• Dünyada en güzel şey, bela karşısında elden geldiği kadar istifini bozmamak, boşuna bağırıp çağırmamaktır; çünkü başımıza gelenlerin nesi iyi, nesi kötü bilemeyiz, tepinmekle bir şey kazanmayız sonrası için; insanda hiçbir şey o kadar büyütülmeye değmez, üstelik acıya kapılmak, bu kötü anlarda hemen imdadımıza gelecek bir şeye engel olur.
    Platon
    Sayfa 348
  • 140 syf.
    ·1 günde·7/10
    “İnsan, yapısı gereği doğaya uygun değil. Karşısında el değmemiş bir doğa bulursa o doğadaki yaşam ona çok yorucu gelir, dolayısıyla daha iyi duruma getirmek amacıyla o doğayı bozar. Onu iyileştirince, yani bozunca, bozulmamış bir doğaya ihtiyaç duyar. Aynı şey duygularımız için de geçerlidir. Onları nasıl kullanacağımızı bilemeyiz. Hiçbir şey olmazsa canımız sıkılır, bir şey olursa da hemen bize fazla yüklenildiğini düşünürüz.” İnsan ruhunun iniş çıkışlarını gözler önüne seren, psikolojik tespitlerle dolu, okurken kendinize ait dengesizliklerle de yüzleşeceğiniz Margit Schreiner romanı.
  • 128 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Derya Coşkun
    Mutluluk İksiri
    Deneme, 126 sayfa.
    Sokak Kitapları Yayınları

    Derya Coşkun Facebook'tan tanıdığım bir arkadaşım. Onu aslında Kitap Kulübü vasıtasıyla tanıdım dersem çok yanlış olmaz. Aslında hem Kitap Kulübü üyesi -kitap okuyan- hem de Michael Jackson hayranı olması sebebiyle, onu iki farklı grupta görünce dikkatimi çekti. Bir kitap yazdığını da öğrenince arkadaş olmak istedim. Çok fazla ortak noktamız vardı. Sonradan, yine kulübümüz üyesi değerli yazar Necmettin Yalçınkaya'nın övgüsüne mazhar olduğuna da tanık oldum.
    Uzun zamandır arkadaş olmamıza rağmen kitabını alıp okumak yeni kısmet oldu. Bugün size onun ilk ve tek kitabı olan Mutluluk İksiri'ni tanıtmak istiyorum.
    Derya Sosyal Hizmet okumuş genç bir edebiyat gönüllüsü arkadaşımız. Mutluluk İksiri 126 sayfadan oluşan incecik bir kitap. Türü deneme ama kişisel gelişim kategorisinde de değerlendirilebilir.
    Her ne kadar ince olsa da dolu dolu bir kitap okudum. Kitap bize mutluluğun sihirli formülünü vermiyor elbette. Ancak iç huzuruna sahip, özgüvenli bir insan olmanın sırlarını, hayata karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini anlatıyor. Bunlar çoğumuzun bildiği şeyler aslında. Ama ne kadarını yapabiliyoruz? Okurken düşündüğüm şey şu oldu: Hayatın en büyük sırları aslında en küçük ve önemsiz gördüğümüz detaylarda gizli. En az önem verdiğimiz konular, bilip de yapmadıklarımız. Belki basit konular diye onları sürekli sümen altına itiyoruz. Bu sebeple çok daha büyük sorunlara saplanmamıza yol açan şey, en iyi bildiğimiz halde basit olduklarını düşünerek göz ardı ettiklerimizdir. Derya Coşkun bu kitapta hepimizin çok iyi bildiği, ama uygulamak konusunda her zaman başarılı olamadığımız basit gerçekleri bize hatırlatıyor. Bazen en büyük sır gözümüzün önünde durur ama elimizi nasıl uzatıp onu alacağımızı bilemeyiz. En değerli olan öğüt en basit, en sade olanda gizlidir.
