• 314 syf.
    ·7 günde·Beğendi·9/10·
    Sizi size anlatabilecek, kendinizi aramanıza teşvik edecek olan güzel bir eser. Montaigne'in kitabını okumakta bu kadar geç kalmamın sebebi hep araya başka kitaplar girmesi oldu fakat araya giren çoğu kitapta Montaigne'in yazdıklarına, alıntılarına denk geldim. Anladığım kadarıyla epey yazarı etkilemiş ve okuyucuların üstünde ise çok önemli etkiler bırakmış. Aynı şekilde beni de neredeyse her deneme yazısında etkiledi ve bana farklı görüş açıları kattı. Okuyanın kendinden bir şeyler bulup onlar üzerinde düşündürtecek bir kitap.

    Montaigne insanı anlamak için ilk kendini anlamaya çalışmıştır. Kendini anladığında insanı da anlayacağını düşünmüştür. Denemelerinde ise insanın korkularını, acılarını, düşüncelerini ve yaşantısını çok iyi şekilde anlatmıştır. Bundan dolayı bu kitap insanlar için rehber niteliği taşıyor. İnsanın kendini bir nebze bile olsa anlaması için bu kitabı açıp okumalıdır. Kitabı okumadan önce çevirmen seçiminin dikkatli yapılması gerekiyor. Denemeleri birçok yayınevi tarafından basılmıştır. Önemli olan çevirisi iyi olanı seçmek. Ucuz diye kötü çeviri alındığında kitap size çok anlamsız ve boğucu gelecektir. Bu konu için kitap alınırken içindeki birkaç deneme okunmalı, ona göre karar verilmelidir. Keyifli okumalar dilerim.

    Kitaptan Birkaç Alıntı
    "İnsan kadar zavallı ve kendini beğenmiş bir varlık yoktur."

    "Paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir."

    "Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır."

    "Hiçbir şey öfke kadar insan düşüncesini bozamaz."

    "Hayattan sonra ölümdesiniz; ama hayatta iken ölmektesiniz."

    "Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar."
  • 192 syf.
    ·17 günde·Puan vermedi
    1K OKUMA GRUBU TOPLUM SÖZLEŞMESİ BULUŞMASI:

    Okuma grubumuz bu ay insanlığa yön vermiş devrimlere neden olmuş figüranlardanJ.J. Rousseau dan Toplum Sözleşmesi kitabını masaya yatırdı. Biraz ağır bir kitap olmasına rağmen çok konuşulması gereken bir kitaptı. Bakışını derinleştirenlere ve beynini biraz karıştırma cesaretini gösterenlere önerilir.
    Grup olarak şu sorulara cevap bulmaya çalıştık:

    *Toplum sözleşmesi*
    Soru 1:
    Her şeyin yasa gücüyle tesis edildiği bir toplumda savaş olmayacağına katılıyor musunuz, sizce bu durumla savaş arasında bir bağlantı var mıdır?
    Soru 2:
    bir insan topluluğuna toplum diyebilmemiz için kamusal yarar amacını ve_ _politik bütünlüğü içerisinde barındırmalıdır"_ görüşü hakkında ne düşünüyorsunuz, toplum sıfatını haiz olmanın başka alternatifleri sizce var mıdır?
    Soru 3:
    "kimse kendine verdiği sözden sorumlu değildir"_ kuralının bütüne verilmiş söz için uygulanamayacağını savunan Rousseau'ya katılıyor musun, işbu sözler arasında fark var mıdır /ne gibi farklılıklar vardır?
    Soru 4:
    Rousseau manevi özgürlükle ( bkz: syf 18,19) ne anlatmak istemiştir , manevi özgürlüğün insanı kendi kendinin efendisi yapacağı saptamasına katılıyor musunuz ?
    Soru 5:
    Eğemenliğin devredilemez olduğunu düşünen Rousseau devletin inorganik bir yapıda olduğunu savunmuştur Rousseau'ya göre devredilen şey nedir , bahsi geçen edimle ,eğemenliğin farkı nedir ?
    Soru 6:
    Herkesin istemi" ile "genel istem" farkı nedir ?
    Soru 7:
    Aristo insanların eşit yaradılışta olmadığını kiminin köle olmak için kimiside efendi olmak için dünyaya geldikleri sözüne neden katılmıyorsunuz? İlk köleleri köle yapan kaba güçse onları kölelikte tutan korkaklık ise, peki onları kölelikten kurtaran ne olacaktır?
    Soru 8:
    Her türlü güç tanrıdan gelir ama bütün hastalıklarda ondan gelir böyle diye hekim çağırmak tanrının işine karışmak başkaldırış olmaz mı, neden?
    Soru 9:
    Efendinin köleyi öldürme hakkı vardır. Ancak efendi onu öldürmez doğal olarak düşman olmazlar aralarında barış vardır. Buna dayanarak er geç savaşa yol açan aralarındaki bu samimiyetsiz ilişkiden mi çıkar yoksa olaylar arasındaki ilişkiden mi?
    Soru 10:
    İnsanlara yasalar vermek için tanrılar gerek ve yasacı makineyi bulan mühendistir kralsa onu kurup işleten sözlerinden çıkarımınız nedir?
    Soru 11:
    Toplum herzaman genelin iyiliğini ister ancak kandırılmaya çok elverişlidir çünkü o anlaması kıt bir köre benzer bu yüzden yasacı yönetimde olan üstün zekalı olması gerekir onu kandırması için peki toplumu en çok kandıran kişinin başarılı olduğu yönetim şekli ve doğru mudur?
    Soru 12:
    İnsanlar gibi toplumlarda gençken yumuşak başlıdır yıllar gectikçe yola gelmez olurlar artık onu değiştirmek tehlikeli ve boşunadır sözüne katılıyormusunuz yoksa bir çözümü var mıdır?
    Soru 13:
    Tıpkı uzun bir kaldıraç ucunda bir nesnenin ağılsşması gibi büyük devletler küçük devletlere göre daha zayıftır peki bu zayıflık hangi alanlarda baş gösterir?
    Soru 14:
    Gercek demokrasi bir nebzesi için küçük toplum şarttır ancak gercek demokrasi asla var olmamıştır ve olmayacaktır demokraside sandığa gidişte sadece özgürlük vardır ondan sonrası büyük bir soru işareti bu tespiti değerlendirebilir miyiz?
    Soru 15:
    Tehlikeli özgürlüğü kölece rahatlığa değişmem sözü sizin için ne anlamı var niye ruso hep içimizde hergün tekrarlamalıyız diyor sizce?
    Soru 16:
    Özetle rusoya göre ideal toplum ve devlet şekli nasıl dır?

