de Waal, Metis Bilim

    Köken Ağacı, Frans de Waal, Alfa Yay.

    Bonobo ve Ateist, Frans de Waal, Metis Yay. (Özellikle hayvan davranışlarıyla ilgili hiç bilmediğiniz şeyleri öğrenmek için birebir.)

    Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, Frans de Waal, Metis Yay. (Kesinlikle okumanızı tavsiye ettiğimiz, enfes bir kitap!)

    Çıplak Maymun, Desmond Morris, İnkılap Yay.

    Çıplak Kadın, Desmond Morris, İnkılap Yay.

    Çıplak Adam, Desmond Morris, NTV Yay.

    İnsan ve Hayvanlarda Beden Dili, Charles Darwin, Gün Yay.

    Dr. Tatiana'nın Tüm Canlılar Alemine Seks Tavsiyeleri: Seksin Evrimsel Biyolojisi İçin Bir Rehber, Olivia Judson, Edebi Şeyler

    İnsan ve Davranışı, Doğan Cüceloğlu, Remzi Kit.

    İnsanat Bahçesi, Desmond Morris, İnkılap Yay.

    İnsan İçgüdüsü, Robert Winston, Say Yay.

    Davranışlarımızın Kökeni, Serol Teber, Say Yay.

    Hayvanların Sessiz Dünyası, Marian Stamp Dawkins, Çikolata Yay. (Hayvan davranışları üzerine okunması gereken harika kitaplardan bir diğeri)

    Hayat: Olağanüstü Hayvanlar, Sıradışı Yaşamlar, Martha Holmes, Michael Gunton, Boyut Yay.

    Canlıların Diyalektiği, Yeni Evrim Teorisi, M. Yılmaz Öner, Belge yay.

     


    Abiyogenez ile İlgili Kitaplar

    Yaşam Nedir?, Erwin Schrödinger, Evrim Yay.

    Yaşam Nedir? Biyolojinin Geleceği Üzerine Spekülasyonlar, Kolektif, Evrim Yay.

    Yaşam Nedir? Kimyanın Biyolojiye Dönüşümü, Addy Pross, Metiş Yay.

    Hayatın Kökleri: İlk Canlılar Nasıl Oluştur?, Mahlon B. Hoagland, Alfa Yay. (Abiyogenezle ilgili yazılmış en öğretici kitaplardan birisi)

    Yaşamın Kökenine Dair 7 İpucu, A.G.Cairns Smith, İzdüşüm Kelepir

    Yaşamın Kökeni, Osman Gürel, Pan yay.

    Yaşamın Kökeni, Peter Hoffman, Say Yay.

    Canın Oluşumu, Cihan Türkoğlu, İzdüşüm Kelepir

    RNA Dünyasından Yaşam: İçimizdeki Ata, Michael Yarus, Boğaziçi Üniversitesi Yay.

     


    Jeoloji ve Dünya Tarihi ile İlgili Kitaplar

    Dünyanın En Güzel Tarihi, Hubert Reeves, Joel De Rosnay, Yves Coppens, İş Bankası Yay.

    Tarihsel Jeoloji: Jeolojik Devirlerde Yaşam ve Önemli Evrim Adımları, Nurdan İnan, Seçkin Yay.

    50 Soruda Yerin Evrimi, Mehmet Sakınç, Bilim ve Gelecek Kit.

    Yerkürenin En Güzel Tarihi, Lester R. Brown, Andre Bahic, Paul Tapponier, Jacque Girardon, İş Bankası Yay.

     


    Çocuklar İçin Evrim Kitapları

    Yaşam Ağacı: Canlı Türlerinin İnanılmaz Biyolojik Farklılıkları, Rochelle Strauss, İletişim Yay.

    Genç Paleontologun El Kitabı, Jonathan Tennant, İş Bankası Yay.

    Bilbi ile Evrimi Öğreniyorum (Boyama Kitabı), Seçkin Eroğlu & Deniz Hasret (2017 sonu itibariyle yayına hazırlanıyor.)

     


    Evrimin Uygulamaları ile İlgili Kitaplar

    Rastlantı ve Kaos, David Ruelle, Say Yay.

    Rastlantı ve Zorunluluk, Jacques Monod, Alfa Yay.

    Hayvanların En Güzel Tarihi, Pascal Picq, Jean-Pierre Digard, Boris Cyrulnik, Karine Lou Matignon, İş Bankası Yay

    Bitkilerin En Güzel Tarihi, Jacques Girardon, Jean-Marie Pelt, Marcel Mazover, Teodore Monod, İş Bankası Yay.

