Bizim bütün tarihimiz, muallimin yükseltildiği devirlerde şan ve şerefle medeniyet ve ahlakın zirvelerine tırmanmış, muallimin alçaltıldığı devirlerde ise uçurumlara yuvarlanmıştır.
Bizim azabımız, ruhumuzdaki darlık, varlığı pek mahdut olan bildiklerimizden ibaret sanmamızdan doğuyor. Var olanlar, tanıdıklarımızdan ibarettir sanıyoruz. Cahilin kalbindeki darlık, anlayışsızın ruhundaki tahammülsüzlük bundan ileri gelmektedir.
İlkel ve başkalarına uzanmayan, gayeleri içinde tıkanıp kalarak zihni genişliğe yükseltemeyen, mahdut gayesinden sonsuzluğu ışık tutamayan bir öğretim, gerçek gayesini
bulamamış hatalı ve kötü bir öğretimdir.