1. Bölüm

8
40
49
1
Telefonuma gece 03.11’de bir bildirim düştü. “Mesajın okundu.” Mesaj atmıyordum. Kimseye. Ekranı açtım. WhatsApp’tı. Sohbet listesinde kendi numaram vardı. Profil fotoğrafım yoktu. Ama durum kısmında tek bir cümle yazıyordu: “Uyuma.” Parmaklarım soğudu. Sohbete girdim. Benden atılmış bir mesaj vardı. Saat 02.58. “Hazırım.” Ben o saatte uyuyordum. Yazıyor… balonu belirdi. Yeni mesaj geldi. “Seni izlemek kolay. Asıl zor olan senin fark etmemen.” Telefonu yatağın üzerine fırlattım. O an odada bir şeyin değiştiğini hissettim. Hava ağırlaştı. Sessizlik… fazla sessizdi. Saatime baktım: 03.12. Telefon tekrar titreşti. “Sağına bakma.” Refleksle baktım. Bir şey yoktu. Rahatlayacak gibi oldum ki yeni mesaj geldi. “Soluna da bakma.” Kalbim deli gibi atıyordu. Yatağın kenarına sıkıca tutundum. “Asıl sorun arkanda.” Nefesimi tuttum. Yavaşça… çok yavaşça döndüm. Duvar vardı. Sadece duvar. Gülmeye başladım. Sinirden. Tam her şeyin saçma olduğuna karar vermiştim ki telefonum son kez titredi. “Duvara bakıyorsun.” “Ben senin baktığın yerde değilim.” “Ben baktığın zamandayım.” O an telefonumun kamerası kendiliğinden açıldı. Ön kameraydı. Ekranda beni gördüm. Ama görüntü… canlı değildi. Ben ekranda hareket etmiyordum. Gözlerim açıktı. Ama boştu. Ve videonun sağ üst köşesinde bir zaman damgası vardı: YARIN – 03.11 Yeni mesaj geldi. “Merak etme.” “Canın yanmayacak.” “Zaten bu anı daha önce yaşadın.” Ekran karardı. Telefonu kapatıp ışığı açtım. Odamdaydım. Her şey normaldi. Derin bir nefes aldım. Saate baktım. 03.10 Bir saniye sonra telefon titreşti. Bildirim düştü. “Mesajın okundu.”