    Dinozorların Sessiz Gecesi (Seri), Hoimar Von Ditfult , Alan Yay. ve Cumhuriyet Kitap

    Cinsel Aşkın Anatomisi, Helen Fisher, Cep Kitapları

    Darwin ve İktisat Sempozyumu, Kolektif, Hacettepe Üniversitesi Yay.

    Belleğin İzinde, Daniel L. Schacter, Yapı Kredi Yay.

    Bilinç Gökten Düşmedi, V. Hoimar Ditfurth, Cumhuriyet Kit.

    Neil’in Beyniyle Konuşmalar: Düşünce ve Dilin Sinirsel Doğası, William H. Calvin ve George A. Ojemann, Metis Bilim (Sinirbilim ve evrimle ilgili yazılmış en harika eserlerden birisi)

    21. Yüzyılda Beyin, Steven Rose, Evrensel Yay.

    Aklın Tarih Öncesi, Steven Mithen, Dost Kitabevi 

    Bir Şeytanın Papazı, Richard Dawkins, Kuzey Yay.

    Tanrı Yanılgısı, Richard Dawkins, Kuzey Yay. 

    Zamanların Sonu Üzerine Söyleşiler, Umberto Eco, Yapı Kredi Yay.

    Binyılı Sorgulamak, Stephen Jay Gould, İletişim Yay.

    Son İmparatora Öğütler, Ali Demirsoy, Meteksan

    Büyük Çekişmeler, Hall Hellman, TÜBİTAK

     
  • LİLİTH, Yahudi ve bazı hıristiyan inançlarında Adem'in aslında ilk eşidir. İnanışa göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdem'in kendisine eşit olduğu görüşündeydi. Bu yüzden, kadın erkeğe seslendi(Lilith, Âdem'e): 'ben senin altında yatmak istemiyorum'. Ve erkek karşılık verdi: 'Ben senin altında değil üstünde yatmak istiyorum; çünkü sen altta olmayı hak ediyorsun ve ben üstün olmayı hak ediyorum'. Kadın karşılık verdi: 'İkimiz de eşitiz; çünkü ikimiz de topraktan yaratıldık'. Ve her ikisi de birbirlerini anlamayı reddettiler. Bu yüzden Lilith lanetlendi. Ve her gün yüz şeytanının (Lilith'in oğulları) ölmesini göze aldı.

    HAVVA, İsrail Tanrısı Adem'i Cennet bahçelerine bekçi diker cennetin her türlü nimetinden yararlanmayı Adem'e helal kılar. Bir tek iyilik ve kötülük bilme ağacına yaklaşmamasını emreder. Fakat yılan kadını kandırarak Adem'den yasak meyveyi kopartmasını istetir ve başarır. Yasak meyve yenilir yenilmez Adem ve Havva'nın gözleri açılır ve çırılçıplak kalıverirler. Yılan, Tanrı'ya başkaldırının aracı olarak tabiatı Adem'in eğri kaburga kemiğinden yaratıldığından eğri olan, doğruluktan sapmaya ve günaha daha meyilli olan Havva'yı seçmiş ve başarılı olmuştur. Tanrı'nın emrini çiğneme ilk günah ve suçtur. Suçun sahibi ve kaynağı ise kadın(Havva)'dır. Tanrı ilahi mahkemede erkeği ve kadını yargılar ve cezalandırır. Bu cezalar Tekvin III/16-17'de şöyle ifade edilir:
    ''Zahmetini ve gebeliğini ziyadesiyle artıracağım. Ağrılar içinde çocuk doğuracaksın. Ve isteğin kocana olacak. O da sana egemen olacak.'' Kadının cezası erkeğinkinden daha ağırdır. İsrail Tanrısı, cezaları verirken en çok kadını suçlamıştır.

    PANDORA, Yunan mitolojisinde kötü bir kadındır Pandora. Yeryüzünde yaşayan tüm insanların kötülüklerden, pis ve ağır işlerden, bulaşıcı yıpratıcı ağır hastalıklardan uzak yaşadığı Altın Çağ'a son veren kötü varlıktır. Efsaneye göre Kral Tanrı Zeus, Prometheus'un insanlara vermek için ateşi çalmasına öfkelenir ve insan ırkının(o zamana kadar sadece erkekler) başına bela olacak bir ırk yaratılmasını ister. İçine ölümlülerde bulunan insan sesi ve gücü koydurur. Tanrıçalar kadar güzel genç bir kızdır Pandora. Ancak yüreği Zeus'un isteği ÜZERİNE KÖPEK YÜREĞİNDEN, tabiatı ise TİLKİ TABİATINDAN yaratılır. Günümüzde ''Pandora'nın kutusu'' kötülüklerin dünyaya saçıldığı bir başlangıç, Pandora da karalar içinde kapkaranlık bir dünyanın tanrıçası olarak resmedilir. Pandora, kadının bütük kötülüklerin anası ve erkeğin düştüğü yanlışların baş sorumlusu kabul edilmesinin en sarsıcı örneklerinden biridir.

