Kendimi tutmasam bu kitaptan sabaha kadar alıntı paylaşabileceğimi fark ettim çünkü bu kitabın içindeki çoğu şey tam olarak "ben"di. Kitaplara olan o bakış açısı, kurgusal dünyalara olan o delicesine bağlılık, bir kitap için ortalığı ayağa kaldırabilecek ana karakter... Bu kitapta kendimi çok fazla yerde buldum.
Okurken içimi ısıtan çok tatlı bir kitaptı. Rosie ve Vance o kadar mükemmel bir ikiliydi ki konuşmalarını okurken sürekli gülümsedim. Rosie'nin her gün düzenlemek için gittiği o kütüphaneye beni de götürmesini istedim çünkü bence ikimiz birlikte o raflarda bir güzel kaybolabilirdik. Ve ayrıca Vance ile de video oyunu oynamaya da talibim♡
Kitabın içine o kadar kolay girdim ki anında olaylar beni sarıp sarmaladı. Bu serinin son kitabı olduğu için içimde bir burukluk vardı. Bir yanım bu kitabı bari yavaş oku, keyfini çıkar diyordu ama ben yine dayanamadım ve bir gün içinde bitti. Ve Kitap Kurdu ve Çirkin kesinlikle benim bu yılki favorilerime rahatça girdi.
3 kitap boyunca Yıldızalanı hayranlarını okuyunca sanki gerçekten de öyle bir evren varmış gibi geliyordu artık. Resmen ben de kitaplarını okuyup,filmini izlemek, ben de o hayran kitlesine katılmak istiyordum. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda ilk tepkim “Ne yani artık Yıldızalanı yok mu?” oldu. Olmasını o kadar çok isterdim kii.
Tam olarak ne yazacağımı da bilmiyorum ve sanki sürekli aynı şeyleri tekrarlıyorum gibi de geliyor ama siz de benim gibi kurgusal dünyalara girip orada kayboluyorsanız bu seriye bayılacaksınız. Daha yazabileceğim bir ton şey var ama burada bitirmeyi tercih ediyorum yoksa kelimelerin yeteceğini sanmıyorum.