• Size bir kaç başımdan geçen olay anlatacağım.

    Babamın bir kuzeni var sefa amca...
    Bu amcamız bedensel engelli.Yıllarca çocuk sahibi olamayan sefa amca ve eşi tüp bebek yöntemine başvurdu ve bir yıl sonra dünyalar tatlısı üç çocuğa sahip oldular.İkisi erkek biri de kız.Ama gelin görün ki üçüzlerden biri farklıydı...İhsan.
    İhsan ayaklarını kullanamıyor.Bu yıl kardesleri okula gitti ve İhsan gidemediği için her gün o kadar çok ağlıyor ki...
    Babası bizde yemek yerken şu cümleleri kurdu;
    "İhsan'ın yürüdügünü,okula gittiğini göreyim ne olursa olsun"
    Babası ihsan'ın bizim gibi olmasını istiyordu.ihsan bizim yerimizde olmak istiyordu yürümek ,okula gitmek...

    Dün akşam telefonda annemle bir arkadaşımın annesinin konuşmasına şahit oldum.Bu ablamızın yatağa bağımlı olan bir oğlu var.Emre abi.Annesi diyor ki "Emnre'nin yürümesini beklemiyorum,konuşsun sadece hayallerini anlatsın içini bi boşaltsın yeter" Evet annesi Emre'nin sadece ihsan gibi olmasını istiyordu.yürüyemez evet ama en azından konuşsun...


    Yine az önce babamın asker arkadaşı hanımiyla birlikte bizdeydi.Bu ablamız oğlunun geçen yıl vefat ettiğini söyledi.saatlerce ağladı ve dediki "ölmeseydi,yatağa bağlı olmasına bile razıyım yeterki gözümün önünde olsun".
    Annesi oğlunun Emre'nin yerinde olmasını istiyordu.


    Anlatmak istediğim;
    Elimize onca fırsat verilmiş.yürüyebiliyoruz,konuşabiliyoruz,derdimjzi anlatabiliyoruz.
    Bu doyumsuzluk niye??
    Daha ne istiyoruz.
    Her şey elimizin altındayken biz elimizin tersiyle itiyoruzx.şükretmeyi bilmiyoruz.
    Başımıza küçük bir olay gelse kendimizi dünyanın en talihsiz insanı olarak görüyoruz.
    Oysaki bilmiyoruz her ne durumda olursak olalım,başımıza ne gelirse gelsin YERİMİZDE OLMAK İSTEYEN MİLYONLARCA İNSAN VAR...