1. Bölüm

3
18
Starhaven’in Mega Firmaları, kendi paralı asker güçleriyle Geçitlilerin müttefiki olan Uluğbey Gezegenine müdahale etmişti. Uluğbey Hükümeti’nin, Mega Firmaların iş birliği yaptığı uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alması üzerine Geçitli Gezegenler Birliği kuvvetleri Uluğbey’e yardıma gelmişti. Bunun üzerine Starhaven Yıldız Donanması, Mega Firmaların paralı askerlerini desteklemek amacıyla bölgeye intikal etti. Çıkan şiddetli çatışmalarda Starhaven’a ait iki yıldız kruvazörünün tahrip edilmesi, Starhaven yönetiminin resmen savaş ilan etmesine yol açtı. Geçitliler ile Starhaven arasındaki artık savaş başlamıştı Savaşın başlamasıyla birlikte Geçitli Yüksek Komutanlığı, düşman savunmasını test etmek ve istihbarat toplamak amacıyla bir keşif baskını planladı. Görev, 28. Akıncı Timi’ne verildi. 28. Akıncı Timi; on yedi adet Korkut sınıfı uzay uçağı, bir Kartal Filosu (bir insanlı komuta uçağı ve on altı insansız savaşçı) ile KRV-433 siber harp korvetinden oluşuyordu. Birlikler, Tim Komutanı Albay Murat’ın emriyle, fark edilmeden Starhaven yıldız sistemine sızmayı başardı. Albay Murat da kendi Korkut’unun kontrolünü bizzat üstlenmişti. Starhaven yörüngesinde bulunan iki uzun menzilli radar uydusu, yaklaşan kuvveti tespit etti. Ancak Korkutlar ile Kartalların neredeyse temas edecek kadar yakın formasyonda uçması, düşman komuta merkezinin bu kümeyi bir filodan ziyade tek bir büyük gemi olarak değerlendirmesine neden oldu. Korkutların pasif sensörleri, uzun menzilli kuantum radarları tarafından izlendiklerini doğruluyordu. Radarda tek bir hedef gibi görünmeleri, Starhaven komutasının üzerlerine yalnızca bir uzay korveti göndermesiyle sonuçlandı. Altın Yıldız Korveti, Yüzbaşı Amelia White’ın komutasında kimliği belirsiz hedefe doğru ilerlemeye başladı. Otuzlu yaşlarının ortalarında, uzun boylu, mavi gözlü ve sarı saçlı olan Amelia, köprüdeki komuta koltuğunda sakin görünüyordu. İkinci komutan Yüzbaşı Robert Green’e dönerek: “Silahları aktive edin,” dedi. Emir, silah subayı Üsteğmen Alex Turner’a iletildi. Korvetin üç elektromanyetik topu ve iki füze lançeri kısa sürede hazır hâle getirildi. Amelia bu kez iletişim subayı Üsteğmen Lily Brown’a döndü: “Kimliği belirsiz gemi çağrılarımıza yanıt veriyor mu?” “Hayır, Komutanım,” diye yanıtladı Lily. Yüzbaşı Green kaşlarını çattı. “Bence bu bir Geçitli gemisi.” “Ben de aynı fikirdeyim,” dedi Amelia. Silah subayına dönerek ekledi: “Füze menziline girdiğimizde hâlâ yanıt vermezlerse, emrimle ateş açacaksınız.” “Başüstüne, Komutanım.” Altın Yıldız, kendisini bekleyen sona doğru ilerliyordu. Starhaven korveti Korkutların UF-25 uzay füzesi menziline girdiği anda Albay Murat emrini verdi: “Şahin-2, düşman gemisini toplu atışla imha et.” Korkutlar bir anda dağıldı. On altı Korkut, eş zamanlı olarak birer UF-25 füzesi fırlattı. UF-25’ler, insanlı gezegenlerin kullandığı standart uzay füzelerinden en az dört kat daha uzun menzile sahipti. Altın Yıldız’ın radar