Lütuf biz büyük bir acı ya da bunalım içindeyken
ansızın uğrar bize.
Anlamsız ve boş bir hayatın karanlık vadisinde,
öyle amaçsız, yürüyüp giderken,
eliyle koymuş gibi, birden bulur bizi
Hayatta ne kadar dürüst olursan ol, insanların ancak kendi gerçekliklerine en yakın olan şeyleri görebildiğini artık anlamıştı.
Thoreau'nun dediği gibi: "Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir. "
Nora ansızın içinde bir şey hissetti. Kutuptaki o adada ayıyla karşı karşıya geldiğinde hissettiği kadar gerçek bir korku.
Hissettiği şey yüzünden duyduğu bir korku.
Sevgi yüzünden.