Büyücü mü!?
—Evet hem de en iyilerindenlerdi.
— A…ama bana hiç söylemediler?
—Büyücülüğün altın kuralı bu ya.
—Altın kuralı mı… o da ne?
—Ah, üzgünüm unuttum gizli kalmak her büyücü veya cadı için bir altın kuraldır.
—Tamam bay…
—William…William Northwar
—Tamam bay William. Ama ben neden buradayım? Ben okul için baş vurmadım ki.
— Bak Agnes sen çok özel bir kızsın. Zamanı gelince anlayacaksın.
—Tamam bay…William!
Agnes’ın aklında bir soru daha vardı.
—Hadi sor sorunu.
—Bay William zamanı gelince derken neyi kasdettiniz?
—…. ahhh hadi okula vardık.
—Bay William….
—…Hadi gevezelik yapmada valizini indir.
—Tamam bay William.
Agnes aklındaki sorulara cevap bulmak istiyordu. Fakat ne yazık ki yapması gereken çok şey vardı.
—Gel hadi seni yeni oda arkadaşlarınla tanıştıralım.
— Oda arkadaşları mı?
—Bu Matilda, bu John buda Jake. John la Jake ikizler karıştırmamaya çalış.
—Benzemiyoruz bile! Der ikiside aynanda.
Matilda:
—Sen onlara aldırma. Hep böyleler. Bu arada adım Matilda tanıştığımıza memnun oldum.
—Bende Agnes.
—Agnes… güzel isim sanki bir kitapta duymuştum.
Anlamı ne?
—Saf veya kutsal anlamına geliyor.
—Agnes… bu isim…. O kitabı hemen bulup geliyorum.
13
—Buldummm. İşte bu kitap.
—Efsanevi krallıklar mı?
—Evet adı garip.
—Neyse bir bakalım.
“Zamanın birinde çok güçlü iki krallık varmış. Büyücüler ve insanlar. Bu iki krallık güzel bir şekilde yaşayıp gidermiş. Taki büyücüler krallığının yeni prensesi doğana kadar. Bu kız iki krallıktan da özellikler taşıyormuş.Çünkü babası insan krallığının kralı Kral Thomas. Annesi ise sihirbazlar krallığının kraliçesi Prenses Agatha’ imiş.
Bu kız bir mucizeymiş. Hem insanlar gibi bir dış görüntüsü hemde sihirbazlar gibi güçlü bir sihri varmış.Bir kara büyücü bu kızı yok etmeye kararlıymış. Annesini öldürmüş. Ama annesi öldükten sonra bu mucize kaybolmuş o yüzden biz ona “kayıp mucize” diyoruz”
—A bu benim babamın ismi.
—Ne! Annenin ismi uyuyor mu?
—Bilmiyorum annemi hiç tanımadım.
— Neyse bu konuyla keyfimizi kaçırmayalım.
—Evet lütfen.
14
—Yemek saati! Diye bağıdı ikizler.
—Gelsene Agnes.
—Geliyorum Matilda.
4’ü birden aşağıya inmeye başladılar.
—Bugün çok önemli bir gün Agnes.
—Neden?
— Çünkü bugün herkesin sınıfı belli olacak.
—Kim seçecek?
—Anka kuşu!
—Anka kuşu mu?!
—Korkma, biz burda iki sınıfa ayrılırız. Cadılar ve büyücüler.
Tabi üçüncü bir sınıf mevcut. Oraya seçilmek çok zor.
— Adı ne?
— Mucize.
—Mucize mi?
—Evet.
—Niye adı böyle?
—Böyle koymuşlar. Oraya sadece en güçlü kişi girebilir.
— Tek kişi mi?
15
—Sanırım hayır. Ama tam bilmiyorum.
—Yine de teşekkürler.
— Heh işte burası büyük salon.
—Vayyy!
—Neyse hadi oturalım.
Büyük salona nasıl anka kuşu sığacağını düşündü Agnes.
Her şeyi mahvetmez miydi? Belki de çok düşünüyordu. Neyseki onu düşüncelerinden sıyıracak olan program başladı.
—Bayanlar ve baylar bugün sizlerle seçim yapacağız. Kıymetli Anka kuşumuzu salona alalım lütfen. Diye bağırdı bay William.
— Sevgili öğrenciler kendimi tanıtmama izin verin, ben namı değer Mis Crow. Anka kuşunun gösterdiği kişiler gruplarını bulsunlar lütfen. Değerli meslektaşlarım size yardımcı olacaklar.
