İlk inceleme İhsan Oktay Anar’dan olsun. İnanılmaz bir hayal gücünün ürünü. Karakterler, mekân, düş ve gerçek, her şey birbiriyle iç içe. Bazen bu yüzden bazı karakterleri hatırlamakta zorlandığım için geri dönüp bakma ihtiyacı hissettim. Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin’i de her bir sayfada daha fazla sevdim. Okuması keyifli ama yoğun bir tadı var. Ayrı bir dünyanın kapılarını aralamış gibi bir hissiyat bırakıyor yazar okuyucunun üzerinde. Döneme ait tarihi bilgiler ve mekânlar da ayrı bir güzellik kattı. Olayların ve karakterlerin hiç beklemediğim şekilde birbirine bağlanmasına da şaşırmadan edemedim. Tavsiyedir.
“Sizler, hepiniz, içinde yaşadığınız dünya, Konstantiniye, her şey, sadece ve sadece benim düşüncemde varsınız. Rendekâr yanılıyor: Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya.”