Tatlı Aşk

7
10
29
Beşinci Bölüm Havva ile birlikte okuldaydık. Sohbet ederek bizimkileri beklemeye koyulurken zil çalmıştı. Ama bizimkiler hâlâ gelmemişlerdi. Bu işte bir tuhaflık vardı? Biz derse girdiğimizde, Havva'nın telefonusuna bir mesaj bildirimi gelmişti. Açıp baktığında yüzünün düştüğünü görmüştüm. Ne olmuş olabilirdi ki yüzü düşücek? Havva bana yelefonusunu uzatmıştı mesajı okumam için. Bende alıp gelen mesaja bakmıştım. Bilinmeyen Numara: Sevgilin, sevgilileriniz bu gün okula gelmedi mi? Abilerin senden gizli ne yapıyorlar acaba? Bilmek ister misin? Bence de istersin. Abilerin yeni bir ev bakıyorlar. Babanızdan kaçabilmek için. Sevgilin Mert ise o da kendisine yeni bir ev bakıyor. Batuhan'ın evinde daha fazla kalmamak için. Batuhan sevgiline kalması için ısrar etti amma Mert'in kabul etmedi. O yüzden Batuhan'la beraber ev bakmaya gittiler. Bilmeni istedim. Anlaşılan bizimkiler ev bakma işine girişmişlerdi ve Havva da abilerine, bizimkilere kızmıştı ve morali bozulmuştu. Ama benim anlamadığım tek şey şuydu. Bu numara kimindi ve bizimkilerin ne yaptığını nereden biliyorlardı? Ben de daha fazla dayanamayarak Batuhan'a mesaj yazmaya karar vermiştim. Çünkü öğrenmem lazımdı. Hayat: Canım neredesiniz? Bugün okula gelmediniz. Bir sorun mu var? Batuhan: Bir sorun yok bir tanem. Mert ile birlikte ev bakıyoruz. Mert Bey daha fazla yanımda kalmak istemedi, sırf biz rahat edelim diye. Sizde bir sorun yoktur umarım. Hayat: Bir sorun var. Tanımadığımız bir numara Havva'ya mesaj atmış. Abilerin ve sevgilileriniz neredeler falan diye soruyor. Sizin ev baktığınızı söyledi. Ben de hemen sana yazmak istedim. Ama sakın kimsenin haberi olmasın sana söylediğime dair. Batuhan: Tamamdır bir tanem. Şimdi derse odaklan biz de ev için neler yapabiliriz onu düşünelim. Daha sonra da bu konuyla ilgilenicem. Hayat: Tamam hayatım. Seni seviyorum görüşürüz. Kendinize dikkat edin. Batuhan: Ben de seni seviyorum. Batuhan'la konuşmamızı bitirdikten sonra Havva'nın bana baktığını görmüştüm. Bir şeylerden şüphelenmeye başlamıştı. O yüzden de ben Havva'dan bir şey saklayamacağımdan telefonumu ona vermiştim. Batuhan'la konuşmalarımızı okumuştu. İçi biraz da olsa rahatlasa da yine de hem abilerine hem de sevgilisine biraz kızgındı. Günün sonuna gelmiştik. Havva erkenden çıkıp gitmişti eve. Ben de tek başıma okuldan çıkmıştım. Ama karşımda çok yakışıklı birisini görene kadar. O da benim bir tanecik sevgilimi. Sevgilimi gün boyunca o kadar çok özlemiştim ki onun boynuna atlamıştım. “Seni çok özledim.” “Biz daha dün birlikteydik. Özleyebilmen için birkaç gün, birkaç hafta, birkaç yıl gerekmez mi?” “Öyle mi Batuhan Bey? İyi gidiyorum. Hmm.” “Ya şaka yapıyorum. Ben de seni özledim.” diyerek bana sımsıkı sarılmıştı. “Böyle şaka olmaz ama.” “Tamam bunu es geçelim. Şimdi seninle birlikte yemek yemeğe gidelim. Çünkü çok acıktım.” “Beni kızdır sonra yemek yiyelim de. Ama neyse kavga edecek durumda değilim çünkü bende acıktım.” Batuhan'ın motoruna atlayarak bir restorana doğru yol almıştık. Motorla giderken rüzgarı hissetmek güzeldi ama motoru sürende yakışıklıydıda. Artık bir restorana girdiğimizde siparişlerimizi vermiştik ve yemeklerimiz hazır olup gelene kadar da sohbete dalmıştık. Mert'le ev bakmaya gittiklerinde Mert'in tarzına göre bir ev bulmuşlardı. İki katlı, bahçeli ve güzel bir yermiş. Havva'nın da beğeneceğini de biliyormuş. Siparişlerimiz geldiğinde yemeğe başlamıştık. Batuhan'la beraber yemeklerimizi bitirdikten sonra hemen kalkmıştık çünkü çok fazla ödevler yapılması gereken bissürü konular vardı. Batuhan'ın evine geçmiştik. İkimiz beraber yapmaya başlamıştık. Ne zaman biterdi bilemiyorduk.