Her şey bir şeyler fısıldar
Bir gelinciğin yaprağında dağılan tomurcuklardan
Sıra sıra dizilmiş tarla buğdaylarına kadar
Uçan şahinin keskin gözlerinden
Denizin altında salınan balinalara kadar
Dünya bir başka perde
Dünya,evreni konuşan bir serçe
Üç günü sayabildiğin bir kronometre
Sarsıldığı yerden parçalanan
Kırıldığı yerde kıyametler kopan bir parça
Lakin ektiğini biçtiğin bambaşka bir bahçe
Bazen rengarenk
Bazen sersemletici bir gri duman
Velhasıl;
Dünya, dediğin iki hece, bir nefes.
Üç gün, bir ders.