Bir zamanlar etrafta dolaşıp bir hahama iftira atan biri varmış.bir gün bakmış ki asılsız dedikoduları her tarafa yayılmış,yaptigindan utanmış ve kara kara ne yapması gerektiğini düşünmüş.sonunda hahama gitmeye ve yaptıklarını tek tek anlatmaya karar vermiş.haham onu dinledikten sonra üzgün bir şekilde başını iki yana sallamiş.
Sana söyleyebilecek tek bir şeyim var demiş
"Bu yastığı al , yırtıp içini aç.sonra pencereye git.icindeki kuş tüylerini dışarıya silkele."
Adam söyleneni yaptıktan sonra tekrar hahamin yanına gelmiş.
"Güzel"demiş haham
"Şimdi de git bütün o kuş tüylerini tekrar yastığın içine doldur "demiş.

"Onu düşününce içim titriyor; elim- ayağım- soluğum,
her şeyim kesiliyor."

| Âh Muhsin Ünlü

Ulu Orta (İbahim Tenekeci)
'seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin
nazlanırsın ama bir gün gelirsin'

düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.

kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya,konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim,sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.

sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.

kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe,benim için dua et;
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr şükrü öncüoğlu'ndan
üç ayda bir reçete.

acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl birşey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.

sorma,
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.

yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı herşey,ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.

şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy,sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.

sorma,
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.

Bir şey unutmuşum gibi geldi bana. Fakat ne? Her şeyim yanımda. Her zaman kahreden ikinci ses, Siyah gözler unuttun dedi. Anladım, içim ezildi.

Selim İleri

Hayat acımıyor..
Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim.

Nuri Torun, bir alıntı ekledi.
Dün 05:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ben yine yalnızım, her zaman olduğumdan daha fazla yalnızım ve hiçbir şeyim yok.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 61)Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 61)

Deli Yar-4
Mecnunun olayım kurak çölünde
Aklımı başımdan aldın deli yar
Adımı destan et tatlı dilinde
Beni hülyalara saldın deli yar

Umudum her şeyim sensin bilesin
Ben her gün ağlarım sen hep gülesin
Aşkınla kalbimi bine bölesin
Şu deli gönlüme doldun deli yar

Sevdanın tadını sende almışım
Bir seni sevmişim senin olmuşum
Huzuru ve aşkı sende bulmuşum
Aklımda çakılı kaldın deli yar

Aynalar utanır güzel yüzünden
Lügatler utanır tatlı sözünden
Geçerim uğrunda bahar yazımdan
Bir anda gönlüme daldın deli yar

Rûhberûh, bir alıntı ekledi.
Dün 00:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çok şeye sahibim ama ona olan sevgim her şeyi silip atıyor. Çok fazla şeyim var ama onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi.

Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von GoetheGenç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe
mert yılmaz, bir alıntı ekledi.
26 May 23:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hastanede iken aşk benimle konuşmuş ve "Ben herşeyim ve aynı zamanda hiçbir şeyim. Ben rüzgârım ve kapalı pencerelerden ve kapılardan içeri giremem." demişti. Ve ben de aşka: "Ama ben sana açığım." dedim. Ve aşk bana dedi ki : "Rüzgâr havadan yapılmıştır. Evinin içinde hava var ama her yer kapalı. Mobilyalar tozla kaplanacak, rutubet resimleri bozacak ve duvarları lekeleyecek. Sen nefes almayı sürdüreceksin, benim küçük bir parçamı tanıyacaksın, ama ben bir parça değilim, ben Her Şeyim, ve sen bunu asla bilemeyeceksin."

Zahir, Paulo Coelho (Sayfa 309)Zahir, Paulo Coelho (Sayfa 309)