Onuncu Bölüm
Mert Çelik'den
Yeni evimde tekrar yanlızdım. Havva'nın yanımda olması o kadar güzel oluyordu ki ama yarın okul olduğundan Havva da yanımda olamıyacaktı. Ama en güzel tarafı ise artık liseden mezun oluyorduk ve yeni bir dünya bizi bekliyor olucaktı. Tamam üniversite de var ama yine de bol eğlenceli günler olucaktı.
Yatağıma gidip yattığımda telefonuma mesaj gelmişti. Mesajı açtığımda Havva'dan geldiğini görmüştüm.
Havva: Şuan uyumadığını ve yeni yatağa yattığını biliyorum. Yarın okula gidicem ama çok sıkıcı geçiceğini biliyorum. Orda sen yoksun. Ama yine de seni özlicem, hafta sonuna kadar. Bil istedim.
Mert: Orada okumuyorum diye üzülme. Ben her zaman yanındayım. Okula gidiş ve gelişlerinde ben seni alıcam. Hem merak etme, hafta sonunu beklemene gerek yok. Bir alo demen yeterli.
Havva: Keşke şuan yanında olabilsem.
Mert: Keşke…
Havva: O zaman iyi geceler. Malum okul var yarın.
Mert: Yarın almaya gelirim. İyi geceler.
Havva'yla biraz da olsa konuşmak iyi gelmişti. Onunla şuan aynı ortamda olamasak da onu yine ben götürüp getirebilirdim. Hem Fatih abi ile Münteha abi, beni çok sevmişlerdi. Benim nasıl biri olduğumu bildiklerinden, kız kardeşini bana seve seve teslim ediyorlardı. O yüzden bu yönden hiçbir sıkıntı yaşamıyorduk.
~🌼~🌼~🌼~🌼~
Sabah olur olmaz hemen yatağımdan kalktım ve hızlı, seri adımlarımla banyoya gidip ılık bir duş alıp çıkmıştım. Elime ne geçtiyse hemen giyinmiştim ve hemen hızlıca mutfağa gidip kahvaltımı yapıp evden çıkmıştım.
Arabama binip Havva'nın evine sürdüğümde en nihayetinde varmıştım. Tam vaktinde Havva'nın evinin önündeydim. Havva ise evden çıkmıştı ve arabamı görür görmez hemen yanıma gelmişti. Arabanın içine girip yerleştiğinde yanağıma ufak bir buse kondurmuştu.
“Günaydın hayatım.”
“Günaydın bir tanem.”
“Nasılsın bakalım?”
“Ben iyiyim. Sen nasılsın bakalım? Okula uzun bir aradan sonra gitmek nasıl bir duygu?”
“Hiç gidesim gelmese bile yine de o liseyi bitiricem.”
“Canım sevgilim kafaya takma. Şunun şurasında ne kadar kaldı ki? Üç ay sabret.”
“Sadece üç ay.”
“Şimdi gidelim mi?”
“Hmm hmm.”
Artık okula doğru yol almıştık. Yolda giderken bile Havva'nın yüzünden düşen bin parçaydı. Anlaşılan onun canını sıkan okul değildi. Benden sakladığı başka bir konu vardı. Ama üstüne gitmicektim. Çünkü Havva'nın dayanamayıp söyliyeceğini biliyordum. Okul çıkışına kadar sabredip beklicektim.
Arabayı okulun önünde durdurduğumda yavaştan vedalaştıktan sonra ben de kendi yoluma devam etmiştim. Aklıma takılan şeyse, Havva'nın benden ne saklıyor oluşuydu? Çünkü Havva benden kolay kolay bir şey saklamazdı.
Arabamla eve giderken bir anda yolumu değiştirip Havva'nın evine doğru yol almıştım. Havva söylemese bile abilerinin muhakkak bildikleri vardır elbet.
Arabamla yaklaşık iki saat sonra onların evlerinin önünde durmuştum. Arabamın içinden inip kapı zillerini çaldığımda kapıyı Münteha abi açmıştı.
“Ne oldu Mert? Neden buradasın? Havva'ya bir şey mi oldu yoksa?”
“Havva'ya bir şey olmadı. O okulda. Ben sadece sizinle konuşmaya geldim. Havva'da bir şey var. Benim bilmediğim bir şey. Siz biliyorsunuz diye sizinle konuşmaya geldim.”
“İçeriye gel.”