• Hüseyin'in ölüm haberini alması ile başlayan bu sarsıcı hikâyenin ve üzerimde yarattığı tuhaf etkilerin kitap bittiğinde sona ereceğini sanıyordum. Ama ne içimdeki Mardin merakı ne insanlığa olan nefretim dindi.
    Kitap boyunca; küstahlık, meydan okuma, öfke, küskünlük, umutsuzluk, acı, yalvarma, kırgınlık, sevgisizlik, gücenme, soğukluk, sitem, incinme, kırılma tüm duyguları okuyucuya yansıtan mükemmel bir kitap.
    Sizi olduğunuz yerden alıp Doğunun içine fırlatan ve farklı dinlere sahip olan insanların yaşadığı zorlukların, aşkların içinde bırakıyor.
    Bu arada öğrendiğim en güzel şey doğuda sevdanın, masalın, sihrin daha derin olduğu... Şimdi gelelim Ezidilere...
    İki konuya değineceğim.Birincisi Ezidilerin marulu hani şu bildiğimiz kıvırcık olan marulu şeytan sanmaları, koyu mavi rengin kutsal renk olduğunu sandıkları için gündelik hayatlarında da kullanmayıp günah sandıkları vs vs... Okudugumda çok şaşırmış bu Ezidilerinde ne çok günah saydıkları şeyleri var demiştim. Başta garipsemiştim ama sonra aklıma bizimkiler geliyor :)
    Gece tırnak kesmemek, aynaları ters asmamak yada üstüne örtü örtmemek, cumartesileri çamaşır yıkamamak, yolcunun arkasından süpürge çalıstırmamak, sokağa sol adımla adım atmamak, yemeği sol elle yememek, pis bir sudan geçerken destur ! demek, kurşun döktürmek, ateşe tuz atmak, hatta babanannemin yaptığı gibi "nazar edenin gözü götüne"burnunun ucunu ve kıçını kaşımak. Bunları düşününce Ezidilere haksızlık ettiğimi düşündüm :) Ama yine de marulun günah ve şeytan olması garip dogrusu...
    evet şimdi ikinci konuya gelirsek
    Nesini söyleyeyim, nesini anlatayım, nereden başlayayım, nerede bitireyim bilmiyorum böyle dile söze gelmez şeyleri insan kulağı ile değil yüreğiyle duyabilir ancak.
    her şey köyü sakallı adamlar basıp kadınları kızları çocukları kamyonlara doldurup başka şehre götürüp büyük bir binanın bodrumuna bıraktığında başlıyor. 8 yaşından 18 yaşına kadar seçtikleri kızlara yine kamyonlara doldurup başka bir binaya götürüyorlar
    Sonra mı ?
    Sonrasını okumak için insan biraz gözyaşı dökmeden duramıyor. Sakallı adamlar gelip alıcı gözüyle bakmaya başlıyorlar. elliyorlar avuçluyorlar mıncıklıyorlar. Ardından, isteyen istediği kızı alıp gidiyor tabi 8 yaşındaki çocuğu da yani Nergis'i. Bu kızları İstedikleri kadar kullanıp sonra bir paket sigara karşılığında satıyorlar. Amaçsa on ve ondan fazla Savaşçının yatağına giren Müslüman olacağı için. İnanışları böyle.
    İnsan umudunun bir kısmını kaybederse üzgün görünür ama tamamen umutsuz kalınca karanlık bir nefret okunur gözlerinde. Kitabın sonuna kadar nefret dolu gözlerimin karanlığında boğuldum.
    İnsanlıktan bir kez daha nefret ettim.
    Ölen Hüseyin'in ağzından çıkan son kelime ise eminim birçok okuyucularda düşündürücü fikirler bırakacak.
    BEN BİR İNSANDIM.
    HER ŞEYDEN ÖNCE.
    BEN BİR İNSANDIM...
  • Sevgilim,kendini yaratır herkes başkası durağında
    Kötü sevmelerin artığı bir yerde durma
    Hüseyin Köse
    Sayfa 21 - Yasakmeyve Yayınları