    Toplantıdan Kare:
    https://www.instagram.com/...?igshid=a1txse7zxk6l
  • Artık her şey için çok geç
    Stefan Zweig
    Sayfa 112 - Can Yayınları
  • Yalan söylüyordum herkese. Hepsi bu.
    Ve sonra inandım bir gün bütün yalanlarıma. O kadar inandım ki zihnimi öldürmeye karar verdim. Her zaman için en çok sevdiğim söz, “Hiçbir şey için geç değildir!” cümlesi olmuştur. Bunu kendime tekrarlayarak, kaçırdığımı tahmin ettiğim vagonların asla bitmeyeceğine inanmaya çalışırdım. Oysa, artık rahatlıkla diyebilirim ki her şey için çok geç!
  • Ben Bütün zamanlarin biteceğini bilseydim sana daha cok sarilirdim, yanindan her gidisimde bir gider iki bakardim arkama... Seninle yapmadigim seyleri yapar, cok istedigin ama gidemedigin görmek istedigin yerlere götürürdüm seni ben tüm zamanlarin bitecegini bilseydim bizi zamansiz terkedecegini bilseydim yapardim işte yeniden çocuk olur oynardım seninle ...
    Her sey paramparca oluyor iste eşyalar, doldurdugun oda uzandigin yatak giydigin elbiseler seninle gidiyorlar... Sözlerin kaldi kulaklarimda soyledigin türküler onlar gidebilir mi ?
    Söz kalıyor işte...
    Ben tüm zamanlarin bitecegini bilseydim telefonun ucunda bekletirmiydim seni hic ilk çaldığında açardım o lanet olasi telefonu !hep gec kaldim sana hep eksik kaldi sözlerim seninle düşlerim...
    Kapanirdin odana tingirdatirdin sazini Anamın deyişiyle, türkünü söylerdin... Bilmezdik ki gitmeden bize hatıra bir kaset hazirladigini ... "Ben gidersem sesim hatira kalsin cocuklarima " demissin Sazin duvarda Sözün de kulağımızda şimdi bak .. En sevdigin türküyü söyledik tenin soğumadan o meçhule giden yolculuğa seni ugurlamaya giderken başucunda...
    Bir babalar günüydü ki hiç önemsemezdin sana bir sey aldigimizda yaziktir paranizi harcamayın evladim derdin , Traş losyonu almistim sana o zamanlar en iyisinden nasil mutlu olmustun ne guzel kokuyor demiştin... Geliyorum gidiyorum hic bitmiyor şişe kıyamayip bitmesin diye az sürüyormuşsun meger bilemedin senin icin neleri feda ederdim oysa ben..." Ömrumden alıp Babamin ömrüne ver Tanrim" diye bas ucunda gunlerce yakardigimi duydun mu ? Bize de öyle kıyamıyordun ya ondan böyle zamansiz acını bize gostermeden gittin ...
    Ben tum zamanlarin bitecegini bilemedim...
    Belki birileri simdilerde canımı acitiyorsa, eziliyorsam haksizliga ugruyorsam sensizlikten bilesin ... Sırtımı hep sana dayadigimdan degil , Canim yandığında gelip omuzunda huzur buldugumdandı...
    Ben tüm zamanlarin bitecegini bilseydim o omuzu birakir miydim hiç....
  • Çok insan yaşamakta hiçbir şey istemeyen,
    hepsi de yetinmekteler sığ duygularının perhiz sofralarıyla.
    Ama sen sevinç duymaktasın, hizmet eden ve susuzluk çeken her yüzden.
    Seni bir alet gibi kullanan herkesten sevinç duymaktasın.
    Henüz soğumadın ve vakit geç değil,
    hayatın kendini huzurla ele verdiği,
    oluşmakta olan derinliklerine dalmak için.