BUĞU
Renkleri bile ayırt edemeyecek bir körlüktü bu.
Öylesine derin, öylesine tutku dolu ki.
İnsan halüsinasyon gördüğünün bile farkına varamıyor.
Her şey paranoya oysa, her şey buğulu bir göz kapağından, kalp aynasından ibaretti.
Yalanların ardına gizlenmiş gerçeklerdi bunlar. Üşürken ısıtan. Donmak üzereyken ümit veren.
Çığlıklar vardı bir de, boşlukta yankılanıp yine aynı bedene geri dönen. Bu bir çaresizliktir, bu tükenmişliğin en belirgin örneğidir.
Bu bir deliriştir, isyan bayrağını göndere çekmenin ta kendisidir.
Çanlar çalmaya başladı, bana müsaade. Toprak olmayı özledim, yağmurla birleşip can vermeyi, can olmayı...