Dağılma
Erkan sayfayı çevirdi.
Tarih: 2019
Yazı eskisi kadar düzgün değildi. Harfler bastırılmış, bazı yerlerde mürekkep dağılmıştı.
Mehmet bugün geldi.
Kapıyı çaldığında yüzünü tanıyamadım.
Yirmi yıldır güçlü yürüyen kardeşim ilk kez eğilmişti.
İşleri batmış.
Bankalar haciz başlatmış.
Borç sandığımdan büyük.
Bana bakıp şunu söyledi:
Abla ben bittim.
Erkan’ın parmakları sayfanın kenarında durdu.
Devam etti.
Ona yine çözüm üretmeye çalıştım. Avukat arayacağımı söyledim. Evini satmayacağız dedim. Her şey toparlanır dedim.
Ama ilk kez bana şunu söyledi:
Ben yoruldum abla. Uğraşmayacağım artık.
Bu cümle tehlikeliydi.
Sayfa çevrildi.
2020
Kemal gece yarısı geldi.
Eşi onu terk etmiş.
Şirketi soruşturma altında.
Borç Mehmet’inkinden az ama itibarı daha büyük yara almış.
Salonda oturduk.
Sigara içti.
İlk kez benim yanımda ağladı.
Abla, sen hep bizi kurtardın. Ama ben artık kurtulmak istemiyorum.
Erkan yavaşça nefes verdi.
Kurtulmak istemiyorum.
Bir sonraki sayfa.
2021
Ayşe’nin boşanması resmileşti.
Onu güçlü sanırdım.
Değilmiş.
Ben sensiz yapamam abla dedi.
Ama sonra ekledi:
Sen olmasan belki de hiç yaşamak zorunda kalmam.
Erkan defteri biraz daha kendine çekti.
Bu artık tesadüf değildi.
2022
Nermin.
En sessizimiz.
Doktora gitmiş.
Antidepresan kullanıyor.
Bana söylememiş.
Reçeteyi masamda buldum.
Onu karşıma aldım.
Yaşamak ağır geliyor dedi.
Ağır.
Kelime defterin içinde büyümüş gibiydi.
Erkan sayfayı çevirdi.
Tarih yoktu.
Sadece bir cümle.
Hepsi aynı anda çöktü.
Altında devam ediyordu:
Bir pazar akşamı toplandık.
Sofra kurdum.
Yine ben kurdum.
Ama bu kez masada neşe yoktu.
Mehmet konuştu:
Ben bu borçla yaşamam.
Kemal:
Ben de.
Ayşe:
Ben de yoruldum.
Nermin başını salladı.
Erkan’ın boğazı kurudu.
Günlük devam ediyordu
Bana baktılar.
Sanki izin ister gibi.
Sanki onay bekler gibi.
Abla biz artık bu dünyada yaşamak istemiyoruz , duygusal olarak maddi olarak çöktük
Erkan’ın eli dondu.
O cümle defterin ortasında tek başına duruyordu.
Biz intihar edeceğiz.
Devam
Onlara bağırmadım.
Ağlamadım. Siz sadece kendinizi degil benide öldüreceksiniz ,
Sadece dinledim.
Yıllarca kriz çözdüm.
Yıllarca ayakta tuttum. En sıkıntılı anlarında hep yanlarında oldum , annem ve babamın eksikligini hissettirmedim
Ama ilk kez çözemediğim bir şey vardı.
Onlar ölmek istiyordu.
Yaşama hevesleri kalmamıştı
Ve ben onları kaybetmek istemiyordum.
Uzun bir boşluk vardı sayfada.
Sonra şu cümle geliyordu
Eğer gideceklerse, birlikte giderler
Hep birlikte intihar etmelerinden korkuyorum.
Beni ikna etselerdi galiba o akşam bu dünyaya veda edecektik,
Erkan başını kaldırdı.
O cümle artık kararın doğduğu yerdi.
Devam etti.
Onlara zaman kazandırdım.
Düşünün dedim.
Bir hafta bekleyin.
Ama o hafta boyunca şunu düşündüm
Ben olmazsam dağılırlar.
Ben gidersem korkarlar.
Ben yaşarsam acı çekerler.
Ben ölürsem yalnız kalırlar.
Ama onlar toplu halde beni bırakmak istiyorlardı
Belki de en büyük korkuları yalnız kalmak.
Ve ben onları yalnız bırakmayacağım.
Ne olursa olsun.
Sayfanın en altında küçük bir cümle vardı.
Son kez bir masa kuracağım.
Erkan defteri kapatmadı.
Ama artık biliyordu.
Bu bir anlık cinnet değildi.
Bu bir annenin, kontrolü kaybetmemek için verdiği son karardı.
Ama hâlâ bir soru vardı
Kardeşler gerçekten ölmek istiyor muydu?
Yoksa biri karar verip diğerlerini sürükledi mi?
Ve en önemlisi…
Zehri kim aldı?
Katil ablamıydı önce 4 kardeşi enson kendinimi öldürmüştü
Olay böyle gözüküyordu