• 558 syf.
    ·9 günde·4/10
    Kitaba dair özet şöyle ki; yıkılmak üzere olan Osmanlı, can çekişirken devleti ayakta tutmak adına (!) kurulan İttihat ve Terakki cemiyetine üye olan Şehsuvar Sami'nin, sevdiği kız olan Ester'e ayrı kaldıkları süre içerisinde cemiyeti ve hareketlerini anlatan, bir nevi içini döken mektupları yazmasından ibarettir.

    Buna istinaden yazarların taraflı olarak(!) okuyucuya hitap etmelerine oldum olası akıl erdiremem. Tabiki herkesin bir düşüncesi var ve belki de kendini ifade şeklinin en güzel örneğidir bir kitap yazmak. Siyasi bazda temelini oluşturduğunuz bir eser olur ve siz, dilediğiniz gibi tavrınızı koyarsınız, kimse de size neden böyle yazdınız diyemez. Bu sebepten tarihe dair hikayeler içerisinde, fikir aşılama gibi bir amaç güdülmesi yanlış geliyor. Kurgulanmış çok güzel bir hikaye varsa elinde ve zaman olarak geçmiş tarihi esas almışsan, bunu tarafsız yapabilmeyi bilmelisin, çünkü tarihini inkâr eden bir millet çökmeye mahkumdur. Eleştiri elbette gereklidir hatta yönetimin kalitesi için muhalefet şarttır, fakat yersiz Avrupa zihniyetiyle bir bakış varsa bu hikayede ve bunu senin milletinin çocukları, gençleri okuyorsa belirli bir algıya yönlendirmiş oluyorsun.

    Ahmet Ümit çok sevdiğim bir yazar ve çoğu kitabını da okumuşluğum vardır. Elveda Güzel Vatanım'da, Şehsuvar Sami'nin tanık olduğu bir cinayeti anlatırken, "Abdülhamid'in eli kanlı Arnavut celladı" diye bir tabir kullanması Avrupa'nın 'Kızıl Sultan' lakabını destekler niteliktedir ki, Abdülhamid Han en ağır suçlulara bile idam cezası vermemek için çok çaba harcamış biridir. En ağır cezası kürek mahkûmiyeti olmuştur. Dönemindeki idam cezaları, İttihat ve Terakki cemiyetinin döneminde işlenen cinayetlerden daha çok değildir!

    Başka bir konu ise Osmanlı'nın ve doğu medeniyetinin gerici zihiniyetine vurgu yapılması. Batı, özellikle de Fransa hayranlığı, Paris'de yaşam, özgür düşünce (tamamen ahlâkî tavır ve davranışları içine alan özgür yaşam tarzı), gelişmişlik vs. Özenti bir yaşamın ihtişamına kapılarak asıl medeniyet beşiği olan "doğu" kavramının acımasızca eleştirilmesi. Biraz tutarlı olun yahu. Tamam bir tavrınız var buna da saygı duyulur ama aşağılamak, aslını inkâr etmek demektir. Batı sahip olamadığı medeniyeti özgürlük kisvesi altında ezmeye çalışmış bunu da çok güzel servis etmiştir. Bizim yenilikçi aydın görünümlü zihni bulanık insanlarımız da gözlerindeki perdeyi kaldırmadan, bu sisli yolda başları dik yürümeyi marifet saymıştır.

    Velhasıl sen en güzel polisiye yazıyorsun, tarihe çok da dokunma derim ben.

    Yine de Ahmet Ümit kalemi okunmaya değer.