Öğretmen olduğu her yerden anlaşılıyordu. Siyah dalgalı saçları ve siyah gözleri vardı. Gözlüğü onu öğrenciden ziyade öğretmen gibi gösteriyordu. Siyah bir elbise giymişti.
—Hadi gösteri başlasın! Diye bağırdı Bay William.
50’li yaşların üstünde gibiydi. Sakalının bu kadar beyaz olduğunu yeni farketmişti Agnes.Onun da üstünde kahverengi bir cüppe vardı.
16
Anka kuşu salona getirildi. Kıpkırmızı ve sapsarı olan parlak pulları simsiyah gözlerini dahada belirginleştiriyordu sanki.Aslında garip olan üstünde sadece bir mor pul olmasıydı. Onun dışındaki hepsi kırmızı ve sarıydı.
—Evet bakalım, şimdi Anka kuşu bize grupları göstericek. Seçilemeyen büyücü olamaz demektir. Kusura bakmayın çocuklar. İlk olarak Anka kuşu bize cadıları göstericek.dedi mis Crow . Matilda dahil 20 kıza anka kuşu kırmızı pullarını verdi. Agnes Matilda’yı kızıl saçlarından ve yeşile kaçan mavi gözlerinden seçebiliyordu.
Mis Crow devam etti:
— Şimdide büyücülerde! Diye bağırdı mis Crow.
Bu seferde ikizler dahil 20 erkeğe anka kuşu sarı tüylerini verdi.
Agnes endişelenmeye başlamıştı.
17
Mis Crow sözlerini devam ettirdi:
—5 senedir bu gruba kimse seçilemesede yinede söylememiz gerekli. Sıradaki grup mucizeler.
Anka kuşu kimi seçeceğini biliyordu. Agnes’a doğru uçtu ve ona o tek mor pulu verdi.
Bütün salon aralarında fısıldaşmaya başladı. Anka kuşu başını eğince Agnes da onu sevmeye başladı. Bütün nefesler tutulmuştu. Ortamda bir ölüm sessizliği vardı.
En azından okula katılabilmişti değil mi?
Yoksa bu daha mı kötüydü?
Bir hata mı yapmıştı?
Niye herkes ona böyle bakıyordu?
18
Agnes hem sorularını anlamıyordu hem de cevaplandıramıyordu.
Bir denkleme girmişti.
İçinde çok fazla soru olan bir soru bankasını çözüyor gibiydi.
Ve bu soru bankasına her dakika yeni bir soru ekleniyordu.
—Agnes iyi misin? Diye sordu Matilda. Ayrıca artık bu isim uzatma işi için fazla samimiyiz sana artık Agy(egi) diye hitap edeceğim. Tamam mı?
—İyi fikir bende sana İlda diye hitap ediyim.
—Olur
—Bu arada yemek saati ne zaman İlda?
—Saat…
—6’da! Diye cevap verdi ikizler.
—Size değil İlda’ya sormuştum. Dedi Agnes.
—İlda da kim?diye sordu John.
—Yeni biri mi? Diye sordu Jake
19.
—İlk defa ayrı ayrı konuştunuz (!). Diye onlarla dalga geçti Agnes.
—İlda benim, isinlerimizi kısalttık. Agnes’ınki de Agy.
—Bizimkileride kısaltın. Dediler aynanda.
—Sizinkiler çok uzun ya(!). Bu sefer alay etme sırası Matildadaydı.
—Aman hadi 6’ya 5 dk var. Erkenden inelim, anca ineriz zaten. Dedi Agnes.
İnerlerken korkunç bir şey gördüler. Yerde bir öğrenci ölü bir şekilde yatıyordu. Üstünde bir not vardı.
“Onu bana verin, yoksa hepinizin sonu bu kızla aynı olur.”
SN
—Ne?!
— Madem öldürüldü niye çığlık atmadı?
—Asıl soru neden öldürüldüğü arkadaşlar. Burada o kadar çok kişi varken niye o?
—Agnes haklı. Dedi Jake. Ben mis Crow’a haber verip geliyorum.
20
—Hayır! Dedi Agnes. Bu kızı öldüren katil hala buralarda
biryerlerde, hissedebiliyorum. Bizden birini öldürmek için
can atıyor.
— Ama neden biz?
— Bilmiyorum. Ama öğrenmeliyiz.