Son

2
12
Bir intihar mektubuna nasıl başlanılır bilmiyorum sanırım bodoslama giriceğim..Çok da önemli değil herhalde..Zaten ya bir iki polis memuru okuyup delil olarak rafa kaldıracak ya da hiç bulunmayıp sessiz sedasız benimle gömülecek.. Emin değilim...Ama yanımda gelsin istemem...Tozlu bir rafın karanlık bölümünde çürüsün isterim...Tıpkı benim yaşadığım, yavaş yavaş çürüdüğüm gibi...Çok mu uzattım girişi ? Dinleyenim olacağını düşününce konuşasım tuttu galiba...Hoş ondan da şüpheliyim... Aralığın sonu ,kar yağıyor şimdi...Eski bir gecekondunun en küçük odasındayım...Küçücük, ahşaptan yapılma yıllardır kullandığım sol ayağı kırık bir masam var.Hemen onun yanıbaşında da zar zor ayakta duran pembe , tatlı bir komodin...Komodinin hemen üstünde de gelişigüzel dizilmiş kitaplarım...Evet bana ait olan tek şey...Ne kadar da mutluyum onlardan bahsederken...Sanırım gözlerim doluyor...Düşünsenize ardınızda bırakacağınız insanlar için değil de sol ayağı kırık ahşaptan yapılma eski bir masa ve birkaç kitap için üzülüyorsunuz? Soğuktan öne doğru büzülüyor bedenim masada.Ne bir ateşim ne bir odunum ne de yakacak bir sobam var...Sırtımda dört kat yorgan...Isıtıyor...Ama hala üşüyorum,İçim donmuş sanırsam.Ellerim titreye titreye yazacağım...Parmak uçlarım soğuktan olacak herhal ölü beyazına dönmüş, kanım çekiliyor...Çok da önemli değil.Birkaç dakikalığına cebime koyup ısıtıcağım yazabilmek için...Tavandan sarkan eski bir ampulden sarımsı bir ışık, soluk renkli boyası pütür pütür dökülen duvara istemsizce vuruyor...Bi iki saati kaldı ampulün de...Birazdan birkaç kez yanıp sönecek...Işığı kaybolacak,karanlıkta kalacağız...Çabuk yazıp çabuk bitirmeliyim...Ömrüm ampülün ömrü.