    TRUVALI HELEN, tarihin ilk büyük savaşının, Doğu-Batı arasında geçen ilk büyük savaşın, hakkında destanlar yazılan bu efsanenin, suçlusunun ve sebebinin bir kadın olması tesadüf mü ?

    SAPPHO, Lirik şiirleriyle ünlü Yunan kadın şair, M.Ö 7.yüzyıl sonunda Lesbos'ta(Midilli Adası) doğdu. Sappho kadınların ve genç kızların oluşturduğu bir çevrede başı çeken kişilikti ve birçok şiirinde ele aldığı konularda neredeyse tamamen kadınlarla ilgiliydi. Hatta sadece kız çocuklarının gidebildiği, kızlara özel okulu onun açtığına dair veriler mevcuttur. Sappho, çevresindeki kadınlarla, genç kızlarla ilgili çok içli dışlıydı, kişilere duyduğu sevgiyi(bazen de nefreti) büyük bir sadelik ve tutkuyla dile getirirdi. En ünlü şiirlerinden birisi bir kıza ilanı aşkıdır. Sappho'nun günümüze ulaşan parçalarında bedensel ilişkilere dair açık seçik göndermeler olmamasına rağmen, zamanın otoriteleri tarafından eşcinsellikle ilişkilendirildi. Ona Lesbos'lu anlamına gelen 'Lesbian' derlerdi, kendisi eşcinsellikle ilişkilendirildiği için lezbiyen kelimesi de buradan doğmuştur.

    HYPATIA, İskenderiyeli matematikçi ve yeni-platoncu kadın filozof. Kendini matematik bilimine adayarak oldukça iyi yetiştirmiş, dünyanın güneş sistemindeki yörüngesinin ''Elips'' şeklinde olduğu bulgusuna ulaşmış, mükemmel zekada ve donanımda, seçkin bir bilim insanıdır. Ayaktakımı hıristiyanlar tarafından bindiği arabadan indirilmiş, çırılçıplak soyulup ''Kadınlığı aşağılanarak'' kadın olmaktan öte hiçbir vasıf taşıyamayacağı anlatılarak, taşlanmış, haddi bildirilmiş sonra da kiliseye götürülmüş ve insanlık dışı bir biçimde eti kemiklerinden keskin midye kabuklarıyla kesilip ayrılarak ve titreyen organları ateşe atılıp yakılarak infaz edilmiştir.

    Kısacası, kafalarının içinde beyin yerine şeytan taşıdıkları için kadınlardan iyi fikirler üretilemeyeceği gibi bir bağnaz düşünce yüzünden bildiğimiz ve hiç bilemeyeceğimiz binlerce kadın harcanmıştır.

    Konuyu binlerce satıra uzatmak mümkün, elimden geldiğince KADIN'ın hikayesini anlatmaya çalıştım, umarım günümüzdeki BAKIŞ'a gelinen yolun anlaşılmasında biraz da olsa faydası dokunur.

    Tüm Kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

    Dünyayı Eşitlik Kurtaracak.


    - Notlar + Derlemelerim, P.o.k.e.r.f.a.c.e
  • Antiokhos IV Epiphanes devrinde (y. MÖ 175-164) Helenizmle çatışma en uç noktaya ulaşmıştı. Zaten bir süredir iki hizip arasındaki —Tobiyalar (evrenselciler) ve Honiler (milliyetçiler)— arasındaki zıtlık şiddete dökülme tehlikesi gösteriyordu. Helen yandaşları, Tevrat Yahudiliğini diğer çağdaş başdaştırmacı yaratımlara benzeyen, "modern" türde bir din haline getirecek kökten bir reform istiyorlardı. Yaklaşık olarak MÖ 167'de Honilerin başarısız isyan girişimini fırsat bilen rakipleri, Antiokhos'a bir krallık fermanıyla Tora'yı kısaltmasını tavsiye ettiler. Kudüs Tapınağı, Fenikelilerin Baal'iyle özdeşleştirilen Zeus Olympious'un bağdaştırmacı tapınağına dönüştürüldü. Ferman, Şabbat'a ve bayram günlerine uyulmasını, sünneti ve Tora kitaplarını bulundurmayı yasaklıyor, bu yasakları ihlal edenlerin idam cezasını çarptırılacağını duyuruyordu. Filistin'in her yerde Gentil tanrıları için tapınaklar dikildi ve halk onlara sungu taşımak zorunda bırakıldı.