operatörü Üstçavuş Oliver Smith dehşetle bağırdı: “Komutanım, hedef… parçalanıyor! Çok sayıda küçük cisim hızla üzerimize geliyor!” Amelia, holografik ekranda yaklaşan füzeleri gördüğü anda kaçınma manevrası emrini verdi. Ancak artık çok geçti. Elektromanyetik toplarla üç füze vurulabildi; geri kalan on üç savaş başlığı gemiye isabet etti. Patlama anında Amelia’nın zihninden, ortaokula giden ve eski eşiyle yaşayan oğlu James geçti. Ardından, karnında taşıdığı, henüz kimseye söylemediği çocuğu… Albay Murat, uzayda beliren patlamaları izlerken soğukkanlılığını korudu: “— Tahliye araçlarına kesinlikle ateş açılmayacak.” Emir tamamlandığında Altın Yıldız tamamen infilak etmişti. Geçitliler, silahlarının Starhaven gemileri üzerindeki yıkıcı etkisini ilk kez bu kadar net görüyordu. Albay Murat, görev timine Starhaven’a yaklaşma emri verdi. Korkutlar ve Kartallar ışık altı hızda azami süratle ilerlerken, yakın yörüngede bir Starhaven firkateyni önlerini kesti. Bu kez Korkutlar, dörder füze fırlattı. Altmış dört füzeden on altısı firkateyn savunması tarafından imha edildi; kırk sekizi hedefe ulaştı. Firkateynin karşı ateşi sonuçsuz kaldı. Art arda gelen patlamalarla gemi kontrolden çıktı ve sürüklenmeye başladı. Birkaç tahliye podu uzaya fırladı. “ Tahliye araçlarına ateş etmeyin,” diye yineledi Albay Murat. Ardından KRV-433’e seslendi: “Şahin-4, taarruz için hazır mısınız?” “Hazırız Komutanım. Emrinizi bekliyoruz.” “Başlayın.” KRV-433, önceden hazırlanmış virüs paketini Starhaven Genel Ağı’na sızdırdı. Yorkshire merkezli sivil ve askerî sunucuların güvenlik duvarları, Geçitli siber harp uzmanları için ciddi bir engel oluşturmuyordu. Veri akışı başladı. Tam bu sırada Albay Murat, holografik ekranda yaklaşan Starhaven Yıldız Savaşçılarını gördü. Üslerden havalanan doksan sekiz savaşçı hızla üzerlerine geliyordu. Kartal Bölük Komutanı Üsteğmen Kutalmış’a emir verdi: “En yakın filoyla muharebeye girin. Sen doğrudan çatışmaya girmeyeceksin. Önceliğimiz veri.” Kartallar ileri atıldı. Yapay zekâları serbest bırakıldığında it dalaşı başladı. Yirmi iki Yıldız Savaşçısından on ikisi düşürüldü; altı Kartal kaybedildi. Kutalmış, insanlı Kartal’ında tüm muharebe verilerini kaydediyordu. Diğer düşman filolarının da yaklaştığını gören Albay Murat emri verdi: “Şahin Bağları, konuşan Şahin-1. Muharebeyi kesiyoruz. Çözülün.” Görev timi hızla geri çekildi. Uygun kütle çekim parametrelerine ulaştıklarında ışık hızını aşarak sistemden çıktılar. Geride kalan Starhaven pilotlarının telsizleri öfke dolu küfürlerle yankılanıyordu. 28.Akıncı Timi, değerli istihbaratla üslerine döndü. Bu veriler, Geçitlilerin yeni taktikler geliştirmesini sağlayacaktı. Benzer baskınlar Frankland, Asgard, Kleyton ve Lykia sistemlerinde de gerçekleştirildi. Seksen beş Dünya yılı sonra insan gezegenleri, Geçitli Savaş Makinesi’nin gücüyle yeniden yüzleşiyordu. Büyük bir hata yapmışlardı. Uyuyan Devi uyandırmışlardı.
Okuduğunuz için teşekkürler.Bir hikayenin daha sonuna geldiniz.