Yorgunluğun Adı Yok
Canım çok şey anlatmak istiyor aslında. Ama kelimeler yorgun.
Beynim düşünmekten, kalbim affetmeye çalışmaktan, içimdeki o küçük çocuk ise her şeye rağmen umut etmekten yorgun.
Heveslerim tükenmiş gibi… Bir şeylere heyecanlanmak, yeniden başlamak, yeniden inanmak zor geliyor artık.
İyimserliğim bile sessizliğe büründü. O eskiden her şeyi toparlamaya çalışan ses, şimdi arka sıraya oturmuş, ellerini kucağında kenetlemiş… sadece izliyor.
Ve en çok da konuşarak anlaşmaya olan inancım yorgun. Çünkü her kelime ya yanlış anlaşıldı ya da hiç duyulmadı.
İçimde taş gibi suskunluklar birikti.
Bağırmak istemiyorum. Anlatmak istiyorum. Ama anlatmaya çalıştıkça daha da sessizleşiyorum.
Yorgunum… ama bu sadece bir dinlenme ihtiyacı değil. Bu, kalbimin taşıdığı yükün adı.