Üç kız da okuldan dönmeden kimse akşam yemeğine oturmazdı. Aynı evi paylaşmak, yalnızca bir arkadaşlık değil, gerçek bir aile demekti. Önce gelen, mutfağa girer, yemeği hazırlar; diğerleri eve varana kadar sofraya oturulmazdı. Yazılı bir kural değildi bu, kimse kimseye söylememişti. Ama her biri, ötekinin mutluluğunu kendi sorumluluğu gibi görüyordu.