İbn Şeddâd şöyle der: "Bu nasıl bir himmet idi ki, Halep'in alınması ve zaferler onu durduramıyor, şehirler dolaşarak cihad için yeniden adam topluyordu. Allah onu bu dünyada muvaffak ettiği gibi ahirette de en güzel şekilde mukafatla karşılasın.”
"Ümit ederiz ki Cenab-ı Allah, nihai zaferin esef verici sa- yılacağı bir savaşa girme zaruretinden bizi esirger ve Müslümanların kalplerindeki ihtilafı giderir."
Gerçi muvaffak(başarılı )olmak , mesut olmak demek değildir.
..
Mükellef apartmanlarda, göz kamaştırıcı bir konfor ve lüks içinde yaşayan insanlar görürsün ki, bunun hepsini bir günlük saadetle değişmeğe hazırdır. Çünki. saadet tamamiyle gönül işidir. Ve içimizdedir. Onu kendi içimizden başka bir yerde sanip aramak ve saadeti sırf servet, iktidar ve şöhrette görmek çölde serabı su zannetmektir.
Bununla beraber saadetn yolu muvaffakiyetin yolundan ayrı değildirVe saadet ülkesi muvaffakiyeyet diyarının biraz daha ilerisindedir