Çoğu zaman nereye ait olduğumu sorguladım ben. Sanki dünya herkes için bir yer hazırlamıştı da, bana gelince yer kalmamıştı. Zaman geçtikçe, bir gülün sessizce soluşunu izleyerek öğrendim bazı şeyleri. İnsan bazen kaybolarak buluyor kendini; bazen de bulduğunu sanırken daha da uzaklaşıyor. Umursamazlığımı bir kalkan sandım, duygularımı bastırdıkça güçlü olacağımı zannettim. Oysa içten içe biliyordum, bu sadece kendimi kandırmaktı. Çünkü gecenin sessizliğinde, kendime ayırdığım sandalyede otururken, duvarların arasında dönen tek ses yine bendim. Ve o an anladım, insanın en büyük kalabalığı bazen kendi içindedir. Ne kadar sustursam da içimdeki ses, her defasında aynı cümleyi fısıldıyordu:
“Buradasın ama ait değilsin.”