"Eğer yaşadığı doğruysa,hayatında İsa;mabedlere din hiyerarşisine,yaldız ve şekil saltanatına baş kaldırmış bir asiydi:
-Göklerin melekûtu karşısında bunlar nir gün çökecektir,demişti.
Halbuki şimdi onun resimleri,heykelleri bir yıldız deryası içinde yüzüyordu. Bu kilise bir saraydan farksızdı."
“ On Temmuz bilseniz ne kara gündü,
Obalar göç etti, ocaklar söndü,
Adana bir yangın yerine döndü,
O günlerden ruhlarda bir sızı vardır,
Şafakta kanların bir izi vardır…”
Münavebe : Ekim nöbeti aynı tarlaya farklı bitkilerin sırayla ekilmesidir.
Şümul : içine alma, kaplama, kapsama, kapsam.
Dombay: 1.manda.
kısa boylu ve şişman (kimse).
Agronom: Bulgaristan ' da teknik Ziraat memurlarina verilen isim
Tröst :Bir sanayi dalının, bir ortaklar grubunun eline geçmesiyle gerçekleşen tekelciliğin gelişmiş bir biçimidir
Tarik : yol
Sürveyan: arazi işlerinde çalışan teknik bir elemandır. Mühendis ve mimarlara alet edevatın taşınmasında ve ölçüm işlerinde yardım eder.
Hattı istiva : insanın yer aldığı makam olarak algılanan ve batın ile zahir arasına çekildiği kabul edilen düşünsel çizgi. ·
Gerçek anlamı : Ekvedor çizgisi
Pösteki : Kullanılacak biçime getirilmiş koyun ya da keçi postu.
Kamanço : elden ele aktarma, elden ele geçirerek yükleme.
Muvazene: Denge
Taassup : Bağnazlık
Mikap : küp.
Ehram :Ehram/ihram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adıdır.
Nısf : Yarım , yarı
Müstahsil : Üretici
Küfüv : Evlenecek eşler arasında dinî, ekonomik ve sosyal konum bakımından denkliği anlatan fıkıh terimi.
Murakebe : denetim
Tasavvufta çile doldurma
O Halde şimdi bizim için de, 3000 yıl sonra da olsa da, bu kutsal değerlere dönüş , yani bozkırın yeşermesi, insanın kendini ve mutluluğunu toprağın uyanışında bulması , niçin mümkün olmasın? O toprak ki, şimdi bizim hem vatanımız , hem son ümidimiz , son sığınağımızdır.