37. Bölüm

1
2
Aynı gün Ahmet, bir duyuru yaptı: “Bu ders, Kirli Dantel’in.”Sıralardan birine oturup onunla yaşadığı enteresan bir anıyı anlatmaya başladı:“Kirli Dantel beni çok sever. Bir kere Kadıköy’de bir mekânda buluştuk. Tayfayı ben topladım; onlar nereden bilsin mekânı, ben ayarladım. Ama var ya…”Burada durup kendi esprisine güldü.“Kafenin kapısı alçak, ben uzun boyluyum. Kirli Dantel’i biliyorsunuz, benden de uzun. Geldi mekâna, bir kapıya baktı bir bana…”Ayağa kalkıp o bakışı taklit etti, ardından yeniden oturup devam etti:“Sonra bir daha kapıya baktı, dedi ki: ‘Burayı mı seçtin?’”Ahmet’in yüzüne övünçle yayılan gülümseme, hikâyeyi birdenbire kendi gözünde değerli kılıyordu. Oysa anlatılmaya değer hiçbir şey yoktu. Ama anlıyorum: Ona iki kelime etmesi bile yetmişti.On dakika sonra Kirli Dantel sınıfa giriyor. Ahmet’e bakıp: “Kaç oldu?” diye soruyor. “Hocam, üç ama bu sefer geçeceğim,” diye cevaplıyor. Kirli Dantel hırıltılı bir gülüşle sınıfa dönüp, Ahmet’i parmağıyla işaretliyor,“Bakın, buna benzemeyin ha.”