Küçük bir Filistinli kız, İsrailli asker tarafından
yıkıntılar arasından sürüklenerek getirilir ve acımasızca yere fırlatılır.
Kızın üstü başı yırtık, elleri ve yüzü toz içindedir; her yanı sürüklenmekten
yara bere olmuştur. Çaresizlik içinde etrafına bakarken, asker elindeki tüfeğin
namlusuyla yere büyük bir Davut yıldızı çizer. Küçük kız, bu yıldızın tam
ortasında kalır. Asker, yıldızın her bir ucuna sandalyeler yerleştirir ve
hepsinin yönü kıza bakar. Ardından, yıldızın etrafına büyük bir daire çizer ve buraya
da sandalyeler koyar, ancak bu sandalyelerin yönleri başka taraflara dönüktür.
Bir süre sonra, takım elbiseli beş kişilik bir grup, Davut
yıldızının köşelerindeki sandalyelere oturur. Hepsi, Birleşmiş Milletleri
temsil eden farklı uyruklardan insanlardır. Daha sonra gelen kalabalık bir grup
ise, rastgele dizilmiş sandalyelere oturur. Hepsi de kıza duygusuz gözlerle
bakmaktadır.
Asker, Davut yıldızının ucundaki sandalyeye oturur, silahını
kıza doğrultur ve tetiği yavaşça çekmeye başlar. Küçük kız son saniyelerini
yaşarken, etraftaki insanlar sanki bir film izler gibi boş gözlerle bu sahneyi
seyrederler. Asker tetiği çeker ve kız kanlar içinde yere yığılır. İzleyenlerin
yüzlerinde en ufak bir değişiklik bile olmaz. Silahın sesi yıkık binalar
arasında uzun süre yankılanır ve ortamda kısa bir sessizlik oluşur. Herkes,
yerde kanlar içinde yatan kıza boş ve duygusuz gözlerle bakmaya devam eder.
Yüzündeki memnuniyet ifadesiyle asker, yerde yatan kızı
işaret ederek yüksek sesle sorar: "Şimdi size soruyorum. Bu kızı kim
öldürdü?". Bu soru üzerine, olaya tanık olan insanlar farklı dillerde
konuşmaya başlar:
* "İsrail'in
kendini korumaya hakkı var."
* "Hamas'ın
yaptığı bu terör olayı kabul edilemez."
* "Konser
alanındaki masum sivillere saldırmak insanlık suçu."
* "Hamas'ın
yaptıkları dehşet verici."
*
"Endişeliyiz."
* "Gazze
tarafından yapılan saldırılar derhal durdurulmalı."
Bu sözlerle bir tartışma ortamı oluşur. İsrailli asker,
kendisini destekleyen bu insanlara keyifli bir şekilde sırıtarak bakar. Kendi
kendine, "Ben de öyle düşünmüştüm." diye mırıldanır.