"Adalet, bazen bir cübbe giyer, bazen ise bir silah kuşanır."
Hukukun sustuğu, vicdanın sağırlaştığı ve doğruların kişilere göre büküldüğü bir dünyada; sarsılmaz kuralları olan bir adamla, o kuralları kökünden sarsmaya yeminli bir kadının yolları kesişiyor.
Biri, hayatını milimetrik bir düzen ve yasaların soğuk sınırları üzerine inşa etmiş bir idealist. Diğeri ise adaleti mahkeme salonlarında değil, hayatın en karanlık kuyularında arayan yaralı bir lider.
Avukat, günümüzün sağır edici adaletsizliklerine tutulan sarsıcı bir ayna. Bir yanda cübbesine leke sürdürmeyenlerin mücadelesi, diğer yanda düzenin dışına itilenlerin feryadı...
İki zıt dünya, tek bir ortak acı ve cevaplanması imkansız sorular:
Gerçek adalet, kitaplarda yazan mıdır yoksa kalplerde hissedilen mi? Bir insan, doğruları uğruna tüm hayatını ateşe atmaya ne zaman karar verir?
"Bazı suçların bedeli hapishanelerde değil, ruhlarda ödenir."