3.

83
127
62
1
Aylardır mağaza mağaza geziyoruz. Bunu kaçıncı kez yaşıyorum, bilmiyorum. Her seferinde zihnimde aynı sarsıcı, ezici kuvveti hissettim. Giydim ve beğendim. Ta ki oraya bakana kadar. Oysaki bakmaktan kaçındım. Ya aynaya yansıdı ya da gözüm ilişti. Bir şekilde gözlerim sol omzumdan koluma yayılan büzülmüş, sert, parlak, deforme olan, yer yer koyulaşan yanık izine gitti. “Ben, seni kompleksli yetiştirmedim.” diyen ve aksini kabul etmeyen annemin sesi yankılandı kulaklarımda. Küçükken yaramı onur madalyası gibi üzerimde taşırdım. Soğuk havalarda bile kısa kollu giydirirdi annem beni. İzden utanmadığımı kanıtlamaya en çok annemin ihtiyacı vardı. Utanırsam, saklarsam, rahatsız olursam, yadsırsam, kapatırsam ihmali ortaya çıkacak ve bununla yüzleşmek zorunda kalacaktı. Vicdan muhasebesi yapmak yerine baskıyla tercihimi elimden aldı. Bu bir dogmaydı ve sorgulanamaz, üzerine fikir beyan edilemezdi.