    Yazarın üslubu ve dili kullanımı iyi. En hayran kaldığım şey birbirinden alakasız görünen onlarca konuyu üst üste toplama ve konular arasında akıcılığı bozmadan geçiş sağlama yeteneği oldu. Genç bir arkadaşın bize hayat hakkında öğretecek neyi olabilir diye düşünmeyin. Belli ki bu kitabı yazabilmek için bir çok araştırma yapmış. Pek çok yeri altını çizerek okudum.
    Kitapta bahsedilen konular, iş hayatından evliliğe, kişilik özelliklerimizden paraya, çocuk yetiştirmeye kadar geniş bir yelpazede uzanıyor. Ayrıca kitapta çok hoş hikayeler ve konularla uyumlu özdeyişlere de yer verilmiş.
    Bu kitabı kimlere tavsiye ederim? Aslında hepimize diyebilirim. Zaman zaman hepimiz ne yapmamız gerektiğini çok iyi bildiğimiz halde atmamız gereken adımları atamıyoruz. Mutsuz olmak için geçerli hiçbir nedenimiz olmasa da mutsuzluğun pençesinden kurtulamıyoruz. Belki nerelerde hata yapmakta olduğumuzun farkında değiliz. Belki çareyi gerçekten kendi iç benliğimizden uzaklarda arıyoruz. Kitap diyor ki, çare senin içinde. Bu kitabı hayata dair çeşitli konularda sorunlar yaşayan, çözüm bulamadığı karakter özellikleri bulunan herkese, yani hepimize tavsiye ederim. Kimse de sihirli bir formül ya da yaşamın altın anahtarını beklemesin. Önce açıp içimize bakmayı öğrenmemiz gerekecek.
    Kitabı ayrıca çocuk yetiştiren ebeveynlere tavsiye ediyorum. Ciddi pedagojik araştırmalar yapıldığı belli olan hususlar var. Kendim de daha önce çocuklarla çalışan bir psikolojik danışmanlık merkezinde çalışmış olduğumdan, oradaki psikologların davranışları ile kitaptaki bazı öğütlerin tutarlı olduğunu gördüğüm için bu kanıya vardım. Son olarak kitabı henüz yetişme döneminde olan çocuk, ergen ve gençlere özellikle tavsiye ederim. Anne babalar bu kitabı mutlaka çocuklarına okutmalı. Hayatta nelere dikkat etmeleri ve nasıl yaşamaları gerektiği konusunda çok işlerine yarayacak tavsiyeler bulacaklar. Keşke ben gençken böyle bir kitabı okumuş olsaydım. Belki hayatta nelere gerçekten önem vermem gerektiğini bu kadar geç öğrenmemiş olurdum. Kitap hem yetişkinler hem de ergenler ve gençler için hazırlanmış olduğundan, siz kendiniz için de çocuğunuz için de alıp okumak ve çocuğunuza da okutmak isteyeceksiniz diye düşünüyorum.
    Kitapta evlilikle ilgili yerlerde kendi evliliğimi de masaya yatırdım. İnsan ve eş olarak benim de kusurlarım var. Kimse mükemmel değil. Sevgili Derya'nın tavsiyeleri zaten bildiğim ama ihmal ettiğim şeyler. İşte kitabın sırrı bu arkadaşlar. Kitap bilip de boşverdiğimiz, ertelediğimiz şeyler için önemli bir hatırlatıcı.
    Özellikle kadın haklarına önem verenler, sevgiyi düstur edinenler bu kitabı sevecekler.
    Hem yorumum hem de alıntılar uzun olduğu için sizleri yormamak adına kitaptan yaptığım alıntıları başka bir gönderide paylaşacağım.
    Okuyanlara teşekkür ederim.
  • "Biz hiçbir şey bilemeyiz. Doğru ancak gerçeğin içine derinliğinde bulunabilir."
    Okay Tiryakioğlu
    Sayfa 361 - Timaş Yayınları
  • Dün de yarın bir şeyler olacağını düşünüyordunuz. Dünün yarını geldi, bugün oldu ve hiçbir şey olmadı.