Yalanlar... her insan ufak tefek zararsız ve "toz pembe" yalanlar söyler, değil mi? Bazen bu yalanlar anlaşılmaz ve üstü kapanıp gider. Bazen de tamamen silinir ve yok olur.Ama kaybolmadığı zamanlarda neler olur? Hiç yaşadınız mı ki?
Ufak tatlı bir yalan söylersin ve "bu nasıl olsa unutulur ve büyütülmez." diye düşünürsün. Lakin hayatın size karşı yaptığı, kurduğu planlar bambaşkadır. Hiç beklemediğiniz bir anda aniden karşınıza çıkar o yalan, siz ne olduğunu idrak bile edemeden tamamen mahfeder hayatınızı yaşamınızı ve tüm arkadaşlıklarınızı...Her güzel şeyin bir sonu vardır derler ya peki neden hiç her kötü şeyin de sonu vardır denmez? Neden bütün kötülükler hep peşimizde gibi davranılır? Sanki hiç huzura varamayacak gibi, sanki asla mutlu olamayacakmışız gibi. Hiç sordunuz mu neden diye? Neden dünyada bu kadar kötülük var? Neden her iyi şeyin sonu varken kötü şeyler asla bitmeyecek gibi davranılıyor? Neden hiç bir sevinç hiç bir mutluluk uzun sürmezken hüzün ve keder asla kapanmayacak yaralar bırakıyor?
Yalanlar olduğu içindir belki de. Değil mi? İnsanoğlu suçu hep karşısındaki kişide bulmayı, kendini asla araştırmadan karşıdakini suçlamayı çok güzel becerirkenn asla kendine dönük hayaller kuramaz. Belkide başkasına yalan söylememiz değildir bunların sebebi. Belkide söylediğimiz en büyük yalan kendimizedir?