“Bana uzun uzun sarıl bi sarıl olur mu kocaman ve uzun” dedi. Olur dedim ama sstım yüzümü. Noldu neden astın yüzünü diye sordu..
Farkında olmadan, bir başkasını kırıp özür dilemek ve afdelmeyi beklemek. Peki ya kırılan insanın kendisiyse. Hemde kıranın kendisiyse... İşte o vakit nasıl özür dilinecek...
Sadece üç günlük ömrü olan bir kelebek, papatyaya aşık olur. Öleceğine saatler kala "Seni seviyorum" der, papatya ise sadece "Bende" diyebilir ve kelebek ölür. Sevdiğini vaktinde
Bu dengesiz Rahmi Koç mudur ne zıkkımsa bjr ayağı toprakta, Allah affetsin tipi de Şeytan'dan hâllice. Adam bir hastanede Kürt kadınlarının namusuna dil uzatmalı sözde fıkra anlatıyor. Ben göçmenler içinde büyüdüm başım gözüm üstüne ama Kürtlerle de aynı mahalle de yaşadım. Nasıl Balkan ve Kafkasya göçmenlerini gördüysem Kürtlerde göçebe olduklarından otomatik hem Mezopotamya hemde Kafkasya göçmeni oluyorlar. Çünkü birkaç Kafkasya ülkesinde varlar. Kürtler din, milliyet farketmez en basit dostunun eline iğne bile batsa aklı kaçan, telaşlanan millettir. Yani Kürdün arkadaşı yaralansın "iyileşecek" diye inandıramazsın. Bende Kürtlerin abartılı hürmetini gördüm. Kürtten gördüğüm hürmeti öz akrabamdan görmemişimdir. Kürtler namusuyla şaka yapılmasını sevecek kadar mesanesi geniş değiller. Mesela tanışmadım ama Kürt bir tane Ehlibeyt âlimi var. Kulaktan dolma söyleyeyim. Adam herhalde sonradan Caferilik mezhebine geçmiş. Adamın ders videolarına bakıyorum benden daha iyi sahip çıkıyor bu mezhebe en basidinden. Kürtlerin namusuyla şaka yapma içinden geçerler. İçinden geçerler tabirimden kasıt psikolojini allak bullak ederler toparlayamazsın.
Sana sımsıkı sarılmışlığım var benim… Kokunu ciğerlerime kadar çekmişliğim, teninin sıcaklığında huzuru bulmuşluğum var.
Evettt bu harika kitabı bitirdim. Hemde üç günde tam lisede de ki gibi aynı iştahla.. Neyse gelelim yoruma:) Sevgili Orhan Kemal Türkiye halkında yer alan evlilik , kadın ve erkek cinsiyeti rolleri ayrıca cinsellik ile ilgili tabuları mükemmel bir gözlemci rolüyle dile getirmiştir. Muhteşem bir kurgusal anlatımla eser bizleri adeta o dönemin İstanbul'una ve henüz yeni yeni şehirleşen kasaba hayatını tasvir ermiştir. Orhan Kemal'in kitapları sadece roman anlatı üzerinden değil aynı zamanda iyi bir sosyoloji kaynağıdır da delebilir. Hem bu eserinde hem de diğer eserlerinde Anadolu halkının söz, davranış, kültür ve dili hakkında bilgilerde elde ediyorsunuz. Mesela bu eserde eskinin iyi hanım hanımcık kadınlarının kaynanaları, eşleri veya toplumu tarafından nasıl acımasızca eleştirildiğini bitmek bilmeyen kadınların çilesini dile getirmiştir. Son olarak çalışan bir kadın olduğuma bir kez daha şükür ettiren bir kitap. Zira çalışmayan kadınların başına gelen veya gelebilecek olaylar silsilesi çok ince mesajlarla verilmiştir. Böyle bir kitabı edebiyat dünyasına kattığı yazara için tekrar tekrar teşekkür etmek gerekir......
Duygu ve Düşünce

Aylin Akbulut

@Sensetive
·
Henüz bitirmedim ama beni çok acıklı bir hikâye bekliyor o kesin... Bitirince yine yorum yapmaya gelicem. Ancak o kadar derin bir etkisi var ki her sayfası ayrı güzel... Kesinlikle tavsiye ediyorum.