    Kenan'ın fethinden beri, özellikle de monarşi döneminde İsrailliler, baştan çıkarıcı dinsel bağdaştırmacılık tehlikesini yaşamıştı. Ama Antiokhos Epiphanes'in saldırısı çok daha ciddiydi. Gerçi Antiokhos'un niyeti Yahve'nin yerine Zeus'u getirmek değil, putperestler açısında esas olarak isimsiz olarak kalmış bir tanrıya isim vermekti. Zaten birçok Yunan ve Romalı yazar Yahve'yi Zeus'a benzetmişti. Gelenekselciler açısından kutsalcılığa hakaret olan böyle bir benzetme, Stoacılığın görkemli dinsel ve felsefi bakışından gözleri kamaşmış Helen dostu münevverlerin büyük bir bölümü için kabul edilebilir bir olguydu. Ama İsraillilerin çoğunun aklı böyle bir felsefi yorumu almıyordu: Onlar Zeus'u, Gentil'lerin taptığı çok sayıda tanrıdan biri olarak görüyordu. Ayrıca daha geç bir dönemde tarihçi Flavius Josephus'un kabul ettiği gibi Antiokhos kutsallığa yönelik birçok hakaretin (öncelikle Kudüs'e kurulan tapımın çok tanrılı niteliği), haydutluğun, hoşgörüsüzlüğün ve özellikle de Yahudiler üzerindeki baskının sorumlusuydu.

    Asmoniler ailesinden Mattathias adında bir din adamı silahlı ayaklanmayı başlattı. En başından itibaren bir "sofular" gurubu (hasidim'ler) tarafından desteklendi. Mattathias'ın ölümünden sonra, savaşı oğullarından Yuda Makkabi yönetti. MÖ 164'te tapınağı ele geçirdi ve ibadeti yeniden başlattı. Hasidim'ler, dinsel nitelikteki bu zaferi yeterli buldu. Ama siyasi bağımsızlık için mücadeleyi sürdüren Makkabiler, MÖ 128'de bunu da elde etti. Yüzyıllar sonra Asmoniler hanedanından Yahudi krallar yeniden tahta çıkmıştı. Saltanatları tam bir felaket oldu ve halk MÖ 63'te Roma egemenliğini kabul edip rahatladı.

    Antiokhos Epiphanes'in saldırısıyla Pompeius'un Filistin'i Roma eyaleti haline getirmesi arasında geçen yüzyıl, Yahudilerin tarihi ve dini açısından belirleyici oldu. Bir yandan zorla putperestleştirme girişimi Filistin Yahudilerinin asla unutamayacağı bir yara açtı: Artık putperestliğin masumiyetine inanmıyorlardı, ve Helenistik kültürle aralarına bir uçurum girmişti. Diğer yandan Makkabilerin askeri zaferi, Yahudi krallığının şaşırtıcı bir siyasi nüfuz kazanmasını sağladı. Üstelik karizmatik Yuda Makkabi örneği, daha sonra Romalılara karşı da başka silahlı ayaklanmaları teşvik etti. Ama 66-70 isyanı, Titus'un lejyonlarının ikinci Tapınağı ve Kudüs'ü yıkmasıyla sonuçlandıç Hadrianus da 132-135'te Bar Kokhba'nın [Ben Kosba] başını çektiği ayaklanmayı vahşice bastırdı.

    Konumuz açısından esas olarak bu dönemin dinsel yaratımları üzerinde duracağız. Bekleneceği üzere, o çağın tarihsel olayları dönüştürülmüş, şifreli mesajlar yüklenmiş, özgül bir evrensel tarih bakışıyla bütünleştirilmiştir. İlk kıyamet metinleri, Daniel ve Hanok'un Kitabı'nın en eski bölümü, "sofular" (hasidim) çevresinde ortaya çıkar. "Sofular" oldukça kapalı bir cemaatti; Yasaya mutlak itaatin önemi ve nedamet getirmenin aciliyeti üzerinde duruyorlardı. Nedamete verilen büyük önem tarihe yönelik apokaliptik bir bakışın doğrudan sonucuydu. Gerçekten de tarihin dehşeti o zamana denk görülmedik boyutlar almıştı. Bu nedenle, Daniel ve I. Hanok, dünyanın sonuna yaklaşıldığını öngörüyorlardı; "sofular" Tanrı'nın artık fazla gecikmeyecek yargı gününe hazırlanmalıydı.
    Mircea Eliade
    Sayfa 301 - XXV. BÖLÜM: YAHUDİLİĞİN SINAVLARI